Eğitim Bir-Sen duyurdu. Milli Eğitim Bakanlığının yazısı doğrultusunda, eğitim çalışanlarını asılsız şikayetlerle mağdur edenler hakkında artık hukuki işlem başlatılacak.

İftira kültürüne “dur” dediklerini, eğitimcinin onurunun geleceğin teminatı olduğunu söyleyen Eğitim Bir-Sen Kırklareli Şube Başkan Yardımcısı Uzm. Psk. Dan. Yusuf Cihat As konuyla ilgili olarak yaptığı bilgilendirmede, “Yıllardır okul koridorlarında, öğretmenler odasında, hatta evimizdeki akşam yemeği masasında bile gölgesini üzerimizden eksik etmeyen bir tedirginlik vardı: "Acaba bugün hakkımda asılsız bir şikâyet yapılır mı?"

Teknolojinin ve iletişimin gelişmesi elbette hayatımızı kolaylaştırdı. Ancak ne yazık ki CİMER ve MEBİM gibi, aslında vatandaşın devlete ulaşması için kurulan kıymetli kanallar; zamanla eğitimciyi sindirme, asılsız ithamlarla yıpratma ve haksız yere soruşturma kıskacına alma aracına dönüştürülmeye başlandı. "Çamur at, izi kalsın" mantığıyla yapılan isimsiz, mesnetsiz başvurular, sadece bir evrak işi değil, eğitimcilerimizin ruhunda derin yaralar açan bir psikolojik şiddet halini almıştı. Eğitim Bir-Sen olarak bu gidişata sessiz kalamazdık, kalmadık.

04D7Dc83 3528 4Bdd 9Be4 F89B7105A014

Ekim 2025 Kurum İdari Kurulu (KİK) toplantısında masaya yumruğumuzu değil, haklılığımızı ve çözüm önerilerimizi koyduk. Bakanlığımız ile yürüttüğümüz kararlı müzakereler neticesinde, Millî Eğitim Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından 29.12.2025 tarihinde yayımlanan resmi yazı ile tarihi bir kazanım elde ettik.

"MEBİ" Platformundan 3 Milyondan Fazla Öğrenci Faydalandı
"MEBİ" Platformundan 3 Milyondan Fazla Öğrenci Faydalandı
İçeriği Görüntüle

Artık, öğretmenini asılsız iftiralarla şikâyet edip kenara çekilme devri kapanmıştır. Bakanlık, 657 sayılı Kanun’un 25. maddesini işaret ederek mülki idare amirlerine net bir talimat verdi: Eğer bir eğitimciye yönelik şikâyetin iftira, karalama veya suç uydurma olduğu anlaşılırsa, şikâyet eden hakkında derhal kamu davası açılması için Cumhuriyet Savcılığına başvurulacak.

Peki, Bu Kazanım Psikolojik Olarak Neyi İfade Ediyor?

Bir Uzman Psikolojik Danışman olarak, bu kararın sadece hukuki bir koruma değil, aynı zamanda pedagojik bir zorunluluk olduğunu vurgulamak isterim.

Öğretmende "Öğrenilmiş Çaresizlik" Son Bulacak: Sürekli şikâyet edilme korkusu yaşayan bir öğretmen, inisiyatif almaktan korkar. Sınıf içinde otorite kurmaktan, öğrenciye rehberlik etmekten çekinir hale gelir. Bu karar, öğretmenin üzerindeki "savunma psikolojisini" kaldırıp, enerjisini yeniden eğitime vermesini sağlayacaktır.

Sınıf İklimi İyileşecek: Stresli, kaygılı ve mutsuz bir öğretmenin sınıfında, mutlu öğrenciler yetişmesi imkânsızdır. Öğretmenin moralinin yüksek olması, doğrudan öğrencinin akademik başarısına ve duygusal gelişimine yansır. Öğretmeni korumak, aslında öğrenciyi korumaktır.

Adalet Duygusu ve Rol Model Olma: Çocuklarımız bizleri izliyor. Öğretmenine haksızca iftira atılan ve bunun yanına kâr kaldığı bir sistem, çocuğa "güçlüysen ezersin" mesajı verir. Şimdi ise "yalan söylersen bedelini ödersin" mesajı verilerek, toplumsal adalet duygusu yeniden tesis ediliyor.

Samimiyetle Söylüyoruz...

Bizler, yapıcı eleştiriye, veli iş birliğine ve şeffaflığa sonuna kadar açığız. Ancak mesleki onurumuzun, klavye başındaki fevri hareketlere meze yapılmasına asla müsaade etmeyiz. Bu yeni düzenleme, öğretmenin "dokunulmaz" olması için değil; öğretmenin "insan" olduğunun ve bir "haysiyeti" olduğunun hatırlanması içindir.

Bu süreçte emeği geçen Genel Merkez yöneticilerimize ve sesimize kulak veren Bakanlık yetkililerine teşekkür ediyorum.

Kırklareli Eğitim Bir-Sen olarak; öğretmenimizin başı dik, motivasyonu yüksek ve içi ferah bir şekilde derse girmesi için mücadelemiz dün olduğu gibi bugün de, yarın da devam edecektir.

Eğitimcinin huzuru, bu ülkenin huzurudur. Hayırlı olsun.” ifadelerine yer verdi.

Muhabir: Haber Merkezi