Kırklareli’nin en önemli değerlerinin başında şüphesiz Kırklareli Üniversitesi geliyor. İlimizin gelişimi ve kalkınması için sanayi, tarım, gıda, bilim ve teknoloji alanlarında katma değer üreten üniversitemiz gıda teknolojileri ve sağlık alanında bölgemizin parlayan yıldızı olarak dikkat çekiyor.

Bizler de Alternatif Medya olarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak ile bir araya geldik.

F4Bba824 4729 4119 Ae39 D3042E12E23ARektör Ak bu özel gün dolayısıyla kendisi için hazırladığımız sorulara içtenlikle yanıt verdi.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Sizin İçin Ne İfade Ediyor? Bir Kutlama Mı? Farkındalık ve Mücadele Günü Mü?

8 Mart benim için her şeyden önce emeğin, dayanıklılığın, cesaretin, umudun ve yaşamın her hücresine incelikle işlenmiş bir estetiğin sembolüdür. Kadını hayatın ritmini belirleyen, kaosun içinde düzeni kuran ve bilgiyi şefkatle harmanlayan en temel özne olarak görüyorum. Dünya genelinde eşitlik, hak ve adalet mücadelesinin sembolü olarak görülen 8 Mart elbette güçlü bir farkındalık ve mücadele günüdür. Ancak bununla birlikte kadınların medeniyetin inşasına sundukları çoğu zaman görünmeyen ama vazgeçilmez katkıların da hatırlanması ve görünür kılınması için önemli bir vesile olduğunu düşünüyorum.

129 Devlet Üniversitesinin Sadece 4’ünde Kadın Rektör Görev Yapıyor? Bu Sizin İçin Bir Ayrıcalık Mı Yoksa Zorlu Bir Mücadele Mi?

"Bu tabloyu ne bir 'ayrıcalık' ne de şahsi bir 'başarı hikâyesi' olarak okuyorum. Benim için bu sayısal gerçeklik omuzlarımda taşıdığım kıymetli bir mesuliyetin ve kat edilmesi gereken uzun bir yolun ifadesidir.

Evet, rakamlar bir dengesizliğe işaret ediyor olabilir ancak ben bu tabloya baktığımda “bardağın dolu tarafını görüyor” ve 'eksikliği' değil, 'birikimi' görüyorum. Bugün akademide kadın öğrenci oranımız %53’ü aşmış, doktora düzeyinde kadınlarımız ilk kez erkekleri geride bırakmış durumda. Bu tablo, güçlü bir entelektüel sermayenin ve geleceğin yönetim kadrolarını şekillendirecek sağlam bir zeminin varlığına işaret ediyor.

Rektörlük makamında bir kadın olarak bulunmak elbette emekle ve azimle örülen zorlu yollardan geçmiş olmanın onurunu taşımaktır. Ama aynı zamanda o yolları arkadan gelen genç meslektaşlarım için daha yürünebilir ve erişilebilir hâle getirmektir.

3Be4D04D 42Bd 454A 9615 9Dddf95A3Cd9Bu makam benim için bir imtiyaz değil asla. Liyakatin, sabrın ve emeğin sınır tanımadığının bir göstergesidir. Eğer bugün 4 kapı aralanmışsa asıl hedef bu kapıların bir istisna olmaktan çıkıp akademik hayatın doğal bir parçası hâline gelmesidir.

Bir Kadın Rektör Olarak Bilim Dünyasında Kadınların Varlığı Yalnızca Bir “Temsiliyet” Mi? Yoksa Bilimin Niteliği ve Sorularını da Değiştiriyor Mu?

Bilim dünyasında kadınların varlığını yalnızca ‘temsiliyet’ başlığı altında değerlendirmek, aslında bilimin doğasını eksik okumak olur. Temsiliyet görünürlük sağlar; ancak asıl mesele, bilginin nasıl üretildiği ve hangi ufka doğru genişlediğidir.

