<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kırklareli Alternatif Gazetesi</title>
    <link>https://www.alternatifgazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.alternatifgazetesi.com/rss/bilim-ve-teknoloji" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 13 Mar 2026 01:35:48 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/rss/bilim-ve-teknoloji"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanal Kumar Algoritmaları Bağımlılığı Besliyor!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/sanal-kumar-algoritmalari-bagimliligi-besliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/sanal-kumar-algoritmalari-bagimliligi-besliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar sanal kumar ve bahis platformlarının arka planında işleyen algoritmik sistemlere ve tehlikelere dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, sanal kumar ve bahis platformlarının arka planında işleyen algoritmik sistemlere ve tehlikelere dikkat çekti.</p>

<p><strong>Sanal kumar ve bahis sistemleri rastlantısallığa dayalı oyunlar gibi sunuluyor</strong></p>

<p>Sanal kumar ve bahis sistemlerinin, yüzeyde rastlantısallığa dayalı oyunlar gibi sunulduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Sanal kumar ve bahis mecralarında algoritmik işleyişin temel dinamiği, zahiren rastlantısal değişkenlere dayalı birer oyun alanı gibi tezahür etse de arka planda son derece sofistike veri madenciliği ve olasılık mühendisliği operasyonlarıyla tahkim edilmiş birer rasyonel işletim modeli barındırır. Bu platformlar, kullanıcıların oyun içi angajman sürelerinden, risk iştahlarının pik yaptığı zamansal periyotlara kadar geniş bir spektrumda davranışsal veri setleri oluşturur.” dedi.</p>

<p><strong>Kullanıcı nezdinde oluşan kazandım hissi gerçeği yansıtmıyor</strong></p>

<p>Kullanıcı davranışlarının ayrıntılı biçimde profillendiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Oluşturulan bu profiller, yalnızca pazarlama faaliyetlerinin optimizasyonu için değil, aynı zamanda kullanıcının platform içerisindeki kalıcılığını maksimize edecek stratejik müdahaleler için birer temel teşkil eder. House edge olarak terminolojide yer bulan matematiksel avantaj, her bir işlemin ve oyunun olasılık dağılımını uzun vadede platform lehine asimetrik bir yapıya büründürür. Tekil ve anlık kazançlar, sistemin sürdürülebilirliği ve kullanıcı motivasyonu için gerekli olan psikolojik pekiştireçler olarak işlev görürken, kümülatif toplamda sistemin kâr marjı deterministik bir kesinlikle korunur. Dolayısıyla, kullanıcı nezdinde oluşan kazandım hissi, sistemin matematiksel beklenen değer projeksiyonu içerisinde önceden hesaplanmış bir sapma payından ibarettir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Oyunların mimari kurgusu olasılıksal bir eşitsizlik üzerine inşa ediliyor</strong></p>

<p>Dijital kumar platformlarının sıkça vurguladığı “rastgelelik” iddiasına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Dijital mecralarda savunulan mutlak rastlantısallık iddiası, teknik düzlemde pseudo-random sayı üretimi süreçleriyle sınırlıdır. Fiziksel dünyadaki kaotik ve dışsal etkenlere bağlı rastlantısallığın aksine, yazılımsal süreçler belirli bir başlangıç değeri üzerinden ilerleyen algoritmik hesaplamalara dayanır. Bu durum, sistemin dışarıdan bakıldığında öngörülemez görünmesini sağlasa da oyunun mimari kurgusu ve ödeme tabloları zaten olasılıksal bir eşitsizlik üzerine inşa edildiği için, bu sözde rastlantısallık tek başına bir adalet garantisi teşkil etmez.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Tasarım sistem lehine kurgulanıyor</strong></p>

<p>Oyunların mimarisinin ve ödeme tablolarının zaten baştan olasılıksal bir eşitsizlik üzerine kurulduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, şöyle devam etti:</p>

<p>“Tasarım düzeyindeki bu asimetri, platformun finansal sürdürülebilirliğini garanti altına alan temel unsurdur. Güvenlik katmanındaki potansiyel zafiyetler veya zayıf tasarlanmış üreteçler, teorik olarak sistemin öngörülebilirliğini artırabilse de asıl risk doğrudan bir manipülasyondan ziyade sistemin kendiliğinden sahip olduğu yapısal ve kural tabanlı avantajda gizlidir. Yazılımsal süreçlerin sonuçları yönlendirme kapasitesi, doğrudan müdahaleden ziyade oyunun kurallarının istatistiksel olarak sistem lehine kurgulanması şeklinde tezahür eder. Bu bağlamda, rastlantısallığın teknik sınırları ve tasarımın sistem lehine kurgulanması, kullanıcının karşı karşıya olduğu temel risk faktörlerini oluşturur.”</p>

<p><strong>Algoritmalar bağımlılığı nasıl besliyor?</strong></p>

<p>Sanal kumar platformlarının kullanıcı davranışlarını gerçek zamanlı olarak izleyip analiz ettiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Kullanıcı davranışlarının analizi, platformların salt oyun sağlayıcı kimliğinden sıyrılarak birer davranış mühendisliği merkezine dönüşmesini sağlar. Dijitalleşmenin sunduğu olanaklarla platformlar, kullanıcıyı gerçek zamanlı izleyip değerlendirebilecek derinlikte veri altyapılarına sahiptir. Kayıp sonrası sergilenen telafi motivasyonu, risk artırımı paternleri ve küçük kazanımların yarattığı dopaminerjik etkiler, gerçek zamanlı izleme mekanizmalarıyla tespit edilerek kişiselleştirilmiş teşvik stratejilerine dönüştürülür.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Bağımlılık algoritmik tasarımın ürünü</strong></p>

<p>Oyun süreleri, çıkış anları ve bonus kullanım alışkanlıkları gibi metrikler üzerinden yürütülen bu analizlerin, mikro müdahalelerle desteklendiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Elde edilen analizler doğrultusunda uygulanan mikro müdahaleler, örneğin kayıp sonrası devreye giren bonuslar veya görsel-işitsel uyaranların yoğunlaştırılması, kullanıcının rasyonel karar verme mekanizmalarını baskılayarak oyun içi kalıcılığı artırır. Dijital oyun tasarımının maksimum sürükleyicilik prensipleri ile kumarın risk faktörlerinin bu şekilde entegre edilmesi, kumar davranışını basit bir eğlence aktivitesinden sistematik bir alışkanlık ve bağımlılık döngüsüne evriltir. Bu noktada bağımlılık, yalnızca bireysel irade ile açıklanamayacak kadar derin bir algoritmik tasarımın ürünü haline gelir.” dedi.</p>

<p><strong>Uzun vadede kazanan taraf istisnasız sistem</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanal kumar ekosisteminde uzun vadede kazanan tarafın neden istisnasız sistem olduğunu da değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Kaan İldiz, “Uzun vadede sanal kumar ekosisteminde mutlak galibin sistem olması, üç temel ontolojik katman üzerinde yükselir. Birincisi, matematiksel üstünlük ve beklenen değer kavramıdır. Oyunların büyük bölümü, uzun vadeli istatistikte platform lehine çalışacak şekilde, olasılık ve ödeme tabloları üzerinden asimetrik olarak kuruludur. İkincisi, davranışsal ekonomi ve bilişsel önyargıların manipülatif kullanımıdır. Kayıpların kazanç maskesi altında sunulması gibi arayüz tasarımları, kullanıcının algısını bozarak oyunun maliyetini yanlış değerlendirmesine yol açar. Üçüncüsü ise veriye dayalı optimizasyon ve sürekli öğrenen algoritmik yapıdır. Platformlar, kullanıcı etkileşimi arttıkça daha fazla veri toplayarak müdahale kapasitelerini optimize ederler. Bu üç katman birleştiğinde, bireysel başarı hikayeleri istatistiksel bir gürültüden ibaret kalırken, sistemin matematiksel ve davranışsal tasarımı kârın sürdürülebilirliğini garanti eder. Sonuç olarak, kullanıcı kazandığı anların yarattığı duygusal yoğunlukla oyunda kalmaya devam ederken, sistem rasyonel ve veri odaklı yapısıyla toplam sermayenin transferini kaçınılmaz kılar.” şeklinde sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/sanal-kumar-algoritmalari-bagimliligi-besliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 08:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/02/online-kumar-bagimliligi.webp" type="image/jpeg" length="36265"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sosyal Medya Yasağı Çocukları Korur Mu?]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/sosyal-medya-yasagi-cocuklari-korur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/sosyal-medya-yasagi-cocuklari-korur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar Yorumladı; "Yaş temelli yasaklar koruyucudur, ancak tek başına yeterli değil!"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü ile Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya yasağını, gelişimsel beyin yapısı, ruh sağlığı riskleri ve aile-okul rehberliği gerekliliği üzerinden ele alarak değerlendirmelerde bulundular.</p>

<p>15 yaş altı dönemin, beynin özellikle prefrontal korteksinin henüz gelişimini tamamlamadığı bir evre olduğunu ifade eden Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Bu nedenle çocuklar, sosyal medyada karşılaştıkları içerikleri yetişkinler gibi değerlendiremez ve filtreleyemez. Dürtü kontrolü, risk değerlendirme ve sonuçları öngörme becerileri bu yaş grubunda sınırlıdır.” dedi.</p>

<p>“Bilimsel çalışmalar, erken yaşta ve yoğun sosyal medya kullanımının depresif belirtiler, dikkat sorunları, davranış problemleri, siber zorbalık, yaşa aykırı içeriklere maruz kalma, beden algısı ve benlik saygısı sorunları, sosyal karşılaştırma ve bağımlılık benzeri kullanım örüntülerini artırabildiğini gösteriyor.” diyen Ülkü, uyku düzeninin bozulması, akademik işlevsellikte düşüş ve sosyal geri çekilmenin, klinik başvurularda sık karşılaşılan tablolar arasında olduğuna işaret etti.</p>

<p>Sosyal medya kullanımının sınırlandırılmasına yönelik düzenlemelerin, ruh sağlığını koruma açısından önemli bir koruyucu adım olarak değerlendirilebileceğini dile getiren Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Ayrıca sosyal medya, çocukların suç örgütleri ve istismar edici yapılar tarafından hedef alınabildiği bir alan hâline de gelebilmektedir.” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dijital platformlar üzerinden manipülasyon yoluyla suça sürüklenen çocuklara dair vakalar göz önüne alındığında, yaş temelli düzenlemelerin bir güvenlik bariyeri oluşturabileceğini kaydeden Ülkü, “Ancak bu bariyerin tek başına yeterli olmadığı unutulmamalı. Katı ve açıklamasız yasaklar, çocuklarda merak duygusunu artırarak gizli ve denetimsiz kullanım riskini doğurabilir. Bu da çocuğun yaşadığı olumsuz deneyimleri paylaşamamasına ve yalnız hissetmesine yol açabilir.” uyarısında bulundu.</p>

<p>Ailelere önerilerde bulunan Ülkü, şunları söyledi:</p>

<p>“En kritik unsur iletişimdir. Aileler, dijital ortamda neyin güvenli, neyin riskli olduğunu açıkça konuşmalı, mahremiyet ve sınırlar konusunda yaşa uygun bilgi vermeli, zorbalık ya da rahatsız edici bir durum yaşandığında çocuğun bunu paylaşabileceği güvenli bir ilişki ortamı oluşturmalıdır. Ebeveynlerin kendi dijital alışkanlıkları da güçlü bir modeldir. Sürekli ekran başında olan bir yetişkinin, çocuktan sınırlı kullanım beklemesi gerçekçi değildir.”</p>

