Lüleburgaz Kent Konseyi Büyükkarıştıran beldesinde bulunan Organize Sanayi Bölgesindeki Arıtma tesisinin devreye alınarak halk sağlığının korunması amacıyla nöbet eylemine başladı.
Bu kapsamda yapılan basın açıklamasında; “Mücadelemiz, hedefe ulaşıncaya kadar sürecek, sorunu ve sorumluları biliyoruz. Ergene’nin temiz akacağı güne dek, vatandaşlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz” dendi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi;
“Değerli Trakya halkı, bugün burada olmamızın tek bir nedeni var: Biz yaşamak istiyoruz. Biz kanserden ölüyoruz. Ama Trakya’nın kanser verileri açıklanmıyor. Gerçek var, ama yokmuş gibi davranılıyor. Temiz su sıkıntısı artık bir ihtimal değil.
Yıllardır Edirne’ye ve Kırklareli’ne içme suyu veren Kayalı Barajı can çekişiyor. Geçen yıl kuraklık yüzünden ayçiçeği tarlaları yandı. Bu yıl buğday var gibi görünüyor ama ilk donda onlar da gidecek.
Sulu tarım da bitti. Taş ocaklar, RES’ler derken orman gitti. Su da bitti. Biraz İstanbul’a, biraz Edirne’ye derken akiferler de boşaldı. Bugün Ergene’de akan şey su değildir. Ne olduğu belli olmayan kirli bir sıvıdır.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de nükleer santral getirmeye kalktılar. Bu, Trakya halkını yok saymaktır. Bu, Trakya halkının geleceğini yok etmektir.
Arıtmaların neden çalışmadığı bile açıklanamıyor. Bırakın takip etmeyi, neden çalışmadığı bilinmiyor bile.
Hadi iktidar yok saydı… Ama bizim kendi ellerimizle seçtiklerimiz de kimisi Ankara’ya gidince, kimisi koltuklara oturunca bizi yok saydı. Kim geldi? Kim ilgilendi? Kim gerçekten takip etti?

10 yıllık bir gecikmeden bahsediyoruz. Biz cenazede yanımıza gelip sarılmanızı istemiyoruz. Biz ağıt istemiyoruz. Biz mücadelede omuz omuza olmak istiyoruz. Hesap sormanızı istiyoruz. Cevabı olmayan soru önergeleriyle değil; hukukla, iradeyle hesap sormanızı istiyoruz.
Eğer kendi halkınıza karşı bir parça sorumluluk hissediyorsanız, bu süreci mahkemeye taşıyın. Dava açın. Açık söylüyoruz: Dava açmayan herkes bilsin ki, bu meselede samimi değildir. Siyasi şov peşindedir. Siyasetiniz için ne Ergene’yi ne Trakya halkını alet etmeyin.
2015’te “Burada yüzeceğiz” diyenlere de şunu söylüyoruz: Gelin. Yüzün. Yüzünüz varsa tabii. Üzerinden on yıl geçti.
Taleplerimiz açık ve nettir;
- Büyük Karıştıran OSB’de arıtma derhal ve tam kapasiteyle çalıştırılsın.
- Arıtma sistemi Marmara Derin Deşarj’a bağlansın.
- Arıtma çalışana kadar tüm fabrikalar kapatılsın.
- Büyük Karıştıran OSB’nin idari ve teknik tüm dosyaları eksiksiz incelensin.
- Denetim yapmayan, görevini ihmal eden herkes hakkında hukuki işlem başlatılsın. Sorumlular hesap versin.
-Veriler şeffaf şekilde paylaşılsın.
-Büyük Karıştıran OSB yönetimi derhal istifa etsin.
Ve buradan milletvekillerine ve tüm seçilmişlere sesleniyoruz:
Madem buradasınız, o zaman bu süreci mahkemeye taşıyacaksınız. Dava açacaksınız.
Komşularım, akrabalarım, kardeşlerim, abilerim Ablalarım. Sizler de şahitsiniz. Dava açmayanlar hukuki mücadele vermeyenler bilin ki bu suçun ortağıdır.
Biz buradayız. Arıtma çalışana kadar, Ergene temiz akana kadar, “Ergene zehir gene” dememek için buradayız.”