Bilim; hangi soruların sorulmaya değer görüldüğüyle, hangi meselelerin öncelikli kabul edildiğiyle ve hangi insani deneyimlerin araştırma gündemine taşındığıyla şekillenir. Kadınların bilimsel üretim süreçlerine güçlü biçimde katılması tam da bu noktada dönüştürücü bir etki yaratır. Kadın bakış açısı bilime ‘duygu’ katmak anlamına gelmez; bilimi daha kapsayıcı, daha bütüncül ve daha insana temas eden bir hâle getirmek anlamına gelir. Sağlıktan teknolojiye, sosyal bilimlerden mühendisliğe kadar pek çok alanda kadın araştırmacıların katkısı, araştırma konularının çeşitlenmesine ve daha farklı çözümler üretilmesine imkân tanır.

Dolayısıyla kadınların bilimdeki varlığı bilimin ufkunu genişleten, sorularını çoğaltan, yönetimini zenginleştiren ve niteliğini derinleştiren bir dönüşümdür.

817A2182 8Db6 4789 Aba7 C74C476886EaBir Kadın Yönetici Olarak Kırklareli Üniversitesi’ne Kadın Bakış Açısıyla Getirdiğiniz Yenilikler Nelerdir?

Kadın bir yönetici olarak Kırklareli Üniversitesi'ne getirdiğimiz en temel yeniliğin yönetim kültürümüzde 'empatiyi' ve 'kapsayıcılığı' merkeze almak olduğunu söylemem gerek. Kadın bakış açısı, detayları fark etmeyi ve süreçleri daha şefkatli, daha dengeli yürütmeyi de beraberinde getiriyor. Bu anlayışla kadın akademisyenleri bir araya getiren “Akademide Kadın Buluşmaları” Serisi; kadınların toplumsal ve akademik rollerini destekleyen araştırmalar ve projeler yürüten “Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi daha yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürürken, kampüsümüzün aydınlatılmasından ulaşım imkânlarına kadar her noktayı 'güvenliği ve konforu gözeterek yeniden gözden geçirdik. Ayrıca 'Trakya'nın Kadın Girişimcileri' Vizyonu kapsamında kadın kooperatiflerine bilimsel destek veriyoruz. Ve elbette hedefimiz üniversitemizin kadın zekâsının, emeğinin ve estetiğinin tüm şehre yayıldığı bir yaşam merkezi hâline gelmesidir.

Üniversitelerde Kadın Akademisyen Oranını Yükseltmek İçin Neler Yapılabilir? Bu Anlamda Kırklareli Üniversitesi Hangi Konumda?

Akademide kadın oranını yükseltmek önemli bir mesele. Kadınların akademik kariyer basamaklarını tırmanırken karşılaştıkları sosyal ve yapısal engelleri ortadan kaldıracak 'destek mekanizmaları' kurmalıyız. Bu kapsamda; genç kadın araştırmacıları teşvik edecek mentorluk programları, akademik yayın süreçlerinde fırsat eşitliği, yönetim kademelerinde daha fazla kadın sesine yer verilmesi ve en önemlisi sosyal destek mekanizmaları temel önceliklerimiz olmalı.

Kırklareli Üniversitesi olarak bu hedef doğrultusunda şu somut adımlar üzerinde çalışmalara başladık:

  • Akademik Mentorluk Ağı: Deneyimli kadın profesörlerimizin, kariyerinin başındaki genç kadın araştırmacılarımıza rehberlik ettiği bir ekosistem kurmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
  • Yönetim Kadrolarında Kadın İmzası: Rektör yardımcılığı, dekanlık, müdürlük ve senato gibi 'karar mekanizmalarında' kadın oranımızı artırmaya başladık ve bu oranı %40'ların üzerine taşıma hedefindeyiz.
  • Sosyal Destek Mekanizmaları: Kadın akademisyenlerimizin en büyük zorluğu 'kariyer mi, aile mi?' ikilemidir. Biz kampüs yaşamını, kreş olanaklarından çalışma saatlerinin esnekliğine kadar 'anne ve bilim insanı' kimliklerinin çatışmadığı, birbirini beslediği bir modele dönüştürmek gerektiğine inanıyor ve bu anlamda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.
  • Kadın Odaklı Proje Teşvikleri: Özellikle üniversitemizin gıda ihtisaslaşma alanında çalışmalar yürütmesi Kırklareli'nin yerel kalkınmasında gastronomi, tarım ve hayvacılık gibi kadın girişimciliği ve kadın emeği üzerine çalışan akademisyenlerimize öncelikli proje destekleri sunuyoruz ve bu çalışmalarımız artarak devam edecektir.