<p>Sosyal medya yasağının, çocukların zamanlarını yüz yüze sosyal etkileşimlere yönlendirmelerine olanak tanıyabileceğine değinen Klinik Psikolog İnci Nur Ülkü, “Oyun, spor, sanat ve grup etkinlikleri, empati, çatışma çözme ve duygusal düzenleme gibi temel sosyal becerilerin gelişimini destekler. Ancak bunun için çocukların çevrimdışı dünyada akranlarıyla bir araya gelebileceği güvenli alanların mutlaka desteklenmesi gerekir.” dedi.</p>

<p>Okullarda ise dijital okuryazarlığın yalnızca teknik bir beceri olarak değerlendirilmemesi gerektiğini aktaran Ülkü, “Güvenli internet kullanımı, siber zorbalıkla baş etme, mahremiyet, eleştirel düşünme ve yardım isteme becerilerini kapsayan bir ruh sağlığı alanı olarak ele almalı. Bu eğitimin erken yaşlardan itibaren verilmesi, çocukları dijital dünyaya karşı daha donanımlı hâle getirir. Çocukları korumak, onları dünyadan izole etmek değil; dijital dünyaya dayanıklı bireyler olarak hazırlamaktır. Sosyal medya yasağı, ancak aile, okul ve psikososyal desteklerle birlikte ele alındığında anlamlı bir koruyucu çerçeve sunabilir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım ise Türkiye’de 15 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya yasağı tartışmalarının, yalnızca bir düzenleme meselesi değil; çocuk ve ergen ruh sağlığını doğrudan ilgilendiren çok katmanlı bir konu olduğunu vurguladı.</p>

<p>Klinik gözlemlerin, erken yaşta denetimsiz sosyal medya kullanımının çocuklarda kaygıyı artırdığını, benlik algısını olumsuz etkilediğini ve akran karşılaştırmalarını yoğunlaştırdığını gösterdiğini aktaran Yıldırım, “Dikkat ve uyku problemleri de bu tabloya sıklıkla eşlik etmektedir. Bu nedenle sınırlama fikri ilk bakışta koruyucu bir adım gibi değerlendirilebilir.” dedi.</p>

<p>Ruh sağlığı perspektifinden bakıldığında, tek başına getirilen yasakların her zaman beklenen etkiyi yaratmadığına dikkat çeken Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, “Yasaklar kısa vadede erişimi kısıtlasa da, çocuklara dijital beceri kazandırılmadığında sorun çoğu zaman yalnızca ertelenmiş olur.” dedi.</p>

<p>Çocukluk ve ergenliğin merakın yoğun olduğu dönemler olduğunu hatırlatan Yıldırım, “Tamamen yasaklanan alanlar, çocuklar tarafından daha çekici hâle gelebilir. Bu durum gizli kullanım, denetimsiz içerik tüketimi ve yaşanan olumsuz deneyimlerin paylaşılmaması gibi riskleri beraberinde getirebilir.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Aileler güven ilişkisini güçlendirecek şekilde hareket etmeli!</strong></p>

<p>Ailelerin temel rolünün, çocukları sosyal medyadan tamamen uzak tutmak değil; onlara rehberlik etmek olduğunun altını çizen Yıldırım, “‘Ne izliyorsun?’ sorusundan çok, ‘Bunu izleyince nasıl hissettin?’, ‘Bu içerik sana ne düşündürdü?’ gibi sorular, çocuğun duygusal dünyasını anlamayı sağlar ve güven ilişkisini güçlendirir.” önerisinde bulundu.</p>

<p>Sosyal medyanın, günümüzde akran ilişkilerinin de bir parçası olduğuna vurgu yapan Klinik Psikolog Aybeniz Yıldırım, “Bu alandan tamamen dışlanmak, bazı çocuklarda ‘geri kalıyorum’ ya da ‘dışlanıyorum’ algısına yol açabilir. Bu nedenle yasakların, çocukların sosyal ihtiyaçlarını göz ardı etmeyen bir çerçevede ele alınması önemlidir.” dedi.</p>

<p>Okullarda dijital okuryazarlık ve siber zorbalık farkındalığına yönelik çalışmaların, bu sürecin ruh sağlığı boyutunu dengeleyen önemli destek alanları olduğunu dile getiren Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Çocukları dijital dünyadan korumanın yolu, onları bu dünyaya hazırlamaktan geçer. Yasaklar sınır koyabilir; ancak gerçek koruma, çocuğun bilinç kazanması, destekleyici ilişkiler kurması ve rehberlik almasıyla mümkündür. Dijital çağda ruh sağlığını koruyan temel unsurlar; bilinç, ilişki ve rehberliktir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/sosyal-medya-yasagi-cocuklari-korur-mu</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Jan 2026 08:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/01/15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-meclis-e-geliyor.webp" type="image/jpeg" length="14708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KLÜ Akademisyenlerinin Projelerine Destek]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/klu-akademisyenlerinin-projelerine-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/klu-akademisyenlerinin-projelerine-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi’nin akademisyenleri imza attıkları başarılı projelerine destek almaya hak kazanıyorlar.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Üniversitesi’nin akademisyenleri imza attıkları başarılı projelerine destek almaya hak kazanıyorlar.</p>

<p>TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında; Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Fatma KURŞUN BAYSAK’ın Proje Yürütücüsü olduğu, “Biyouyumlu Manyetik Nanopartiküllerden Nilotinib Salım Profilinin İncelenmesi" başlıklı proje, 99.815,00 TL bütçe ile desteklenmeye hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yine TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında; Kırklareli Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Talha Burak ALAKUŞ’un Proje Yürütücüsü, Arş. Gör. Dilan ONAT ALAKUŞ’un Proje Araştırmacısı olduğu “MOSEEG: Duygu ve Bilişsel Durum Analizi için Yeni Çok Modlu (Görsel, İşitsel ve Koku) Uyarıcı EEG Veri Seti" başlıklı proje, 97.500,00 TL bütçe ile desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>Öte yandan Trakya Kalkınma Ajansı Teknik Destek Programı kapsamında; Kırklareli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon bölümü Dr. Öğr. Üyesi Burcu ÖZÜBERK’in Proje Koordinatörü olduğu “Veriden Bilime SPSS: Akademik Çalışmalarda İstatiksel Analiz ve Bilimsel İspat" başlıklı proje, 80.000,00 TL bütçe ile desteklenecek.</p>

<p>Kırklareli Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada; “Akademisyenlerimizi tebrik eder başarılarının devamını dileriz” dendi.</p>

<p><img alt="Pgko R 11 12 2025 Acedc" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/pgko-r-11-12-2025-acedc.png" width="660" /></p>

<p><img alt="Pgko R 11 12 2025 C10B8" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/pgko-r-11-12-2025-c10b8.png" width="660" /></p>

<p><img alt="Pgko R 11 12 2025 C2973" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/pgko-r-11-12-2025-c2973.png" width="660" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/klu-akademisyenlerinin-projelerine-destek</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-2025-12-14t170239913-1.jpg" type="image/jpeg" length="46260"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Televizyonun Modası Geçmez!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/televizyonun-modasi-gecmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/televizyonun-modasi-gecmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre televizyonlar gelecekte bir cihazdan çok bir erişim yüzeyine dönüşecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, televizyonun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Denizcan Kabaş, televizyonların yerini mobil cihazlara bırakıp bırakmayacağına ilişkin, “Televizyonun tamamen ortadan kalkacağını düşünmüyorum ancak bugünkü haliyle de devam etmeyeceği kesin. Televizyon artık bir cihazdan çok, bir ‘erişim yüzeyi’ ne dönüşüyor. Evlerimizde büyük bir ekran olarak var olacak ama fonksiyonu değişecek. Mevcut cihazlar ve kullanım pratikleri düşünüldüğünde dijital platformlar, oyun konsolları, sosyal medya içerikleri ve canlı yayınların birleştiği çok katmanlı bir yapı yakın gelecekte televizyonun yeni tanımını oluşturacak. Yani dolayısıyla asıl odaklanılacak olan ‘televizyon kalacak mı?’ değil; ‘neye dönüşecek?’ sorusu. Televizyon yirmi yıl sonra da evdeki en büyük ekran olarak önemini koruyacak fakat o ekrana gelen içerik, geleneksel yayın mantığından çok platform merkezli olacak.” dedi.</p>

<p><strong>“Televizyon öldü/ölmedi” tartışmaları nereye gidiyor?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Televizyonun ölüp ölmediği tartışmalarını da değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Kabaş, şunları söyledi:</p>

<p>“Bu tartışmayı iletişim ve medya araçlarının her bir evresinde tekrar tekrar gördük. Radyo için de sinema için de benzer söylemlerle karşılaşıldı. Nitekim hiçbiri ölmedi, en azından her şeyiyle ortadan kalkmadı, sadece biçim değiştirdi. Bugün televizyon için de ‘öldü’ denilen dönemin içerisinde olabiliriz ama aslında olan şey şu: Televizyonun 20. yüzyıldaki merkezi konumu sona erdi. Bu da oldukça doğal. Dijital çağ, izleyiciyi tek yönlü bir akıştan kurtardı ve seçenekler oldukça çeşitlendi. Televizyonun tekeli dağılmış oldu ve bu medya ekosistemi çerçevesinde bir açıdan demokratikleştirici bir kırılma. Dolayısıyla ‘ölüm’ değil, ‘yer değiştirme’ söz konusu. Tabii ki bu durumun sadece iyimser bir taraftan değil eleştirel perspektiften de ele alınması gerekecektir.”</p>

<p><strong>Ev içi ortak izleme geleneği sürecek… </strong></p>

<p>Gelecekte televizyonun fiziksel formuna ilişkin de açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Kabaş, “Televizyonun fiziksel hâli daha geçirgen olacak; duvarı tamamen kaplayan paneller, holografik yansıtıcı yüzeyler, artırılmış gerçeklik katmanları… Bunların birçoğunu aslında deneyimleyebiliyoruz. Ancak burada kritik olan teknolojinin yapısal özelliğinden ziyade, birlikte izleme pratiğinin sürdürülmesi. İnsanlar hâlâ aynı mekânda aynı şeyi izlemekten keyif alabiliyor. Farklı ekranlarda izlenen içerikler bile bir noktada ortak paylaşıma giriyor. Eş zamanlı izleme pratikleri de yine en temel iletişimsel eylemlerden olan ‘izlendiği sırada üzerine konuşmayı’ sürdürüyor. Dolayısıyla ekran biçim değiştirse de ‘ev içi ortak izleme’ geleneği sürecek. Televizyonun geleceği biraz da bunun üzerine inşa olacak; aynı anda hem kişiselleştirilmiş hem de kolektif bir ekran deneyimi.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Dijital platformlar televizyon ekosisteminin yeni merkezleri oldu</strong></p>

<p>YouTube, TikTok, Netflix gibi platformların artık televizyonun rakibi değil televizyon ekosisteminin yeni merkezleri olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kabaş, şöyle devam etti:</p>

<p>“Tehditten ziyade zorunlu bir dönüşüm baskısı yaratıyorlar. Genç izleyici ritmi hızlandı, dikkat süresi daraldı ve içerik tüketimi ‘süreklilikten’ ziyade ‘anlık fragmanlar’ mantığına geçti. Geleneksel televizyon tüm yapısıyla bunun dışında kalırsa görünmez hâle gelecek. Dolayısıyla bir bütün olarak düşünmek, geleceği somutlaştırma adına önem taşıyor. Geleneksel haber içeriklerinde sosyal medya mecralarındaki formatlara yer verilmesi, geleneksel televizyon kanallarının bu mecralara uygun içerikler üretmesi ve televizyon kanallarının sosyal medya etkileşimli bir anlayışı işler kılmaya çalışması bunun bir karşılığı olmakta. Netflix’in dramatik yapıyı dönüştürmesi, YouTube’un kendi tür ve anlatı biçimlerini değer ekonomisine yerleştirmesi, TikTok’un ritmi belirlemesi gibi örnekler de televizyon olarak tanımladığımız cihaz, biçim ve akış yapısını yeniden tanımlayan süreçler. Kısacası televizyon platformları tehdit olarak görürse kaybedeceğini zaten önceki yıllarda deneyimledi şimdi ise bu alana entegrasyon fırsatı olarak yaklaşıyor ve hâliyle dönüşüyor.”</p>

