"Haberci Balık – L’ambasciatore" ile edebiyat dünyasına sessiz fakat etkileyici bir giriş yapan hemşehrimiz, Evrencikli Ersan Erten, yeni romanı "Asiye" ile okurlarını nostalji, psikoloji ve toplumsal bir isyanın kesişim noktasına davet ediyor. Emekli bir bankacı ve ODTÜ mezunu bir psikolog olan Erten ile yeni kitabının mutfağını ve Vize’nin doğasına olan tutkusunu konuştuk.

Limon Sandığındaki Çizgi Romanlardan Yazarlığa

Bedri Yılmaz Doğu; "Ersan Bey, ikinci kitabınız "Asiye" taze çıktı, tebrik ederiz. İlk kitabınız "Haberci Balık – L’ambasciatore"dan sonra bu yazma serüveni nasıl başladı?"

Hoş bulduk, çok teşekkür ederim. Yazarlık serüvenim aslında çocukluğumda, babamdan gizli kömürlükteki bir limon sandığında sakladığım çizgi romanlarla başladı. Zagor, Teksas, Tommiks gibi eserler hayal gücümün tohumlarını attı. Daha sonra dünya edebiyatının dev isimleriyle tanıştım. Ancak ilk kitabımın somutlaşması, köyümüzün edebiyat grubundaki değerli üstadım Hakkı Cemal Doğu’nun teşvikleriyle oldu. Küçük bir öykü diye başladım, bir baktım ki koca bir roman ortaya çıkmış.

"Bankacılık Sektörü Çoğu Akıl Hastanesinden Farklı Değildi"

ODTÜ Psikoloji mezunu olup uzun yıllar İş Bankası’nda müdürlük yaptınız. Psikoloji ve bankacılık... Bu iki zıt kutup nasıl birleşti?

Bu bana en çok sorulan sorulardan biri. Psikoloji bilimine hayranım ancak hayat bazen karşınıza beklenmedik kapılar açıyor. 1992 yılında askerlik dönüşü yaşadığım bir olay -ki bu olay 34 yıl sonra bana "Asiye"yi yazdıracaktır- hayatımın yönünü değiştirdi. Bankacılıkta da aslında eğitimini aldığım psikolojinin çok faydasını gördüm. Çok farklı insan profilleri tanıdım, Türkiye mozaiğine hakim oldum. Hatta bazen şaka yollu söylerim; bankacılık sektörü çoğu akıl hastanesinden pek farklı değildir. (Gülerek)

D W"Asiye": Otobiyografik Bir Kurgu ve Toplumsal Eleştiri

Gelelim yeni kitabınıza... Neden "Asiye" ve kimdir bu Asiye? Okuru bu kapaktan içeri girdiğinde neler bekliyor?

Bu çok zor bir soru… Çünkü cevap verirsem güçlü bir spoiler vermiş olurum. Bu yüzden Asiye’nin kim olduğunu söylememeyi tercih ederim. Aslında bütün kurgu, onun etrafında şekillenen bir keşif yolculuğu.

Asiye, benim çocukluk ve gençlik yıllarımdan izler taşıyan, o dönemin ruhunu ve dokusunu yansıtan otobiyografik bir kurgu roman. Bugün bile büyük bir özlemle andığım; yokluğun, yoksulluğun ama aynı zamanda huzurun olduğu, ülkenin çalkantılı dönemlerinden geçen o yılların bir yansıması…

Bazen geriye dönüp baktığımda kendime şu soruyu soruyorum: “Bunları gerçekten ben mi yaşadım, yoksa zihnim bana bir oyun mu oynuyor?”

O yıllar; teknolojinin insanı henüz esir almadığı, bireyselliğin toplumun önüne geçmediği zamanlardı. Bugün her şey daha gelişmiş gibi görünse de, insanın içindeki eksikliğin büyümesi bana hâlâ anlaşılmaz geliyor. Belki de bu yüzden bazen zamanın tersine akmasını istemek, mantıkla pek bağdaşmasa da tuhaf bir duygu olarak geliyor bana. Yaş ilerledikçe takvimlerle bağım koptu. Ama şunu söyleyebilirim ki, içinde bulunduğumuz dönem kadar bunaldığımı hatırlamıyorum.

Dawaa

"Asiye Bir Devrimdir"

‘’Asiye’’ karşılıksız aşkın saf sevginin, ihanetin, bozulan tüm duygu ve değerlerin simgesidir aslında ama en çok da liyakatsizliğin ve bir ülkenin kurumlarının çürümüşlüğüne isyandır. "Asiye" ismi içinde "Asi"yi barındırır. Bu kitap aynı zamanda adaletsizliğe, cehaletin bilime üstün gösterilmesine, vicdanın körelmesine karşı da bir isyandır. Asiye bir devrimdir.

