<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kırklareli Alternatif Gazetesi</title>
    <link>https://www.alternatifgazetesi.com</link>
    <description>Doğru, güvenilir ve tarafız habercilik</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.alternatifgazetesi.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2026 00:09:03 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Lüleburgaz’da Zararlılara Karşı ULV ile Etkin Mücadele]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgazda-zararlilara-karsi-ulv-ile-etkin-mucadele-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgazda-zararlilara-karsi-ulv-ile-etkin-mucadele-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lüleburgaz Belediyesi, kent genelinde sivrisinek ve benzeri zararlılarla mücadele kapsamında ULV ilaçlama çalışmalarını programlı bir şekilde sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Lüleburgaz Belediyesi, kent genelinde cadde ve sokaklarda sivrisinek ve benzeri zararlılarla mücadele kapsamında ULV ilaçlama çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Yaz aylarında artan sivrisinek popülasyonu ve benzeri zararlılarla mücadele için sahada olan ekipler, belirlenen program dahilinde her akşam mahallelerde görev alıyor.</p>

<p>ULV ilaçlama yöntemi ile yaz aylarında ortaya çıkan her türlü sinek ve benzeri zararlıya karşı kesin ve kalıcı önlem alınmış oluyor.</p>

<p>ULV ilaçlama uygulamasının yanı sıra ekipler kent genelindeki parklar, kanal çevreleri, ağaçlık bölgeler, yeşil alanlar, mazgallar ve diğer alanlarda da larva ve uçkun ilaçlamalarını aralıksız sürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="5065394D 04Ae 4847 Aa90 03728Fe919E8" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/5065394d-04ae-4847-aa90-03728fe919e8.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgazda-zararlilara-karsi-ulv-ile-etkin-mucadele-1</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 14:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/5c460d3e-0770-4da3-b64a-e8004416af3f.jpeg" type="image/jpeg" length="81649"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli; Prematüre Bebeklerde ROP Tedavisi Göz Hastalıklarının Önüne Geçiyor]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-premature-bebeklerde-rop-tedavisi-goz-hastaliklarinin-onune-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-premature-bebeklerde-rop-tedavisi-goz-hastaliklarinin-onune-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, prematüre bebeklerde kalıcı görme kaybına yol açan prematüre retinopatisi (ROP) hastalığının tanı ve tedavisi yapılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hastane bünyesinde oluşturulan ROP polikliniğinde, yenidoğan ve çocuk hastalıkları uzmanlarınca yüksek riskli değerlendirilen bebeklerin göz taramaları, Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Akif Erol tarafından gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Erken doğan ve göz taraması gerektiren bebeklerin, doğum sonrası 4 ile 6. haftadan itibaren başlayan retina taramaları ve gerekli durumlarda tedavileri hastanede yapılıyor. Taramaları tamamlanan bebeklerin 5 yaşına kadar yıllık düzenli takipleri de sürdürülüyor.</p>

<p>Erol, yaklaşık 2 yıldır prematüre bebeklerde göz hastalıklarının tarama ve takibini yürüttüklerini söyledi.</p>

<p>Erken doğumun göz gelişimini olumsuz etkilediğini belirten Erol, "Bu hastalık özellikle 32 hafta öncesinde ve 1500 gramın altında doğan bebeklerde daha büyük risk faktörü oluşturmakta. Erken doğdukları için retina damarları tam olarak gelişmemiş oluyor. Biz burada bebeklerin retina damarlarının gelişimini ve tedavi gerekip gerekmediğini takip ediyoruz." dedi.</p>

<p><img alt="2-3037" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/2-3037.jpg" width="1200" />Hastanenin daha önce yalnızca tanı merkezi olarak hizmet verdiğini anımsatan Erol, Sağlık Bakanlığının onayıyla ROP Tanı ve Tedavi Merkezi unvanını aldıklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="3-1654" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/3-1654.jpg" width="1200" /></p>