<p><strong>Dijital alandaki lineerlik yeni biçimlere evriliyor</strong></p>

<p>Lineer yayının hâlâ güçlü olduğu iki alana yaslandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Kabaş, “İlk olarak bu yayın anlayışı ‘canlılık’ ile eşleşiyor. Son dakika gelişmeleri, haber, spor karşılaşmaları, bazı yarışma türleri, seçim ve benzeri dönemleri takip etmek canlılık içerisinde anlamlı bir faaliyete dönüşüyor. Bir diğer dinamik de rutin oluyor. Televizyonu açtığımızda o saatte neyle karşılaşacağımıza dair genel bir bilgimiz bulunması, herhangi bir gelişme olduğunda televizyon haber kanallarının bize bu olayı/durumunu göstereceğini bilmemiz, günün akışına paralel içerik türlerinin devamlılığı gibi konular burada karşılık buluyor. Dolayısıyla bu iki alan, televizyonun varlığı ve öneminin sürekliliğini sağlıyor. Ancak dramatik içerik, belgesel, eğlence ve genç izleyicinin takip ettiği formatlarda lineer akışın anlamı giderek azalıyor. Belirli canlı yayın formatları içerisinde dijital alandaki lineerlik ise yeni biçimlere evriliyor. Dolayısıyla televizyonu yakın bir gelecekte hibrit bir form bekliyor: hem program akışı sürecek, canlı yayınlar devam edecek hem de izlerken durdurabildiğimiz, geri sardığımız ve ek unsurları interaktif bir şekilde kullanabildiğimiz modüler bir içerik evreni yaygınlaşacak.” dedi.</p>

<p><strong>Mobil ekran bırakılmayacak, büyük ekran terk edilmeyecek</strong></p>

<p>Gençlerin mobil ekranları tercih etmesinin televizyonun yaşlı kuşak aracına dönüşeceği yönündeki görüşlere de değinen Dr. Öğr. Üyesi Kabaş, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Mobil ekran tercihinin nedeni sadece televizyonun kendisiyle ilgili değil yeni kuşakların mobilite, hız ve çoklu uygulamaya alışmış olması. Bu, televizyonun daha geç kuşaklara sıkışacağı anlamına gelmiyor. Yirmi yıl sonra televizyon gençler için nostaljik bir nesne değil çoklu kullanım deneyiminin bir anlamda büyük ekrandaki sürümü olacak. Gençler mobil ekranı bırakmayacak ama büyük ekranı tamamen terk etmeyecek. Burada da dönüşen şey içeriği hangi bağlamda tükettiğimiz. Televizyon her dönem olduğu gibi izleyici olgusuyla karşılıklı bir ilişki içerisinde. Bu ilişki bugün için çok daha kırılgan, geçişken ve etkileşimli. Dolayısıyla bugünkü gençler, televizyonu da yeniden biçimlendirecek kuşak.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/televizyonun-modasi-gecmez</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/rear-view-of-a-couple-watching-tv-while-relaxing-on-the-sofa-at-home-1132715308-84cec9878a8d4f2f98706c3d9953d487.jpg" type="image/jpeg" length="22720"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DİKKAT! Instagram Ve WhatsApp Hesabınız Çalınabilir]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/dikkat-instagram-ve-whatsapp-hesabiniz-calinabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/dikkat-instagram-ve-whatsapp-hesabiniz-calinabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar Türkiye’de büyüyen bir  sorun hâline gelen  Instagram ve WhatsApp hesaplarının çalınması konusuna dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Instagram ve WhatsApp hesap çalma saldırıları, teknik olarak çoğu zaman karmaşık istismar zincirlerinden çok; “insan davranışını hedef alan sosyal mühendislik ve kimlik avı” yöntemlerine dayanıyor. Türkiye’de hem sıradan kullanıcılar hem de kamuya mal olmuş kişiler bu saldırıların hedefinde. Dolandırıcılar, ele geçirdikleri güven ilişkisini de kullanarak çok kısa sürede büyük maddi kayıplara yol açabiliyor. ESET açısından çözüm, yalnızca bir antivirüs veya tekil bir güvenlik ürünü kurmaktan ibaret değil. Etkili koruma; kullanıcı farkındalığı, güçlü kimlik ve parola yönetimi, çok faktörlü doğrulama, mobil ve uç nokta güvenliği ile bütünleşik bir “sıfır güven” yaklaşımı gerektiriyor. En zayıf halka hâlâ insan ama doğru araçlar ve alışkanlıklarla bu halkayı güçlendirmek mümkün.</p>

<p><strong>Neden Instagram ve WhatsApp?</strong></p>

<p>Türkiye’de sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları günlük hayatın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. İş hayatı, okul ve aile içi iletişimde WhatsApp ve Instagram, resmî kanallar kadar etkili. Bu da iki kritik sonucu beraberinde getiriyor: Ele geçirilen bir hesap, sadece sahibini değil; “tüm rehberi ve takipçi ağını” doğrudan etkiliyor. Dolandırıcılar, “gerçek bir arkadaş veya aile üyesi” kimliğine bürünerek, klasik telefon dolandırıcılığından çok daha ikna edici olabiliyor. Dünya genelinde dijital dolandırıcılık kayıplarının 2023 yılında 1 trilyon ABD dolarını aştığı tahmin ediliyor. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları da bu zararın önemli bir kısmını oluşturuyor. Meta hakkında açılan bir dava dosyasında, yalnızca 2022 yılında günde ortalama 100 bin WhatsApp hesabının ele geçirildiği, 2023’te ise bu sayının 400 bine kadar çıktığı iddia ediliyor. Bu rakamlar, hesap ele geçirme saldırılarının ölçeğini ortaya koyuyor.</p>

<p></p>

<p><strong>Bireysel kullanıcılar için ESET’ten öneriler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>WhatsApp’ta İki Adımlı Doğrulama özelliğini (PIN kodu) etkinleştirin.</li>
 <li>Instagram’da İki Faktörlü Kimlik Doğrulama’yı (uygulama tabanlı doğrulama tercih ederek) açın.</li>
 <li>Her iki platformda da kullandığınız parolaların benzersiz ve uzun olmasına dikkat edin (en az 12 karakter, harf–rakam–sembol karışımı).</li>
</ul>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Size gelen 6 haneli doğrulama kodunu kimseyle paylaşmayın. Ne WhatsApp ne Instagram ne de “destek ekibi” bu kodu sizden istemez.</li>
 <li>Mesaj içeriği ne kadar inandırıcı olursa olsun, yüksek tutarlı para veya acil talep içeren her mesajı farklı bir kanaldan (telefon, görüntülü arama) doğrulayın.</li>
 <li>Bilinmeyen kaynaklardan gelen linklere tıklamadan önce, adres çubuğunu ve alan adını dikkatle kontrol edin. Küçük bir harf farkı bile sahte siteye işaret edebilir.</li>
</ul>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Android’de mümkün olduğunca sadece resmî mağaza (Google Play) üzerinden uygulama indirin; bilinmeyen kaynaklardan gelen APK dosyalarını kurmayın.</li>
 <li>Telefonunuzda güncel bir mobil güvenlik çözümü (örneğin ESET Mobile Security) bulundurun.</li>
 <li>İşletim sistemi ve uygulamaları güncel tutun; eski sürümlerde kritik güvenlik açıkları bulunabilir.</li>
</ul>

<p><strong>Hesabınız ele geçirilirse yapmanız gerekenler</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Öncelikle e-posta hesabınızın güvende olduğundan emin olun; gerekirse parolayı değiştirin ve 2FA açın.</li>
 <li>Instagram ve WhatsApp’ın resmî destek sayfalarındaki “Hesabım ele geçirildi” adımlarını eksiksiz takip edin.</li>
 <li>Dolandırıcılık iddiası varsa ödeme dekontları ve yazışmalarla birlikte savcılık veya emniyet birimlerine başvurun.</li>
 <li>Çevrenizi bilgilendirin; sizin adınıza gelebilecek yeni mesajlara karşı uyarın.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/dikkat-instagram-ve-whatsapp-hesabiniz-calinabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Dec 2025 09:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/1765520256-gorsel-1.jpg" type="image/jpeg" length="27798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklarelili Akademisyen, “Profesör” Ünvanı Aldı]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelili-akademisyen-profesor-unvani-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelili-akademisyen-profesor-unvani-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesi doğumlu öğretim üyesi Samet Kavoğlu bir başarıya daha imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesi doğumlu olan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğretim üyesi, akademisyen-yazar Samet Kavoğlu bir başarıya daha imza attı.</p>

<p>1983 doğumlu başarılı isim profesör unvanı almaya hak kazandı.</p>

<p>Lisans eğitimini Ankara Ü. İletişim Fak. Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünde tamamlayan, yüksek lisans derecesini 2009 yılında Trakya Ü. SBE İşletme Anabilim Dalında, doktora derecesini ise 2016 yılında Gazi Ü. SBE Halkla İlişkiler ve Tanıtım ABD'da alan Kavoğlu, halkla ilişkiler, siyasal iletişim, kamu diplomasisi ve itibar yönetimi konularında çalışmalarıyla öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Teoriden Uygulamaya Siyasal İletişim”, “Türk Kamu Diplomasisi” gibi kitapları, onlarca makalesi bulunan başarılı akademisyen son olarak “Profesör” Ünvanı aldı.</p>

<p>Alternatif Ailesi olarak kendisini bu anlamlı ve gurur verici başarısından dolayı tebrik ediyor, bilim dünyasına ve ülkemize yapacağı değerli katkılar için başarılarının devamını diliyoruz.</p>

<p><img alt="P7 K C Ob Ma 400X400" class="detail-photo img-fluid" height="399" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/p7-k-c-ob-ma-400x400.jpg" width="399" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Şefik Kenar</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelili-akademisyen-profesor-unvani-aldi</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/12/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-2025-12-05t163550409.jpg" type="image/jpeg" length="27521"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[WhatsApp Dolandırıcılarına Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/whatsapp-dolandiricilarina-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/whatsapp-dolandiricilarina-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2023 yılından beri WhatsApp’ta bulunan ekran paylaşım özelliği dolandırıcıları da cezbediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2023 yılından beri WhatsApp’ta bulunan ekran paylaşım özelliği dolandırıcıları da cezbediyor. Bu özellik kötü niyetli kişiler tarafından kullanıcıların verilerini, kimliklerini ve paralarını çalmak için giderek daha fazla kullanılıyor.</p>

<p>Dolandırıcılar WhatsApp video görüşmesi sırasında insanları telefon ekranlarını paylaşmaya ikna ederek bilgilerini çalıyor ve sonrasında zarara uğratıyorlar. Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET bu dolandırıcılık yöntemi hakkında bilinmesi gerekenleri paylaştı, kullanıcıların bu dolandırıcılıktan nasıl korunabileceğini açıkladı.</p>