Cehaleti bilgi diye toparlayıp ortalıkta kendini Alim olarak pazarlayan ve dolaşan o kadar çok insan var ki ben onların yanında delirmiş olmayı tercih ederim. Deliren bir Psikolog işte size Asiye’nin kısa özeti… (gülerek)

2223"İki Kitabım Arasında Gizli Bir Bağ Var"

Haberci Balık – L’ambasciatore’’ ve ‘’Asiye’’ kitaplarınızı karşılaştırdığınızda neler söylemek istersiniz? Bir de L’ambasciatore’nin anlamı nedir acaba?

Tabii, öncelikle L’ambasciatore, İngilizce Ambassador diye tabir edilen Türkçe’deki karşılığı ‘’Büyükelçi’’ olan kelimenin İtalyanca versiyonudur. Bu nereden çıktı derseniz, eski balıkçı hikayelerinde denizlerin dibinden iyi veya kötü haberler getiren balıklara bu ismin verildiğini araştırmıştım. Bu ilk romanımda Napoli’de yirmili yaşlarında iken büyük aşkı Isabella’nın denizde kaybolması sonucu kendini yaşadığı yerden soyutlayarak adını bilmediğimiz Ege’deki bir sahil kasabasına kendini atan ve denizin kenarında eski ahşap kulübesinde tek başına yaşayan Benito ile Türkiye’de yine eğitim basamaklarını çok hızlı ve başarılı bir şekilde geçerek dünyaca tanınan bir bilim insanı olan Profesör Çolpan’ın biraz da yaşadığı ortamın sahteliğine, riyakarlığına, entelektüel hayatın gitgide kendisini mutsuz ve ruhsuz bir hale getirmesine kanaat getirmesi sonucu yaşadığı şehirden kendini soyutlayarak, gördüğü bir rüyanın da etkisi ile kaçışı ve Benito ile kendisini aynı ortamda ilginç bir şekilde bulması ile gelişen olaylar. Şaşırtıcı ve sürpriz bir sonu olduğunu düşünüyorum ama bu konuda daha fazla spoiler vermek istemiyorum. Benim yazmaktan büyük keyif aldığım bana göre çok keyifli bir kitap. Ben yazdığım için söylemiyorum ama başkası da yazsaydı çok beğenirdim. (Gülerek)

Bu arada aslında bir sır vereyim; "Asiye" teknik olarak "Haberci Balık"tan izler taşıyan bir devam kitabıdır. Eğer okurlarımız önce "Haberci Balık"ı, sonra "Asiye"yi okurlarsa taşlar tam yerine oturacaktır

"Vize’nin Doğası Benim Esin Kaynağım"

Vize’nin ve özellikle Evrencik’in bu kitaplardaki yeri nedir?

Haberci Balık - L’ambasciatore" da tasvir ettiğim o meşhur doğa aslında – kitapta ismi belirtilmeyen bir Ege kasabası diye geçiyor - Evrencik ve Soğucak köylerinin tasviridir. Orman, dere, kuş sesleri, eski zamanlardan kalma taş mağaralar ve huzur tasvirlerimi buralardan aldım. Ancak şunu belirtmeliyim ki; doğduğum köy olan Evrencik maalesef bir "rant" kuşatması altında. RES’ler ve doğayı, ormanları kirleten sanayi tesisleriyle doğamızın cehenneme çevrilmesine karşıyım. Biz bu cennet mirasa sahip çıkmalıyız.

Son olarak, okurlarınız kitaplarınıza nasıl ulaşabilir ve onlara ne söylemek istersiniz?

EE: Kitap dostları her iki eserime de kitapyurdu.com üzerinden ulaşabilirler. "Asiye"nin dimağlarda bir uyanış bırakmasını umuyorum. Elbet o eski bahar şenlikleri geri gelecek ve biz kardeşçe, eşitçe eğleneceğiz. Bu şansı verdiğiniz için tüm hemşehrilerime teşekkür ederim.


Yazar Hakkında:

Ersan Erten, 1990 yılında ODTÜ Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra uzun yıllar bankacılık sektöründe yöneticilik yapmış, 2020 Ocak ayında emekliliğinin ardından kendini edebiyata ve köy hayatına adamıştır. Evli ve bir kız babası olup halen Vize’ye bağlı Evrencik Köyü’nde doğa ile baş başa bir hayat sürmektedir.

"Haberci Balık - L'ambasciatore" (Mayıs 2025 Mythos Kitap) ve "Asiye" (Mart 2026 Mythos Kitap) isimli iki yayınlanmış romanı bulunmaktadır.