2025 yılında olan gelişmeler ve yaşananları dile getiren Başkan Çidem, dikkat edilmesi gereken konuları vurguladı.
Başkan Çidem, yanıbaşımızdaki Bulgaristan’da orman varlıklarının korunması ile birlikte doğal hayatın da canlı olduğunu ifade etti. Özellikle doğal döngü için büyük önem taşıyan arıcılığa değinen Başkan Çidem, Istrancalar’da coğrafi işaretli Meşe Balı’nı işaret etti.
Istrancalar’da koruma alnının olduğunu belirten Başkan Çidem, “Istranca ormanlarında da koruma alanı var. Korunuyor. Sadece yabancı arının girmesi yasak” dedi.
Başkan Çidem, “Istrancaları 1/3 BG yaklaşık 2/3 ise TR de. Bulgaristan Istranca Park Alan 1161 kilometre karedir. Biyosfer rezerv alanıdır. Koruma altındadır. Aynı vejetasyona sahip Türkiye Istrancaları ise 1970 Km2 dir. Madencilik ve enerji üretim alanıdır. Komşu aynı ormanı korumak için her türlü ulusal ve uluslararası yasaları hayata geçiriyor. "Bulgaristan tarafına geçtiğinizde tabelalarda 'Dikkat hayvan çıkabilir' yazar, bizim tarafımızda ise 'Dikkat kamyon çıkabilir' yazar. Aynı orman, aynı ağaç ama Bulgaristan tarafında doğanın sesi, Bizim tarafta ise Madencilerin dinamit ve iş makinası sesi var. RES’lerin yarattığı uğultu var "
Kırklareli’nin orman değerlerine vurgu yapan Başkan Çidem, “İlimizin yüzölçümü 6.550 km²’dir. Bulgaristan’a 180 kilometre kara sınırı, Karadeniz’e 60 kilometre deniz kıyısı bulunmaktadır. İlimizin yaklaşık %39 u orman. Istranca Ormanları.Istranca ormanlarında da koruma alanı var. Korunuyor. Sadece yabancı arının girmesi yasak. Trakya arısı 30/06/2010 Tarih ve 29 sayılı olurları ile Tarım Bakanlığı tarafından mutlak korumaya alınmış olup, Istranca dağlarının tamamına yakınında Trakya Arısı koruma kapsamındadır. Arıdan koruduğumuz alanı, maden ve enerji şirketlerine karşı koruyamıyoruz. Korumuyoruz.
Madenci toz üretiyor, Arı Bal üretiyor. Madenci ormanı yok ediyor. Arı tozlaşmayı sağlayarak ormanı canlandırıyor” şeklinde konuştu.
Başkan Çidem, değerlendirmesinde orman köylüsü, Trakya Arısı gibi konuları da ele aldı. Çidem açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Trakya arısı Islah projesi devam ediyor. Samsun 19 Mayıs Tekirdağ Namık Kemal ve Hatay Mustafa Kemal Üniversiteleri bu projede yer alıyor. Koruyucu ve antioksidan özelliği yüksek olan Meşe Balı 15 Kasım 2020 tarihinde "Coğrafi İşaret Tescil Belgesi" almıştır. Kaynak: https://kirklareli.tarimorman.gov.tr/Haber/1709/Kirklareli-Mese-Bali-Cografi-Isaret-Tesciline-Kavustu
Trakya arısını diğer gezginci arılardan korunup saf arı çeşidini ve balını oluşturmaya çalışıldığı yabancı arıya karşı korunan bir bölge madencilik ve enerji projelerine karşı korumasızdır. Meşe ormanlarında coğrafi işaretli balı üreten Istranca arısının yaşam alanı olan meşe ormanlarında kesilen her ağaç bal üretimini düşürmektedir. Orman köylüsünün başlıca gelir kaynağı olan meşe balı üretimi azalıyor. Yerine ne üretiliyor.? Maden ve enerji. Öncelikle şunu belirtelim. Yenilenebilir enerjiye RES lere kimse karşı değil. Yeri yanlış olduğu için karşı çıkılıyor. Bal üretimi ve tıbbi aromatik bitki ve mantar toplayıcılığı yapılamadığı için Orman köylüsü geçimde acze düşüyor. Üstelik orman köylüsü yasa ile koruma altında. Anayasanın 170. Maddesine Orman köylüsünün korunması ve ormanlar içinde veya bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirler alınması gerekmektedir. Madde gereği Orman köylüsünün yaşam ve geçim kaynakları kayıtsız şartsız korunmalıdır.
Günümüzde yasa ile korunması gereken orman köylüsü köyü terk etmekte, terk ettiği yerlere ise madenciler, turizmciler ve enerji üretim tesisleri yer almaya başladı. Üstelik Istrancalarda ki projelerin tamamına yakını doğal ormanların içinde ve su kaynakları üzerinde. Orman alanları daralıyor, su kaynakları tükeniyor. Her geçen gün kuraklık ve susuzluğa doğru hızla ilerliyoruz. Ormanlarımızda üretim alanı adı altında, Traşlama, gençleştirme yapılan ormancılık faaliyeti mutlaka yeniden değerlendirilmelidir. Ormanları madencilik sahası, enerji üretim alanı, yapılaşmaya açmak ve odun deposu uygulamasından acilen geri dönülmelidir. Karar vericilerin doğal ormanlarımızı kaybetmeyi göze almamaları ve her karardan önce gelecek nesilleri ve burada yaşayan canlıları düşünerek karar vermeleri gerekiyor. Ormanlar karbon yutak alanıdır. Su rejimini düzenler. Heyelan ve sellerin önlenmesinde en önemli faktör olduğu, Dünyadaki temiz su kaynaklarının tamamına yakını dağlardan ve burada ki ormanlardan doğduğu ve gittiği yere hayat verdiği unutulmamalıdır. Üstelik Istrancalar İstanbul’un hava ve su kaynağıdır. Ülke nüfusunun yaklaşık %20-25 yaşam kaynağıdır. Kayıtsız şartsız korunmalıdır. Orman ekosistemleri kendi doğal akışına müdahale edildiğinde yaşadığımız felaketleri her yerde görmeye başladık. Ormancılık faaliyeti ekolojk temelli ormancılık anlayışı ile yapılmalıdır. Istrancalarda yüzlerce talan projesi var. Yarıdan fazlası maden ve enerji. Bunlarında tamamına yakını ormanlarımızda ve yeraltı su besleme alanı üzerinde. Bu durum böyle devam ederse Kırklareli, Kıtlıkeli olacaktır. Trakya’da yeraltı sularının %85 i tükendiği, yüzey sularının kirlendiği bir dönemde, yeraltı suyu besleme alanları her türlü yapılaşmaya kapatılmalı mutlak koruma altına alınmalı, ihlal eden kişi ve kurumlar hakkında etkin adli ve idari yaptırımlar uygulanmalıdır.
Tarım toprakları, Meralar ve Ormanlar kayıtsız, şartsız, fakatsız, amasız, ancaksız korunmalı Topraklar ve meralar tarımsal SİT alanı ilan edilip, Ormanlar kesin korunacak hassas alan ilan edilip mutlak koruma altına alınmalıdır. Kara vericilerin "Doğadan Alıp Şirketlere Vermek" Değil, "Doğadan Alınanı Doğaya Vermek" kararı vermeleri geleceğimizi kurtarmanın tek yoludur. Enerji şirketlerine, devasa maden projelerine ve doğayı sadece "rant" olarak görenlere karşı doğanın yanında yer almaya devam edeceğiz”