<p>Dolandırıcılık tanınmayan bir numaradan gelen WhatsApp video görüşmesi ile başlıyor. Dolandırıcı, banka veya hizmet temsilcisi, WhatsApp veya Meta destek temsilcisi, hatta zor durumda olan bir arkadaşınız veya akrabanız gibi davranıyor. Meşru görünmek için gerçek kimliklerini gizlemek amacıyla video akışını devre dışı bırakabiliyor, karartabiliyor veya bulanıklaştırabiliyorken yerel bir telefon numarasını taklit ediyor. Arayan kişi, kredi kartınızda yetkisiz bir harcama olduğunu, başka bir cihazda kapatılması gereken açık bir oturum olduğunu, onaylamanız gereken bekleyen bir ödül olduğunu veya hesabınızın askıya alınma riski olduğunu iddia ediyor.</p>

<p><img alt="1763493498 Gorsel 1" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/1763493498-gorsel-1.png" width="1920" /></p>

<p><strong>Amaç, panik hissi yaratmak, düşünmeden harekete geçirmek </strong></p>

<p>Dolandırıcı, sözde sorunu çözmek için size uzaktan yardım etmek amacıyla telefonunuzun ekranını paylaşmanızı ister. AnyDesk veya TeamViewer gibi meşru bir uzaktan erişim uygulamasını yüklemeniz istenebilir. Bunu yaptığınızda gelen tüm metin mesajları ve WhatsApp doğrulama kodları saldırganın görebileceği hâle gelir. Bunları ele geçiren saldırgan, WhatsApp hesabınızı hemen ele geçirebilir. Ancak işler bundan sonra daha da kötüye gider. Ekranınız kötü niyetli kişilere gerçek zamanlı olarak görünür olduğundan sözde sorunu çözme bahanesiyle parolalarınızı, 2FA kodlarınızı, tek kullanımlık parolalarınızı (OTP) çalabilir, ekran görüntüsü alabilir veya banka uygulamanızı açmanızı isteyerek sizi banka havalesi yapmaya ikna edebilirler. Ayrıca kurbanlarını, hassas bilgileri daha sonra çalmak için sessizce kaydeden keylogger gibi kötü amaçlı yazılımları yüklemeye ikna edebilirler. Doğrulama kodlarını ve banka verilerini elde ettikten sonra, dolandırıcılar banka hesaplarınızı boşaltabilir, sosyal medya ve diğer çevrimiçi hesaplarınızı ele geçirebilir ve sizi taklit ederek dolandırıcılığa devam edebilir, bu sefer hedefleri akrabalarınız ve arkadaşlarınız olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kendinizi WhatsApp dolandırıcılarından nasıl koruyabilirsiniz? </strong></p>

<p>· Kişisel olarak tanımadığınız biriyle ekranınızı asla paylaşmayın, özellikle de istenmeyen bir arama sırasında. Bilinmeyen bir numaradan, arayan kişinin bir banka, çevrimiçi hizmet sağlayıcı veya başka bir güvenilir kuruluşu temsil ettiğini iddia ettiği bir arama alırsanız telefonu kapatın ve doğrulanmış bir kanal aracılığıyla doğrudan ilgili kuruma başvurun.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Parolalarınızı, doğrulama kodlarınızı veya herhangi bir kişisel veya finansal verinizi telefonla asla paylaşmayın. Çevrimiçi hizmetler, bankalar veya diğer meşru şirketler, istenmeyen aramalar veya mesajlar yoluyla parolalarınızı, PIN kodlarınızı veya kart bilgilerinizi asla sormazlar.</li>
 <li>AnyDesk veya TeamViewer gibi uzaktan erişim araçları, cihazınızın tam kontrolünü onlara verebileceğinden yabancıların isteği üzerine uzaktan erişim uygulamaları yüklemekten kaçının.</li>
 <li>Alarm verici bilgileri bağımsız olarak doğrulayın. Dolandırıcıların genellikle sizi paniğe sokarak aceleyle harekete geçmenizi sağlayacaklarını unutmayın. Bu dürtüye karşı koyun; derin bir nefes alın ve düşünün.</li>
 <li>Birisi banka hesabınızda bir sorun olduğunu veya arkadaşınızın veya akrabanızın başının dertte olduğunu iddia ederse herhangi bir işlem yapmadan önce bankanızla veya akrabanızla doğrudan ve başka bir kanal üzerinden iletişime geçin.</li>
 <li>WhatsApp’ta 2FA’yı (uygulamada iki aşamalı doğrulama olarak adlandırılır) etkinleştirmek için <em>Ayarlar </em>→ <em>Hesap </em>→ <em>İki aşamalı doğrulama </em>→ <em>Aç </em>veya <em>PIN’i ayarla </em>seçeneğine gidin. Bu şekilde, siber suçlular giriş bilgilerinizi ele geçirse bile hesabınıza erişmek için bu ikinci faktöre ihtiyaç duyacaklardır.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/whatsapp-dolandiricilarina-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 13:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/1763493496-cybersecurity1.jpeg" type="image/jpeg" length="55821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pınarhisar’ın İlk Bilimsel Kongresi Gerçekleşti]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/pinarhisarin-ilk-bilimsel-kongresi-gerceklesti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/pinarhisarin-ilk-bilimsel-kongresi-gerceklesti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ASES Uluslararası Kırklareli Bilimsel Çalışmalar Kongresi, Pınarhisar'da yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Onursal Başkanlığını Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak’ın yaptığı ASES Uluslararası Kırklareli Bilimsel Çalışmalar Kongresi, Düzenleme Kurulu Başkanı ve Pınarhisar Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Can Demirel’in öncülüğünde gerçekleştirildi.</p>

<p>Pınarhisar’da düzenlenen ilk bilimsel kongre olma niteliğini taşıyan etkinliğin açılış programı, Pınarhisar Belediye Kültür Merkezinde yoğun katılımla yapıldı.</p>

<p>Açılış törenine; Kırklareli Valisi Uğur Turan, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak, Pınarhisar Kaymakamı Enver Özderin, Pınarhisar Belediye Başkanı İhsan Talay, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katılım gösterdi.</p>

<p><img alt="6B4Ddb26 A386 4Fb6 Bc11 9335086C332C" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/6b4ddb26-a386-4fb6-bc11-9335086c332c.jpg" width="1237" /></p>

<p><strong>Dr. Öğr. Üyesi Can Demirel’den Protokole Teşekkür</strong></p>

<p>Düzenleme Kurulu Başkanı ve Pınarhisar MYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Can Demirel, konuşmasında Pınarhisar’da ilk kez uluslararası düzeyde bir bilimsel kongre düzenlemenin gururunu yaşadıklarını dile getirdi. Demirel, kongreye destek veren protokole özel teşekkürlerini ileterek: “Bilimin ışığını ilçemizde yakmak ve büyütmek için çıktığımız bu yolda bugün tarihi bir adım atıyoruz.” dedi.</p>

<p>Açılış programında söz alan Pınarhisar Belediye Başkanı İhsan Talay da, Pınarhisar’ın ilk bilimsel kongresine ev sahipliği yapmanın kendileri için büyük bir mutluluk olduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="F9C5C6C9 E8Dd 46F6 B18A 00404E829326" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/f9c5c6c9-e8dd-46f6-b18a-00404e829326.jpg" width="1238" /></p>

<p><strong>Vali Turan ve Rektör Ak Bilimin Önemini Vurguladı</strong></p>

<p>Rektör Prof. Dr. Rengin Ak ise üniversitenin bilimsel üretkenliğini artırmaya odaklandığını vurguladı. Pınarhisar’ın ilk bilimsel kongresinin bölge için değerli bir kazanım olduğunu ifade eden Rektör Ak, genç araştırmacıların teşvik edilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını belirterek emeği geçenlere teşekkür etti.</p>

<p><img alt="6Edc0812 D84A 452C 9Cc6 308046B66D1A" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/6edc0812-d84a-452c-9cc6-308046b66d1a.jpg" width="1237" /></p>

<p>Açılış konuşmasında Vali Uğur Turan, kongrenin düzenlenmesine katkı sağlayan tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederek, bilimsel üretime katkı sunan akademisyenleri tebrik etti. Pınarhisar’ın ilk bilimsel kongresine ev sahipliği yapmasının önemine değindi.</p>

<p><img alt="41D32B55 Afcb 47E8 B488 1Ca397F65150" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/41d32b55-afcb-47e8-b488-1ca397f65150.jpg" width="1600" /></p>

<p><strong>209 Bildiri Sunuldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılış programının ardından bilimsel oturumlara geçildi. 52 bildiri, Pınarhisar Meslek Yüksekokulu salonlarında yüz yüze sunuldu. 157 bildiri ise çevrim içi ortamda gerçekleştirildi.</p>

<p>Farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getiren kongre, bilimsel etkileşimin yoğun olduğu verimli oturumlarla tamamlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/pinarhisarin-ilk-bilimsel-kongresi-gerceklesti</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 13:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/3f2d1b53-65fc-4a19-b083-f1d9cbd84d0b.jpg" type="image/jpeg" length="80736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Çağında Karar Yine İnsanın!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/yapay-zeka-caginda-karar-yine-insanin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/yapay-zeka-caginda-karar-yine-insanin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Felsefe Günü'nde dijital çağın getirdiği değişimleri değerlendiren Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, “Yapay zekaya aklımıza gelen tüm soruları sorabiliriz ancak ne yapacağımız ve nasıl yaşayacağımızla ilgili nihai karar her zaman bize ait olmak zorunda” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, her yıl Kasım ayının üçüncü perşembe günü kutlanan Dünya Felsefe Günü dolayısıyla dijital çağda felsefenin önemine değindi.</p>

<p><strong>Felsefe farklılıklarla birlikte düşünme becerisini geliştirmeye çağırıyor</strong></p>

<p>Unesco’nun, Dünya Felsefe Gününün felsefe ile ilgilenen herkese ait olduğunu söylediğine işaret eden Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, “Dünya Felsefe Günü, çağımızın problemlerini ve krizlerini akılcı, kültürlerarası diyaloğu güçlendirerek tartışabileceğimiz hoşgörülü bir ortam yaratmaya aracı olmayı hedefler. Yani felsefe yalnızca kendimizi anlamak ve tanımakla yetinen bir etkinlik değildir; aynı zamanda bizden farklı olanla karşılaşmak, bu farklılıkları tanımak ve bu farklılıklarla birlikte düşünmek becerisini de geliştirmeye çağıran bir etkinliktir.” dedi.</p>

<p><strong>Dijital çağda, düşünmenin ve sorgulamanın anlamı değişti mi?</strong></p>

<p>Dijitalleşmenin hayatlarımızı önemli oranda kolaylaştırdığı ve ilerleyen dönemlerde daha da kolaylaştıracağı gerçeğini görmenin gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, “Yapay zeka aracılığıyla üzerinde düşündüğümüz ya da araştırma yaptığımız konular hakkında her zamankinden çok daha fazla veriye ulaşabiliyoruz. Yine yapay zeka bu veriyi işleyebiliyor ve bize anlamlı sonuçlar verebiliyor. Ancak bu dijitalleşme insanın üzerinden kendi yaşamıyla ve varoluşuyla ilgili önemli sorularla meşgul olmak ve bu sorulara kendi yaşamlarında aldıkları kararlar ve yaptıkları tercihlerle birtakım cevaplar aramak ve vermek sorumluluğunu alamaz. Örneğin yapay zekaya aklımıza gelen tüm soruları sorabiliriz ancak ne yapacağımız ve nasıl yaşayacağımızla ilgili nihai karar her zaman bize ait olmak zorunda. Bu nedenle eleştirel düşünebilme, kendimize, başkalarına ve dünyaya ilişkin içten bir merak ve sorgulama hiçbir zaman yapay zeka ile gerçekleştirilemez. Dijital çağda da düşünmenin ve sorgulamanın anlamının değişmediğini ancak eskisine oranla çok daha büyük bir önem, değer ve aciliyet kazandığını söyleyebiliriz.” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Teknolojinin dönüştürücü gücünü sorgulama felsefi bir ihtiyaç</strong></p>

