Kırklareli Merkez, Bayramdere köyü sınırları içerisinde faaliyet gösteren büyükbaş hayvan çiftliğinin, hayvansal atıklarının biriktirildiği havuz patladı. Çevre köylerin dere yataklarına yayılan atıklar âdeta büyük bir felakete neden oldu.

15 bin m2 atık havuzu olmak üzere toplamda 85 bin m2’de faaliyet gösteren çiftliğin (Tareks) havuzu 3 Haziran 2026 günü öğlen saatlerinde yoğun baskıdan dolayı patladı. Havuzun patlaması sonucu hızla boşalan hayvansal atıklar Kırklareli il sınırları içerinde bulunan köylerin başta; Bayramdere, Deveçatağı, Çeşmekolu, Hamitabat, Kırıkköy olmak üzere il sınırları dışındaki köylerin de dere yataklarınca ilerleyerek, Ergene nehrine ulaştı.
Tüm bunlar yaşanırken aynı saatlerde, Muhtarların devreye girmesi ile bölgeye güvenlik güçleri, İl ve İlçe ilgili birim yetkilileri intikal etti ve çevrede incelemelerde bulunuldu.
Öte yandan çiftlik yöneticileri; kendi kontrolleri dışında gelişen bu duruma kayıtsız olmadıklarını, gerçekleşen kazadan dolayı oluşan zararın, köylülerce tespit edilmesi ve İl Ziraat Müdürlüğüne dilekçeyle sunulması halinde şirketçe tazmin edileceğini belirtirken, yetkililer tutanaklar tutarak bölgeden ayrıldılar.
Aynı günün gecesi dere yataklarına tortular halinde ulaşmaya başlayan hayvansal atıklar, dere yataklarına sığmayarak, henüz hasat edilmemiş buğday ve yetişme evresinde olan ayçiçek tarlalarına taşarak büyük zarara yol açtı.

Sel baskını şeklinde hızla ilerleyen hayvansal atıklar geçtiği bölgeleri talan etti, dere yataklarına zarar verdi, bölgedeki canlıları katletti. Bununla birlikte dere sularının ağır derecede kirlenmesinden dolayı, özellikle Deveçatağı, Çeşmekolu, Hamitabat ve Kırıkköy gibi bu derelerden sulama yöntemiyle çiftçilik yapan köylünün hali hazırda ekili ve yetişme evresinde olan mahsulünün (domates, salatalık, biber, patlıcan, soğan, patates, lahana, kabak, pırasa v.b.) sulanma olasılığı ortadan kalktı.
Bölgede yaşayan vatandaşlar yaptıkları açıklamada; “Hayvansal atıklarını sadece kaza sonucu değil, sair zamanlarda, özellikle yağmur yağdığı anlarda, yağmur sularını fırsat bilerek, kazaya uğrayan çiftliğin yanı sıra, bölgede faaliyet gösteren diğer çiftliklerin de havuzlarını dere yataklarına boşalttığını görüyoruz” ifadelerine yer veriyorlar.
Köy Muhtarların ortak ifadelerine göre de; “Bölgede faaliyet gösteren pek çok çiftlik atık yönetimi konusunda sınıfta kalıyor” diyorlar. Buna denetim de dahil etmek gerektiğine vurgu yapan Muhtarlar; hayvansal atık havuzlarının yeterince denetlenmediğini düşünüyorlar. Derelere, dere yataklarında yaşayan canlılara, bölgede yaşayan halka ve bu topraklardan beslenen insanların yaşam alanlarının bu denli kirletilmesinin önüne geçmek için denetimlerin yoğunlaştırılması yanı sıra ağır yaptırımların hayata geçirilmesini talep ediyorlar.
Bundan 5-6 yıl kadar önce aynı çiftliğin aynı havuzunun patlaması sonucu aynı felaketi yaşadıklarını ifade eden köy vatandaşları da “Derelerimiz bir kez daha kirletildi. Üretimimiz bir kez daha sekteye uğradı. Kirlilikle yine mi baş başa kalacağız, yine kimseye derdimizi anlatamayacağız” diyerek, sitemlerini dile getiriyor. Daha önceki tecrübeden ters çıkarmayan çiftlik yöneticilerini ciddiyete davet köy halkı, “Topraklarına, doğalarına, yaşam alanlarına saygı duyulması gerektiğine vurgu yaparak, yaşanan olayın son olmasını dileyerek, kaza mı, ihmal mi yoksa salıverme mi bilmiyoruz, konuyu kamuoyunun vicdanına bırakıyor ve yetkilileri göreve çağırıyoruz” yorumunda bulunuyorlar.

Dedeoğlu; “Derhal Üsküp Barajından Su Salınmalı”
Öte yandan gelişmeleri yakından takip eden Lüleburgaz'ın tanınmış simalarından, bölgede verdiği çevre mücadelesi ile bilinen Hakan Dedeoğlu da yetkili birimlere seslenerek acil müdahalede bulunulması gerektiğini ifade etti. Üsküp Barajı’ndan su salınması halinde, bölgedeki kirliliğin yüksek oranda temizleneceğini kaydeden Dedeoğlu, geç kalınmadan adım atılmasının şart olduğunu söyledi.
Bu kapsamda “Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak özellikle çevre sorunlarını A’dan - Z’ye çözecek bir yapı kurulmalı” önerisini yineleyen Dedeoğlu, “Örnek vermek gerekirse; Kamu ağırlıklı ASELSAN gibi bir şirket kurulmalıdır. Tabiiki bilgili, cesur ve dürüst insanlardan oluşan özerk bir yapıyla. Dünya da olduğu gibi ülkemizde de çevre sorunları bugün de yarında önemini koruyacak. Bu yüzden sanayi ya da evsel arıtma sistemlerinin çözümleri temelinde üretim yapan bir yapının kurulması önemlidir” dedi.







