Üsküp’ten İstanbul’a Bir Göç Hikâyesi… Üsküp’ten İstanbul’a Bir Göç Hikâyesi…

Kırklareli’nin unutulmaması gereken değerlerinden biri olan Şair Muharrem Niyazi Akıncıoğlu, Pınarhisar ilçesinin Kurudere Köyü’nde doğup büyüyen önemli isimlerindendir.

Hayatının son 40 yılını Kırklareli’nde geçiren şair Akıncıoğlu edebiyat dünyasının toplumcu şairlerinden olma özelliğini taşır. En önemli eserlerinden olan ve Edirne’ye yazılmış en büyük methiye olarak kabul edilen Edirne Şiiri ile ses getirmiştir.

Orta öğrenimini Edirne ve Bursa’da yapan ve daha sonrasında öğretmenleri ile yaşadığı sorundan dolayı tasdiknamesi verilen Akıncıoğlu, Bursa Lisesi’ ne sürülmüştür. Şair Akıncıoğlu daha sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirir. 1940’lı yılların en önemli şairlerinden olan Muharrem Niyazi Akıncıoğlu’dan birçok bilinen şair etkilenmiştir. Toplumcu şairlerden olan ve hürriyet konulu şiirleriyle o dönemki toplumun aynası olmuştur.

Kendi memleketi Kırklareli’nde çok fazla bilinmeyen şair Akıncıoğlu kendine has yazım diliyle diğer yazar ve şairlerin ilgi odağında olmayı başarmıştır. Yaşadığı zor yıllar ve siyasi ambargolar neticesinde çok sevdiği Kırklareli’nde mapusta yatmıştır. Kalemini yaşadığı sıkıntılardan sonra bırakan Akıncıoğlu, hapisane yıllarından sonra şairlikten uzaklaşmaya başlamıştır. Lirik temalı şiirleriyle dikkat çeken Kırklarelili şairimiz daha sonraki hayatını Kırklareli’de Hükümet Meydanı’na bakan bürosunda avukatlık yaparak geçirir. Akıncıoğlu, hastalanır ve oğlunun da aynı hastanede görevli olması sebebiyle olsa gerek Ankara Dışkapı SSK Hastanesi’ne yatar. Akıncıoğlu’ nun 1 Şubat 1979’ da sessiz sedasız hayata vedasını, kalemin güçlü ustaları olan birçok dostu bile bu tarihten çok sonra öğrenir. Muharrem Niyazi Akıncıoğlu şiirlerinde bizi ruh iklimlerinde gezdirdiği Trakya’ ya, kendi ili olan Kırklareli’ ne gömülür. (Güfte Çanlı)