<p>İnsanın dünya üzerinde var olmaya başladığı ilk andan itibaren hem kendisine hem de etrafında yaşadığı dünyaya şu veya bu şekilde bir anlam yüklediğini kaydeden Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, “Onu belirli bir şekilde yorumlamış ve dönüştürmüştür. Teknoloji de bu dönüştürme araçlarından bir tanesidir aslında. Dolayısıyla teknoloji aracılığıyla insanın kendisini ve yeryüzünü nasıl dönüştüreceği ve neye dönüştüreceği teknolojinin kendisinin cevaplayamayacağı açık bir soru olarak durmaktadır. Günümüzde yaşanan savaşları, hammadde ve iklim krizlerini düşünecek olursak bu soru son derece hayati ve acil bir sorudur. Bu soru ancak felsefi etkinliğin ve felsefece bir yaşamın teori ve pratiğin önünde açabileceği yeni ufuklar içinde ele alınabilir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p>Yapay zeka felsefesi adı altında ele alınabilecek kendine özgü bir alandan bahsetmenin mümkün olduğunu belirten Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, “Yapay zeka felsefesi yapay zekanın hayatlarımızda kapladığı yerin ortaya çıkarabileceği çeşitli ahlaki ve pratik soruları, insan zihni ve yapay zeka arasındaki ilişkileri, farklılıkları ve benzerlikleri, insan ve makineler arasındaki ilişkileri ele alır ve tartışır.” dedi.</p>

<p><strong>Yakın zamanda bilinçli bilgisayarlar programlamamız pek mümkün görünmüyor</strong></p>

<p>Yapay zekanın “düşünebilme” ya da “bilinç” sahibi olma kapasitesi olup olmadığını değerlendiren Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, şöyle devam etti:</p>

<p>“Zeka sorun çözme becerisi anlamına gelirken bilinç acı, neşe, aşk ve öfke gibi şeyleri hissedebilme ve kendinin farkında olabilme becerisini de ifade eder. Yapay zeka, verilerle sorun çözme konusunda insandan çok daha becerikli bir hale gelebilir. Ancak bu onun zamanla bilinç kazanacağı anlamına gelmez. Biz henüz bilincin kökeni ve nasıl ortaya çıktığı hakkında yeterince bilgi sahibi olamadığımız için yakın zamanda bilinçli bilgisayarlar ya da makineler programlamamız pek mümkün görünmüyor gibi. Bu konuya ilgisi olanlar Yuval Noah Harari’nin 21. YY Dersleri isimli kitabına bakabilirler.”</p>

<p><strong>Yapay zeka insan ürünü olan fikir ve düşünceleri işleyip ortaya yeni bir felsefe atabilir</strong></p>

<p>İnsan aklının ürünü olan bir sistemin, kendi felsefesini oluşturup oluşturamayacağı konusunu da ele alan Prof. Dr. Çiğdem Yazıcı, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“İnsan ürünü bir sistem, bir felsefe yaratması söz konusu olduğunda ancak insanı taklit edebilir. İnsan aklının ürünü olan bir sistem derken yapay zeka benzeri bir sistemden bahsediyorsak eğer yapay zeka yalnızca insan ürünü olan fikir ve düşünceleri bir veri olarak işleyip ortaya yeni bir felsefe atabilir. Ama bu felsefe insan aklının ürettiklerinden bağımsız olamaz; insanların toplu birikimlerini aktardıkları verilerin derlenmesi ile ortaya daha önce yazılmamış daha kapsamlı felsefe tarihi derlemelerinden ortaya felsefi teori örnekleri çıkartabilir. Kaldı ki yapay zekanın ortaya attığı felsefe ne tür bir soru etrafında şekillenecek yani başlangıç noktası ne olacak? Yapay zeka neden yeni bir felsefi sistem ortaya atmaya ihtiyaç duysun? Bunu ancak kendisi dışındaki bir etki nedeniyle örneğin bir insanın bunu talep etmesi üzerine yapabilir. Felsefe ancak insana özgü bir anlamlandırma ihtiyacının ürünü olarak kendi otantikliğini koruyabilir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/yapay-zeka-caginda-karar-yine-insanin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 07:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/1-3728.jpg" type="image/jpeg" length="91780"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay Zeka Mı, Gerçek Mi?]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/yapay-zeka-mi-gercek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/yapay-zeka-mi-gercek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Artık gördüğümüz, duyduğumuz, hatta okuduğumuz içeriklerin gerçekten olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor.” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretim teknolojileri konusunu değerlendirdi.</p>

<p><strong>"Deepfake" teknolojisi nedir?</strong></p>

<p>Yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretiminin, genel olarak "deepfake" teknolojisi olarak adlandırıldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Kelime oluşumu itibariyle Deepfake, ‘deep learning’ (derin öğrenme) ve ‘fake’ (sahte) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmektedir. Bu teknoloji, yüz tanıma, ses analizi ve görüntü işleme gibi alanlarda geliştirilen derin öğrenme algoritmalarını kullanarak, gerçeğe son derece yakın sahte video, ses veya görüntüler üretir.” dedi.</p>

<p><strong>Kötü niyetli kişiler tarafından kullanılabiliyor</strong></p>

<p>Deepfake teknlojisini kullanılarak bir kişinin yüzü, mimikleri veya sesinin taklit edilebildiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Bu sayede gerçekte yaşanmamış bir konuşma veya olay sanki gerçekleşmiş gibi sunulabilir. Bu teknoloji, yaratıcı içerikler üretmek için kullanılabileceği gibi, kötü niyetli kişiler tarafından dezenformasyon yaymak veya dolandırıcılık yapmak amacıyla da kullanılabilir.” diye konuştu.</p>

<p><strong>Sahte haber üretimi yapılabiliyor</strong></p>

<p>Yapay zekâ ile üretilen video ve ses içeriklerinin günümüzde sinema, eğitim, reklam, oyun ve medya gibi pek çok alanda yaygın olarak kullanıldığını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Reklamlar, uzaktan eğitim videoları, dijital oyunlardaki karakterler, sanal haber sunucuları ve farklı dillere çevrilen içerikler bu teknoloji sayesinde hızlı ve düşük maliyetle hazırlanmaktadır. Öte yandan, aynı teknolojiler sahte haber üretimi, dolandırıcılık ve bilgi kirliliği yaratmak gibi amaçlarla da kötüye kullanılabilmektedir.” ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Deepfake videoların bu denli ikna edici olmasının temelinde ne var?</strong></p>

<p>Deepfake videoların bu denli ikna edici olmasının temelinde, yapay zeka teknolojilerinin, özellikle de derin öğrenme modellerinin, görüntü ve ses üretiminde sunduğu artan gerçekçilik ve ayrıntı düzeyinin yattığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Yüz ifadeleri, göz kırpma, ışıklandırma ve ten dokusu gibi detaylar artık çok daha doğal biçimde taklit edilebiliyor. Ses klonlama teknolojileri ise konuşma ritmi ve tonlamayı başarıyla kopyalayabiliyor. Görüntü ve ses kalitesindeki bu ilerleme, sahte içerikleri her geçen gün daha inandırıcı kılıyor ve bu da onların insan gözüyle ya da kulağıyla fark edilmesini giderek zorlaştırıyor.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Dijital çağda “gerçeklik” kavramı köklü bir dönüşüm geçiriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zeka, deepfake ve benzeri teknolojilerle birlikte dijital çağda “gerçeklik” kavramının köklü bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Artık gördüğümüz, duyduğumuz, hatta okuduğumuz içeriklerin gerçekten olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor. Bu durum, bilgiye erişimde daha fazla şüpheciliği beraberinde getirirken, doğruluğu ve güvenilirliği teyit edebilecek yeni yöntemlere ve etik standartlara olan ihtiyacı da artırıyor.” dedi.</p>

<p><strong>Deepfake videolarda ayırt edici unsurlar neler?</strong></p>

<p>Bir görüntünün veya sesin yapay zekâ ürünü olup olmadığını tespit etmeye yönelik teknik ve yöntemlerin giderek geliştiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, şöyle devam etti:</p>

<p>“Bu tespit süreçleri; görüntü işleme, ses analizi ve makine öğrenimi tekniklerine dayanmaktadır. Görsellerde yüz ifadeleri ve mimikler analiz edilerek sahte içerik belirlenmeye çalışılır. Deepfake videolarda dikkat edilebilecek bazı ayırt edici unsurlar şunlardır; göz kırpmanın doğal olmaması, ağız hareketleri ile ses arasında senkronizasyon problemleri, ten rengi geçişlerindeki yapaylık, ışık yansımalarının doğallıktan uzak olması, saç ve kenar detaylarında görülen bozulmalar. Ses analizinde ise frekans spektrumu, vurgu, tonlama ve nefes alma gibi ayrıntılar incelenir. Bunun yanı sıra, özel olarak eğitilmiş derin öğrenme modelleri de sahte içeriklerin tespitinde etkin bir şekilde kullanılmaktadır.”</p>

<p><strong>İleri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine kadar başarılı</strong></p>

<p>Günümüzde yapay zekâ ile üretilen görüntü ve seslerin, çoğu zaman insan gözü ve kulağının ayırt edemeyeceği kadar gerçekçi hale geldiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Her ne kadar dikkatli bir incelemeyle hala bazı yapaylıklar sezilebilse de örneğin yüz ifadelerinin doğallıktan uzak olması, göz hareketlerindeki tutarsızlık ya da sesin mekanik tınısı gibi, bu farklar giderek daha az belirgin hale gelmektedir. Özellikle ileri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine, ses tonundan nefes alma düzenine kadar birçok ayrıntıyı yüksek başarıyla taklit edebilmektedir. Bu nedenle kısa süreli ya da düşük çözünürlüklü sahte içerikler, çoğu zaman gerçekmiş gibi algılanabilmektedir.” dedi.</p>

<p><strong>Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli</strong></p>

<p>Sosyal medyada paylaşılan bir videonun doğruluğunu sorgulamak için bireylerin öncelikle içeriğin kaynağını araştırması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>“Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli, içeriğin resmi ya da tanınmış platformlardan yayımlanıp yayımlanmadığı kontrol edilmelidir. Aynı olaya dair farklı kaynaklardan gelen videolar veya haberlerle karşılaştırma yapmak, içeriğin doğruluğunu teyit etmek açısından etkili bir yöntemdir. Ayrıca videodaki ses ve görüntü arasındaki tutarsızlıklar dikkatle analiz edilmelidir. Tüm bunlara ek olarak, yapay zekâ destekli tespit araçları da sahte içeriklerin belirlenmesinde önemli bir destek sunar.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/yapay-zeka-mi-gercek-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Nov 2025 08:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/11/deepfake-concept-with-young-woman-and-digital-overlay-jpg767x505.jpg" type="image/jpeg" length="17641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayraktar TB2 Edirne'deki Festivalde Sergilendi]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/bayraktar-tb2-edirnedeki-festivalde-sergilendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/bayraktar-tb2-edirnedeki-festivalde-sergilendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk savunma sanayisi ürünü Bayraktar TB2 silahlı insansız hava aracı (SİHA) Edirne'deki Trakya Keşif Fest'te sergilendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trakya Üniversitesi (TÜ) ev sahipliğinde TÜBİTAK desteğiyle, Edirne Valiliği ve Edirne Belediyesinin işbirliğinde TÜ Balkan Kongre Merkezi'nde düzenlenen festival devam ediyor.</p>

<p>Öğrencileri bilim, sanat ve kültürle buluşturan festivalde sergilenen Bayraktar TB2 ilgi gördü. Katılımcılar, Baykar tarafından geliştirilen SİHA'yı inceleyip fotoğraf çekildi.</p>