Aslında bizler, üniversitemizdeki kadın akademisyen oranını yükseltme hedefini toplumsal bir görev ve sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü kadın akademisyen sayısının artması hem üniversitemizin hem Kırklareli’nin hem de ülkemizin entelektüel derinliğini artıracaktır.

10 Yıl Sonra Üniversitenizdeki Kadın Akademisyen ve Öğrenci Profilini Nerede Görüyorsunuz?

Aslında bu soruya bugünden net bir tablo çizmek için henüz erken; çünkü biz şu an üniversitemizde bu geleceğin alt yapısını kuracak kapsamlı stratejik raporlar ve eylem planları hazırlıyoruz. Mevcut potansiyelimizi analiz ederek 10 yıllık stratejik yol haritamızı bu veriler ışığında şekillendiriyoruz.

Bu çalışmalarımızda odaklandığımız bazı temel başlıklar, aslında on yıl sonra nasıl bir üniversite iklimi hayal ettiğimizin de somut göstergeleridir:

Dijital Dönüşüm ve Geleceğin Yetkinlikleri: Yapay zekâdan veri bilimine kadar geleceğin teknolojilerine yön veren bir araştırmacı profili hedefliyoruz.

Ekosistem Odaklı Üniversite-Sanayi İş Birliği: Bilginin kampüs içinde kalmadığı, sanayi ve toplumla tam entegre olduğu, patent odaklı bir üretim modelini raporlaştırıyoruz.

Bedelli Askerliğe Büyük Zam
Bedelli Askerliğe Büyük Zam
İçeriği Görüntüle

Liderlik ve Stratejik Yönetim Havuzu: Geleceğin yönetim kadrolarını liyakat esaslı ve vizyoner bir bakış açısıyla bugünden hazırlıyoruz. Bu havuzda kadın zekâsının ve temsilinin doğal bir dengeyle yer bulması elbette en temel önceliğimiz.

Sürdürülebilir ve Yeşil Kampüs Projeksiyonu: On yıl sonra hem bilimsel başarısıyla hem de çevre dostu ve kendi kendine yeten yerleşke modeliyle örnek bir kurum olmayı hedefliyoruz.

19E66E70 55Ab 4922 B5C3 Ab2Ffc48F2E2Bu somut raporlar ve stratejik dosyalar bittiğinde; kadınların her kademede doğal bir liderlik sergilediği, bilimin ise toplumun her hücresine dokunduğu bir 'Geleceğin Üniversitesi' modelini hep birlikte göreceğiz."

Genç Kadın Akademisyenlere ve Geleceğin Lider Adayı Olan Kız Öğrencilere Engellerle Karşılaştıklarında Vazgeçmemeleri İçin Neler Tavsiye Edersiniz?

Genç meslektaşlarıma ve geleceğin mimarı olan kız öğrencilerime ilk tavsiyem şudur: Kendi potansiyelinize dair sınırları asla başkalarının çizmesine izin vermeyin.

Karşınıza çıkan engeller, sizin yolunuzu kapatmak için değil; azminizi ve sabrınızı sınamak için oradadır. Her engel, aslında aşılmak için tasarlanmış birer basamaktır. Aslında bilim de hayat da sadece 'evet' diyenlerle değil, engellere rağmen 'neden olmasın?' diyebilenlerin cesaretiyle ilerler.

Bir kadın akademisyen ve üniversite yöneticisi olarak her bir öğrencimizin hayallerine sınır konulmayan bir yarına yürümesini en büyük temennimdir. Çünkü inanıyorum ki kadınların güçlendiği bir toplum, yalnızca kalkınmaz; aynı zamanda derinleşir, incelir ve adaletle olgunlaşır.

Bizler akademide bilgi üretmenin yanı sıra kadın ruhunun o birleştirici, detaycı ve kapsayıcı gücüyle geleceği ilmek ilmek dokuyoruz.

Bu vesileyle hayallerine sınır çizmeyen, engelleri basamağa dönüştüren ve dünyayı nezaketiyle değiştiren tüm kadınların bu özel gününü; bir gün değil, her gün sürecek bir saygı ve kararlılıkla selamlıyorum.

Muhabir: Serhat Ünver