<p><img alt="4-420" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/4-420.jpg" width="1200" />TÜ öğrencisi Salih Yıldız, AA muhabirine, Bayraktar TB2'yi yakından görme fırsatı yakaladığı için mutlu olduğunu söyledi.</p>

<p>Savunma sanayisine yapılan yatırımlarla gururlandıklarını belirten Yıldız, "Artık kendi SİHA'larımızı üretiyoruz. Bu konuda İsrail'i geçmiş olmanın sevinci var içimde. Önceden Türkiye'de oradan alıyordu, artık kendi SİHA'mızı üretip, dünyaya ihraç etmemiz çok güzel bir durum." dedi.</p>

<p><img alt="2-1982" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/2-1982.jpg" width="1200" />Eren Fırtınoğlu ise festivalde Türkiye'nin savunma sanayisindeki gücünün görüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin son yıllarda büyük teknolojik atılımlar yaptığını dile getiren Fırtınoğlu, "Bayraktar TB2 beklediğimden daha büyük. Çok başarılı, çok gurur duyuyorum. Ülkemiz için çok büyük bir adım. Bütün dünya tarafından bilinen bir SİHA." diye konuştu.</p>

<p><strong>Bayraktar TB2'nin teknolojik donanımları</strong></p>

<p>Bayraktar TB2 sahip olduğu üstün özelliklerle kullanıcılarına önemli avantajlar sağlıyor.</p>

<p>Tam otomatik uçuş kontrol ve 3 yedekli otopilot sistemini sahip Bayraktar TB2, yer sistemlerine bağımlı olmaksızın tam otomatik iniş ve kalkış, GPS bağımlılığı olmaksızın dahili sensör füzyonu ile seyrüsefer özellikleriyle görev yapıyor.</p>

<p><img alt="3-1016" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/3-1016.jpg" width="1200" /></p>

<p>Bayraktar TB2’nin özellikleri arasında tam otomatik seyir ve rota takibi, dahili sensör füzyonu destekli hassas otomatik kalkış ve iniş, tam otomatik taksi ve park özelliği yarı otonom uçuş modları desteği, hata toleranslı ve 3 yedekli sensör füzyonu uygulaması, çapraz yedekli yer kontrol istasyonu sistemi, özgün yedekli servo aktüatör birimleri, özgün yedekli lityum tabanlı batarya birimleri yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haberleşme menzili 300 kilometre olan Bayraktar TB2, aynı zamanda uydu haberleşme seçeneğine de sahip bulunuyor.</p>

<p>Dört adede kadar lazer güdümlü akıllı mühimmatla görev yapabilen Bayraktar TB2, 150 kilogram faydalı yük taşıyabiliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/bayraktar-tb2-edirnedeki-festivalde-sergilendi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Oct 2025 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/1-3518.jpg" type="image/jpeg" length="33487"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli'nde Yapay Zekaya Yakından Bakış]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinde-yapay-zekaya-yakindan-bakis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinde-yapay-zekaya-yakindan-bakis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli'nde "Yapay Zekanın Eğitim ve Araştırmada Kullanılması" konferansı düzenlendi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kardiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Gençbay, "Bir akademisyen öğrencinin öğrenme modeline göre bir program tasarlayabilir. Öğrencinin bilmediği yerleri yapay zeka modeli tekrar anlatır, onu skorlar, yönlendirir, öğrencinin seviyesini anlayarak onun öğrenme şeklini optimum seviyeye getirebilir." dedi.</p>

<p>Gençbay, Kayalı Kampüsü 2. Merkezi Derslik Salonu'nda düzenlenen "Yapay Zekanın Eğitim ve Araştırmada Kullanılması" konferansında, yapay zekanın son bir yıldır çok fazla etkin kullanılmaya başlandığını belirtti.</p>

<p><img alt="2-1942" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/2-1942.jpg" width="1200" />Yapay zekanın etkili öğrenmede çok faydasının bulunduğunu ifade eden Gençbay, eğitim ve öğrenimde süre kısaltım daha çok verimliliği arttırdığını söyledi.</p>

<p>Her geçen gün yapay zekanın hızla geliştiğini ve insan hayatına dahilinin arttığına dikkat çeken Gençbay, "Yapay zeka çok hızlı ilerliyor ve neredeyse her hafta yeni gelişmeler ekleniyor. İnsan öğrenmesini taklit eden, internetteki bütün bilgileri öğrenen, bunlarla anlamlı ilişkiler kuran teknolojik yeni bir gelişimdir." diye konuştu.</p>

<p>Eğitim alanında da yapay zeka kullanımının yaygınlaştığını ifade eden Gençbay, öğrenim süreçlerin çok büyük zaman tasarrufu sağladığını kaydetti.</p>

<p><img alt="3-993" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/3-993.jpg" width="1200" /></p>

<p>Özellikle eğitim alanında yapay zeka kullanımının bu yıl çok arttığını anlatan Gençbay, şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Artık 2025'te yapay zekanın eğitimde kullanımı yüzde 70 durumunda. Bunun bize yüzde 60 zaman tasarrufu yaptırdığı da biliyor. Aslında bana kalırsa bu çok daha fazla. Tıpta akademisyenler açısından söyleyebilirim eskiden bir makaleyi en az bir haftada yazardık, şimdi 2-3 gün içerisinde yazabilirsiniz.</p>

<p>Yapay zeka kişiselleştiriliş öğrenmedir. Yani herkesin öğrenme tarzı farklı. Kimi görsel ile öğrenmeye yatkındır, kimi yeni yerlerle, yazıyla, okumayla öğrenmeye yatkındır. Yapay zekaya bu öğrenme modeli teşvik edilerek bireyselleştirilmiş öğrenme yapılıyor. Bu çok daha fazla uygulanmaya başlandı. Bir akademisyen öğrencinin öğrenme modeline göre program tasarlayabilir. Öğrencinin bilmediği yerleri yapay zeka modeli tekrar anlatır, onu skorlar, yönlendirir, öğrencinin seviyesini anlayarak onun öğrenme şeklini optimum seviyeye getirebilir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji, Eğitim</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinde-yapay-zekaya-yakindan-bakis</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 16:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/a-a-20251014-39409669-39409667-k-i-r-k-l-a-r-e-l-i-n-d-e-y-a-p-a-y-z-e-k-a-n-i-n-e-g-i-t-i-m-v-e-a-r-a-s-t-i-r-m-a-d-a-k-u-l-l-a-n-i-l-m-a-s-i-k-o-n-f-e-r-a-n-s-i-d-u-z-e-n-l-e-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="38768"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi’nden Bir Proje Başarısı Daha!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-universitesinden-bir-proje-basarisi-daha-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-universitesinden-bir-proje-basarisi-daha-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi'nin “Aktif Öğretim Süreçleri Tasarımında Yapay Zekâyı Etkin Kullanma Eğitimi” başlıklı projesi, 79.500,00 TL bütçe ile desteklenmeye hak kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Üniversitesi Eğitim-Öğretim Geliştirme Koordinatörlüğü tarafından, Kurumsal Eğitici Eğitimi Programı kapsamında, Trakya Kalkınma Ajansı Teknik Destek Programına sunulan; proje koordinatörlüğünü Fen-Edebiyat Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Alaettin İşeri’nin, proje koordinatör yardımcılığını ise Doç. Dr. Yıldız Uygun Cebeci’nin yürüttüğü “Aktif Öğretim Süreçleri Tasarımında Yapay Zekâyı Etkin Kullanma Eğitimi” başlıklı proje, 79.500,00 TL bütçe ile desteklenmeye hak kazandı.</p>

<p>Proje, Üniversitede eğitim faaliyetlerini yürüten akademik personelin dört tema kapsamında; öğretim süreçleri tasarımı asistanı yapay zekâyı sınıfa taşıma, deneyimleme odaklı aktif öğrenme ve dijital içerik üretimi, deneyimleme odaklı öğrenmeyi çok boyutlu değerlendirme ve makeathon ile deneyimleme odaklı öğretimi yapay zeka ile harmanlamayı içeren toplam 12 gün ve 48 saat sürecek eğitimi kapsıyor.</p>

<p>Üniversite yönetimi tarafından yapılan açıklamada; “Akademisyenlerimizi tebrik eder başarılarının devamını dileriz” ifadelerine yer verildi.</p>

<p><img alt="Pgko R 13 10 2025 424A9" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/pgko-r-13-10-2025-424a9.png" width="660" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Pgko R 13 10 2025 F0Fdf" class="detail-photo img-fluid" height="825" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/pgko-r-13-10-2025-f0fdf.png" width="660" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-universitesinden-bir-proje-basarisi-daha-2</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Oct 2025 16:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-2025-10-14t160933614.jpg" type="image/jpeg" length="25168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli’nde Öğrenciler Teleskopla Ay'ı Gözlemledi]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinde-ogrenciler-teleskopla-ayi-gozlemledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinde-ogrenciler-teleskopla-ayi-gozlemledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Maarif Modeli etkinlikleri kapsamında Kırklareli Mustafa Dalcalı Ortaokulu öğrencileri teleskopla ayı gözlemledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz akşam Musfafa Dalcalı Ortaokulu’nda bilim ve teknoloji adına önemli bir etkinlik gerçekleştirildi. Okul Müdürü İbrahim Şimşek, Fen Bilimleri Öğretmenleri Ömer Dönmez ve Neslihan Gülsüm ile Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Güray Sandıkçıoğulları’nın hayata geçirdiği organizasyonla öğrenciler ayı gözlemledi.</p>

<p><img alt="3-970" class="detail-photo img-fluid" height="1052" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/3-970.jpg" width="899" /></p>

<p><img alt="19Dd1174 1596 47A9 B33E E757162B1772" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/19dd1174-1596-47a9-b33e-e757162b1772.jpg" width="2048" /></p>

<p><img alt="06565A0E 00A2 46Bc 9532 2396Bcafe63F" class="detail-photo img-fluid" height="886" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/06565a0e-00a2-46bc-9532-2396bcafe63f.jpg" width="760" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çarşamba akşamı 19.30 ile 21.30 saatleri arasında gerçekleşen etkinlikte 200’den fazla öğrenci ve velileri 70 mm’lik mercek çapına sahip iki teleskopla ayın hareketlerini inceledi.</p>

<p><img alt="19Dd1174 1596 47A9 B33E E757162B1772-1" class="detail-photo img-fluid" height="1152" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/19dd1174-1596-47a9-b33e-e757162b1772-1.jpg" width="2048" /></p>

<p>Teorik eğitimlerini uygulamalı şekilde süsleyen öğrenciler etkinlikten büyük keyif aldıklarını belirttiler. Okul Müdürü İbrahim Şimşek bu tür etkinlikleri sürdüreceklerini söyledi.</p>

<p><img alt="Ebe92347 3A26 49Dd 89E7 8631F52B6E38" class="detail-photo img-fluid" height="1488" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/ebe92347-3a26-49dd-89e7-8631f52b6e38.jpg" width="1984" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serhat Ünver</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinde-ogrenciler-teleskopla-ayi-gozlemledi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/10/10-145.jpg" type="image/jpeg" length="51075"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi Bilim Kafe’nin Konuğu, Dr. Saltık Oldu]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-universitesi-bilim-kafenin-konugu-dr-saltik-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-universitesi-bilim-kafenin-konugu-dr-saltik-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi, SMA konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “SMA’yı Konuşuyoruz” başlıklı Bilim Kafe etkinliği düzenledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi, SMA konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla “SMA’yı Konuşuyoruz” başlıklı Bilim Kafe etkinliği gerçekleştirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="09C08564 3747 4641 B55F Bcb3764F0919" class="detail-photo img-fluid" height="1453" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/09c08564-3747-4641-b55f-bcb3764f0919.jpg" width="1937" /></p>

<p>26 Eylül Cuma Günü saat 18.30’da Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen etkinliğin konuğu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Saltık oldu.</p>

<p>Saltık, SMA (Spinal Müsküler Atrofi) hastalığı ve güncel yaklaşımlar üzerine katılımcılara bilgi verdi.</p>

<p><img alt="728Fe212 08Fe 4926 8134 9A2437620B72" class="detail-photo img-fluid" height="1511" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/728fe212-08fe-4926-8134-9a2437620b72.jpg" width="2015" /></p>

<p><img alt="9B77Ec81 0779 4846 A152 9A22D4C5D1D0" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/9b77ec81-0779-4846-a152-9a22d4c5d1d0.jpg" width="2048" /></p>

<p>Kırklareli Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi etkinlikleriyle halkın güncel bilimsel bilgiye erişimini kolaylaştırmayı ve toplumsal farkındalık yaratmayı amaçlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Serhat Ünver</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-universitesi-bilim-kafenin-konugu-dr-saltik-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/b7328f40-97e9-47bc-83dc-0edd2c4f2be4.jpg" type="image/jpeg" length="25414"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanında Uzman Akademisyenler İğneada’da Buluştular]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/alaninda-uzman-akademisyenler-igneadada-bulustular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/alaninda-uzman-akademisyenler-igneadada-bulustular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[5. Uluslararası Doğa Bilimleri, Mühendislik ve Malzeme Teknolojileri Konferansı İğneada Resort Hotelde gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Doğa Bilimleri, Mühendislik ve Malzeme Teknolojileri Konferansı (Natural Science, Egineering and Material Technologies Conference) 18-20 Eylül tarihlerinde İğneada Resort Hotelde gerçekleşti.</p>

<p><img alt="76D80866 491A 4665 818B 899A0A6810B7" class="detail-photo img-fluid" height="1020" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/76d80866-491a-4665-818b-899a0a6810b7.jpg" width="765" /></p>

<p>Konferansa Kırklareli Üniversitesi Rektör yardımcısı Prof. Dr. Murat Geçbay, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muzaffer Savaş Tepe, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan yardımcısı Doç. Dr. Hale Karayer, Fizik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serpil Aközcan Pehlivanoğlu, NEM 2025 konferans başkanı Doç. Dr. Burhan Coşkun ile farklı üniversite ve kurumlardan çok sayıda akademisyen katıldı.</p>

<p>Konferansın açılış konuşmasını yapan NEM 2025 konferans başkanı Doç. Dr. Burhan Coşkun Konferansa iştirak eden yerli ve yabancı akademisyenler ve özel şirket yöneticilerinden oluşan 65 katılımcıya teşekkür ederek, konferansın verimli geçmesi temennisinde bulundu.</p>

<p>Kırklareli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Gençbay ise yaptığı konuşmada, NEM konferansının hem Kırklareli Üniversitesi hem de akademi dünyası için önemli olduğunu, disiplinler arası bir platformda karşılıklı bilgi alışverişinin olduğunu ve konferansın her yıl düzenli gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p>

<p><img alt="F424F5Ad 829B 49C1 A373 556892931873" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/f424f5ad-829b-49c1-a373-556892931873.jpg" width="1200" /></p>

<p>Konuşmaların ardından bilimsel sunumlara geçildi. K.K.T.C. Doğu Akdeniz Üniversitesinden Prof. Dr. Huriye İcil, İtalya Solerno Üniversitesinden Prof. Dr.Simona Mancini, Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Şemsettin Altındal, Namık Kemal Üniversitesinden Prof.Dr Murat Ateş, Bilkent Üniversitesinden Doç.Dr. Engin Durgun ve Koç Üniversitesinden Doç.Dr. Mehmet Cengiz Onbaşlı sunumlarını yaparak konferansa önemli katkıda bulundular.</p>

<p><img alt="77690Fad 8924 41Da Ba2B B8230B45Eadb" class="detail-photo img-fluid" height="1020" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/77690fad-8924-41da-ba2b-b8230b45eadb.jpg" width="765" /></p>

<p><img alt="84Fd3F28 8A31 4D7A Aa02 956Fbf9A92E3" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/84fd3f28-8a31-4d7a-aa02-956fbf9a92e3.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="8B3Bdf83 Ccc2 4A30 Ae1C 48Adcb774F7C" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/8b3bdf83-ccc2-4a30-ae1c-48adcb774f7c.jpg" width="1536" /></p>

<p><img alt="E98C4676 Ef51 452B 9969 75Cec3D69E63" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/e98c4676-ef51-452b-9969-75cec3d69e63.jpg" width="1536" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="19Bb7Fbf 522F 4Ba6 9Bb0 573717A0501C" class="detail-photo img-fluid" height="1020" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/19bb7fbf-522f-4ba6-9bb0-573717a0501c.jpg" width="765" /></p>

<p><img alt="197E6Fc1 E06F 40Dd Aee6 D230Bd243E7E" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/197e6fc1-e06f-40dd-aee6-d230bd243e7e.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="6A3C5C6D 98Df 4A42 Bfed C9539814F8E6" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/6a3c5c6d-98df-4a42-bfed-c9539814f8e6.jpg" width="1200" /></p>

<p><img alt="F762E392 5Ff5 41F0 Be82 5E46Eb3De1Da" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/f762e392-5ff5-41f0-be82-5e46eb3de1da.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/alaninda-uzman-akademisyenler-igneadada-bulustular</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Sep 2025 13:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-2025-09-22t135336019.jpg" type="image/jpeg" length="54659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Celaliye Ortaokulu Bilim Projesini Hayata Geçirdi]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/celaliye-ortaokulu-bilim-projesini-hayata-gecirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/celaliye-ortaokulu-bilim-projesini-hayata-gecirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lüleburgaz Celaliye Köyü Ortaokulu, 2025-2026 Eğitim öğretim yılı itibariyle 'Cosmic Explorers: Uzayın Derinliklerine Yolculuk' projesini başlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lüleburgaz Celaliye Köyü Ortaokulu, 2025-2026 Eğitim öğretim yılı itibariyle 'Cosmic Explorers: Uzayın Derinliklerine Yolculuk' projesini başlattı. Türkiye Yüzyılı Marif Modeli ile örneklendirilen uygulanacak olan proje; bilimsel keşif, STEM ve disiplinler arası yaklaşım, dijital ve aktif öğrenmenin ön planda oluşu unutulmayarak dikkatle uygulanıyor.</p>

<p>Bu proje ile hedeflenenler; öğrencilerin uzay, uzay araçları ve gök cisimleri hakkında farkındalık kazanmalarını sağlamak, Web 2.0 araçları ile dijital beceriler geliştirmek ve geri dönüştürülebilir materyallerle üretim yaparak çevre bilincini artırmak.</p>

<p>Ayrıca takım çalışması, gözlem yapma ve problem çözme becerilerinin de gelişimi amaçlanıyor.</p>

<p>Bu kapsamda ilk gökyüzü gözlemi geçtiğimiz hafta kanlı ay tutulması ile gerçekleştirildi. Öğrenciler; kanlı ay tutulması, küçük ayı, büyük ayı, kraliçe takım yıldızları, yapay uydu, starlink, vega, arktürüs gibi yıldızları çıplak gözle, dürbünle ve teleskop ile gözlemleme fırsatı buldu.</p>

<p>Okul Fen Bilimleri Öğretmeni Nergiz Akça ve Sosyal Bilgiler Öğretmeni Ali Akar rehberliğinde gerçekleştirilen etkinlikte öğrenciler Ali Akar öğretmene ait mercekli teleskobu yakından inceleme fırsatı buldu. Öğrenciler; Stellarium programını kullanarak çıplak gözle görülemeyen birçok yıldız ve takım yıldızın konumunu öğrendi.</p>

<p><img alt="Ea376B78 C025 4D37 Ab6A 2C2D7D5A4Ab7" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/ea376b78-c025-4d37-ab6a-2c2d7d5a4ab7.jpg" width="900" /></p>

<p><img alt="E6D1Ceef 758C 43Ae 81Aa 02Cf82Ed87Ba" class="detail-photo img-fluid" height="1321" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/e6d1ceef-758c-43ae-81aa-02cf82ed87ba.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="C54F4B28 8A8D 4Ded 9F79 E116F08791A9" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/c54f4b28-8a8d-4ded-9f79-e116f08791a9.jpg" width="900" /></p>

<p><img alt="72A11Ac4 2A19 48C3 Abc0 640906577Dff" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/72a11ac4-2a19-48c3-abc0-640906577dff.jpg" width="738" /></p>

<p><img alt="E3Ca06E6 4255 4Cde 8749 62884B00C83D" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/e3ca06e6-4255-4cde-8749-62884b00c83d.jpg" width="1003" /></p>

<p><img alt="6236Eb8E 69D3 44F3 8723 Ec1B2A8Fccd0" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/6236eb8e-69d3-44f3-8723-ec1b2a8fccd0.jpg" width="1038" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Merve Erduğan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/celaliye-ortaokulu-bilim-projesini-hayata-gecirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Sep 2025 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-2025-09-17t175226087.jpg" type="image/jpeg" length="78282"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ay ve Satürn Gözlem Etkinliğine Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/ay-ve-saturn-gozlem-etkinligine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/ay-ve-saturn-gozlem-etkinligine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çorlu Belediyesi ve Bilimix Atölyesi iş birliğiyle Bisiklet Kafe`de düzenlenen "Ay ve Satürn Gözlem Etkinliği" gökyüzü meraklılarını bir araya getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilimin ışığında eşsiz manzaraların keşfedildiği etkinlikte, katılımcılar teleskoplarla gökyüzünü incelemenin heyecanını yaşadı. Özellikle çocuklar ve gençler, gezegenlerin büyüleyici dünyasını keşfederken bilime olan ilgilerini artırma imkânı buldu. Etkinlik boyunca gök cisimleri hakkında bilgilendirmeler yapılırken katılımcılar merak ettikleri soruları uzmanlara sorma şansı yakaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="11-110" class="detail-photo img-fluid" height="613" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/11-110.jpg" width="773" /></p>

<p>Etkinliğin amacının bilime ve doğaya olan ilgiyi artırmak olduğunu belirten Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, “Organizasyonda emeği geçenlere ve etkinliğe yoğun ilgi gösteren Çorlu halkına teşekkür ediyorum. Bu tür organizasyonlar toplumda bilimsel farkındalığı artırıyor ve sosyal hayata katkı sağlıyor. Bu sebeple benzer etkinliklerimize devam edeceğiz.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/ay-ve-saturn-gozlem-etkinligine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Sep 2025 16:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/09/10-114.jpg" type="image/jpeg" length="45831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnternet Kullanımı Yüzde 90’a Ulaştı]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/internet-kullanimi-yuzde-90a-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/internet-kullanimi-yuzde-90a-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK verilerine göre internet kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki bireylerde 2024 yılında %88,8 iken 2025 yılında %90,9 oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK verilerine göre internet kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki bireylerde 2024 yılında %88,8 iken 2025 yılında %90,9 oldu. Cinsiyet ayrımında 2025 yılında İnternet kullanım oranı; erkeklerde %93,6, kadınlarda %88,2 olarak gözlendi.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu ulaştığı veriler ışığında şu bilgileri paylaştı;</p>

<p><strong>E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı %76,1 olarak gerçekleşti</strong></p>

<p>“Son 12 ay içinde özel amaçla resmi makamların web sitelerini ve uygulamalarını kullanan ve İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı %76,1 oldu. Bu oran, erkeklerde %82,8 iken kadınlarda %69,5 olarak gerçekleşti. E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde ise bu oranın en yüksek %92,8 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük %29,6 ile 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanım amaçları arasında, %68,5 ile resmi makamlar veya kamu hizmetleri tarafından kendisi hakkında saklanan kişisel bilgilere erişme ilk sırayı aldı. Bunu, %53,6 ile kamu kurumlarından veya kamu hizmetlerinden bir randevu alma veya rezervasyon yaptırma ve %46,4 ile kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme takip etti.</p>

<p><strong>Sipariş verme oranı %55,7 oldu</strong></p>

<p>Son 12 ayda İnternet kullanan bireylerin İnternet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, 2024 yılında %51,7 iken 2025 yılında %55,7 oldu. Cinsiyete göre İnternet üzerinden mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde %59,1, kadınlarda %52,3 oldu. Bu oran, en son mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme zamanlarına göre incelendiğinde; bireylerin %42,3'ünün son 3 ay içinde (2025 yılı ilk 3 ayı) mal veya hizmet satın aldığı ya da sipariş verdiği görüldü.</p>

<p>İnternet üzerinden son 3 ay içinde eğitim, mesleki veya özel amaçlar için öğrenme faaliyeti gerçekleştiren bireylerin oranı, 2025 yılında bir önceki yıla göre 3,9 puan artarak %17,7 oldu. Bu oranın erkekler için %17,5, kadınlar için %18,0 olduğu görüldü.</p>

<p><strong>Bireylerin %88,6'sı WhatsApp kullandı</strong></p>

<p>Bireylerin en fazla kullandıkları sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları %88,6 ile WhatsApp, %72,9 ile YouTube ve %68,1 ile Instagram oldu. En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin en fazla %91,3 ile WhatsApp, %75,7 ile YouTube ve %68,7 ile Instagram uygulamalarını, kadınların %85,9 ile WhatsApp, %70,1 ile YouTube ve %67,4 ile Instagram uygulamalarını kullandığı gözlendi.</p>

<p>Son 3 ay içinde e-ticaret yapan bireylerin %29,0'ı web sitesi veya mobil uygulama üzerinden yaptığı satın alma işleminde herhangi bir sorunla karşılaştı. Bu sorunlar içinde teslimatın belirtilenden daha yavaş olması %12,7 ile ilk sırayı alırken; bunu %11,8 ile yanlış veya hasarlı mal/hizmet teslimi takip etti.</p>

<p>Son 12 ay içinde İnternet kullanan bireylerin % 15,6'sı özel amaçlarla çevrimiçi hizmetlere erişmek için elektronik kimlik kullandığını belirtti. Bu oran erkeklerde %18,0, kadınlarda %13,3 olarak gerçekleşti.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/internet-kullanimi-yuzde-90a-ulasti</guid>
      <pubDate>Sun, 31 Aug 2025 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/08/internet-use-sustainable.jpg" type="image/jpeg" length="92585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Teknolojiyle Büyüyen Nesil Dijital Tehditleri Ne Kadar Dikkate Alıyor?]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/teknolojiyle-buyuyen-nesil-dijital-tehditleri-ne-kadar-dikkate-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/teknolojiyle-buyuyen-nesil-dijital-tehditleri-ne-kadar-dikkate-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital yerliler olarak tanımlanan gençler bağlantılı teknolojilere karşı içgüdüsel bir rahatlık geliştirmiş durumdalar. Bu rahatlık; aşırı güven, dikkatsizlik ve sabırsızlıkla birleştiğinde önemli riskler doğurabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dijital yerliler olarak tanımlanan gençler bağlantılı teknolojilere karşı içgüdüsel bir rahatlık geliştirmiş durumdalar. Bu rahatlık; aşırı güven, dikkatsizlik ve sabırsızlıkla birleştiğinde önemli riskler doğurabiliyor. Gençlerin siber güvenliğe dair farkındalık kazanması için klasik "ders verme" yaklaşımından ziyade, empati ve anlayışla bilgi paylaşımı ön plana çıkmalı. Güvenli bir dijital yaşam için her yaştan bireyin bilinçlenmesinin öneminden hareket eden siber güvenlik şirketi ESET, gençler çevrimiçi güvenliklerini nasıl artırabilirler sorusuna cevap aradı, önerilerini paylaştı.</p>

<p>Dijital yerliler olarak adlandırılan genç nesiller, teknolojik cihazlar ve internetle iç içe büyümüş bireyler olarak dijital dünyaya oldukça hâkim. Ancak bu hâkimiyet, onları siber tehditlere karşı bağışık kılmıyor. Araştırmalar, bu grubun çevrimiçi dolandırıcılık ve diğer tehditler karşısında daha savunmasız olduğunu, risklere daha fazla maruz kaldığını ve bu risklerin sonuçlarını yeterince önemsemeyebildiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Dijital yerlilerin paradoksu</strong></p>

<p>Genç nesilleri siber risklere karşı daha hassas kılan bir dizi faktör bulunuyor. National Cybersecurity Alliance tarafından yapılan bir araştırma, gençlerin internette geçirdiği sürenin daha ileri yaştaki bireylere kıyasla daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Örneğin, Z kuşağının %65’i ve Y kuşağının %64’ü her zaman internete bağlı olduklarını belirtiyor. Buna ek olarak, Z kuşağının %38’i ve Y kuşağının %36’sı 10’dan fazla çevrimiçi hesaba sahipken bu oran Sessiz kuşakta yalnızca %23. Çevrimiçi hesap sayısının artması, potansiyel siber tehditlere maruz kalma riskini de artırıyor. Ancak daha çarpıcı olan, özellikle Z kuşağının dijital hijyen alışkanlıklarının oldukça zayıf olduğuna işaret eden veriler. Aynı araştırmaya göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Z kuşağının yüzde 46’sı, işverenlerinin bilgisi olmadan hassas iş bilgilerini yapay zekâ araçlarıyla paylaştığını kabul ediyor (diğer çalışanlarda bu oran yüzde 38).</li>
 <li>Her hesap için benzersiz parolalar kullanan Z kuşağı oranı yalnızca yüzde 58 iken Baby Boomers kuşağında bu oran yüzde 71.</li>
 <li>Z kuşağının sadece yüzde 56’sı çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanıyor. Baby Boomers’ın yüzde 71’i ve X kuşağının yüzde 70’i bu yöntemi tercih ediyor.</li>
 <li>Yazılım güncellemelerini her zaman ya da sık sık yüklediğini belirten Z kuşağı oranı yüzde 44.</li>
 <li>Z kuşağının yalnızca yüzde 68’i çevrimiçi güvenliği “öncelikli” olarak gördüğünü ifade ederken bu oran sessiz kuşakta yüzde 91, Baby Boomers’ta ise yüzde 89.</li>
 <li><img alt="2-1716" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/08/2-1716.jpg" width="1920" /></li>
</ul>

<p><strong>Gençler siber tehditlerin ateş hattında</strong></p>

<p>Tüm bu veriler, Z kuşağı ve Y kuşağının X kuşağı ve Baby Boomers’a kıyasla kimlik avı ve çevrimiçi dolandırıcılıklara daha kolay kanabileceğini gösteriyor. Z kuşağı ve Millennials grubu, çevrimiçi dolandırıcılıklar sonucu maddi ya da kişisel veri kaybı yaşama riski açısından daha üst sırada yer alıyor.Bu riskin artmasında sabırsızlık, naiflik, aşırı özgüven gibi faktörlerin yanı sıra, teknolojiyi çok erken yaşta deneyimleme kaynaklı bir "her şeyi biliyorum" yanılgısı da etkili olabilir.</p>

<p><strong>Gençlerin karşı karşıya olduğu başlıca çevrimiçi tehditler</strong></p>

<p>Genç kullanıcıların karşılaştığı siber tehditler, yetişkinlerin karşılaştıklarına benzerlik gösterse de bu tehditlerin gençler üzerindeki duygusal ve psikolojik etkileri çok daha ağır olabilir. Öne çıkan tehdit başlıkları:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Cinsel şantaj:</strong> Gençler, açık içerikli fotoğraf ya da videolar göndermeye ikna edilip daha sonra şantaja uğrayabiliyor. Bu tehdit, yapay zekâ ile üretilen çıplaklaştırma görselleri ya da kötü amaçlı yazılımlarla kullanıcıyı izlendiğine inandıran e-postalarla da şekillenebiliyor.</li>
 <li><strong>Hesap ele geçirme:</strong> Güçlü parolalar ve MFA kullanılmaması hâlinde sosyal medya ve oyun hesapları gibi platformlar, kaba kuvvet saldırılarıyla kolayca ele geçirilebiliyor.</li>
 <li><strong>Çevrimiçi dolandırıcılık:</strong> Sosyal medya, yatırım vaadi sunan ve kişisel bilgi ya da para talep eden dolandırıcılıkların ana kanallarından biri hâline geldi. Deepfake teknolojileri, ünlü isimlerin sözde onaylarıyla kandırma yöntemini daha da inandırıcı kılıyor.</li>
 <li><strong>Kötü amaçlı indirmeler:</strong> Ücretsiz uygulamalar, oyunlar ya da korsan içerikler; parola hırsızlığı, reklam yazılımı bulaşması ve cihazın kontrolünü ele geçirme gibi riskler barındırıyor. Bütçesini düşünen gençler bu içeriklere yönelme eğiliminde olabilir.</li>
</ul>

<p><strong>Dijital yerliler için güvenlik ipuçları</strong></p>

<p>Tüm internet kullanıcıları gibi gençlerin de temel siber güvenlik uygulamalarını benimsemesi gerekiyor. Dijital yerlilerin çevrimiçi tehditlere karşı kendilerini daha iyi koruyabilmesi için şu adımlar öneriliyor:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li><strong>Sadece resmi uygulama mağazalarını kullanın</strong> ve korsan içerik indirmeyin. Bu, kötü amaçlı yazılım bulaşma riskini azaltır.</li>
 <li><strong>Yeni bir uygulamayı indirmeden önce</strong> yorumları ve geliştiricinin geçmişini kontrol edin.</li>
 <li><strong>İşletim sistemlerini ve yazılımları güncel tutun.</strong> Bu, cihazın en son güvenlik yamalarına sahip olmasını sağlar.</li>
 <li><strong>Tüm cihazlara güvenilir güvenlik yazılımları yükleyin.</strong> Bu, kötü amaçlı yazılım bulaşmalarını ve zararlı indirmeleri engellemeye yardımcı olur.</li>
 <li><strong>Kimlik avına karşı dikkatli olun.</strong> Şüpheli e-posta veya mesajlardaki bağlantılara tıklamayın, ekleri açmayın. Gönderenin adresini kontrol edin, şüpheli mesajları doğrudan ilgili kurumla doğrulayın.</li>
 <li><strong>Sosyal medya dolandırıcılıklarına karşı tetikte olun.</strong> Tıklamalar konusunda dikkatli olun, tanıdığınız kişilerden gelen mesajlara bile temkinli yaklaşın.</li>
 <li><strong>Gizlilik ayarlarını gözden geçirin.</strong> Sosyal medyada fazla bilgi paylaşmak, hedefli saldırılar veya deepfake içerik üretimi için veri sağlayabilir.</li>
 <li><strong>Gerçek olamayacak kadar iyi görünen şeylere şüpheyle yaklaşın.</strong> Dolandırıcılar çoğunlukla bu tür "fırsatları" kullanarak kandırır.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim ve Teknoloji</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/teknolojiyle-buyuyen-nesil-dijital-tehditleri-ne-kadar-dikkate-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Aug 2025 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2025/08/1-3051.jpeg" type="image/jpeg" length="40223"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