<p>Merkezde ilk göz ROP enjeksiyonunu başarıyla gerçekleştirdiklerini ve bebeğin sağlıklı şekilde gelişimini takip ettiklerini aktaran Erol, şöyle devam etti:</p>

<p>"ROP'ta erken tanı, zamanında müdahale ve disiplinler arası iş birliği, bir bebeğin hayat boyu göreceği dünyayı belirliyor. Amacımız yalnızca bir hastalığı tedavi etmek değil, Trakya'da erken doğan bebekler için erişilebilir, güvenilir ve sürdürülebilir bir merkez haline gelmek. Bu konuda ailelerin özellikle erken doğan bebekleri varsa, mutlaka göz muayenesine getirmelerini istiyoruz. ROP, önlenebilir körlüklerin başında gelen bir hastalıktır. Ailelerin bu konuda bilinçli olmaları son derece önemlidir."</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-premature-bebeklerde-rop-tedavisi-goz-hastaliklarinin-onune-geciyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/1-5064.jpg" type="image/jpeg" length="88307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Hastalık Sinsice Görme Kaybına Neden Oluyor!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/bu-hastalik-sinsice-gorme-kaybina-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/bu-hastalik-sinsice-gorme-kaybina-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle ileri yaştaki kişilerde görme kaybının en önemli nedenleri arasında gösterilen sarı nokta hastalığı dünya genelinde milyonlarca insanı etkiliyor. 2020 yılında yaklaşık 196 milyon kişi sarı nokta hastalığıyla mücadele ederken, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte bu sayının 2040 yılında 288 milyona çıkması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde de benzer şekilde yaşlanan nüfus nedeniyle sarı nokta hastalığının sıklığı giderek artıyor. Tıp literatüründe "Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu" olarak adlandırılan hastalık, gözün retina tabakasında bulunan ve merkezi görmeyi sağlayan makula bölgesinin zamanla hasar görmesi sonucu gelişiyor. Hastalık ilerledikçe okuma, araç kullanma, yüz tanıma ve ayrıntıları seçme gibi durumlarda ciddi zorluklar ortaya çıkabiliyor. Acıbadem Kadıköy (Dr. Şinasi Can) Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, son yıllarda geliştirilen yeni tedavi yöntemleri sayesinde birçok hastada görme düzeyinin korunabildiğini, hatta bazı tablolarda görme kalitesinde belirli ölçüde iyileşme sağlanabildiğini belirterek, “Erken teşhis, sarı nokta hastalığının ilerlemesini yavaşlatmak ve görmeyi korumak için çok önemlidir. Başlangıç evrelerinde hastalık genellikle belirti vermediği için rutin göz muayeneleriyle erken teşhis edilirse yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekli tedavilerle önlemler alınabilmektedir. Bu nedenle özellikle 50 yaş üzerinde olan ve ailesinde sarı nokta hastalığı bulunan kişilerin, herhangi bir şikâyetleri olmasa bile düzenli göz kontrollerini ihmal etmemeleri son derece önemlidir” diyor.</p>

<p><strong>Günlük yaşamı önemli ölçüde etkiliyor</strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığı, gözün arka kısmında bulunan retina tabakasının merkezindeki makula</p>

<p>bölgesini etkileyen ve özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerde görülen ilerleyici bir hastalık. Sarı nokta denmesinin sebebi ise bu bölgede yüksek ışık maruziyetine karşı korunma sağlanması amacıyla bolca lutein ve zeaksantin adlı sarı renkli pigmentler oluşması. Makula; okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve ince ayrıntıları seçme gibi merkezi görme işlevlerinden sorumlu oluyor. Bu bölgenin zarar görmesi sonucunda merkezi görmede bulanıklık, şekillerde bozulma veya görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Belirtiler önce tek gözde oluşabilirken hastalık ilerleyip her iki gözü de tuttuğunda günlük yaşam önemli şekilde etkileniyor. Hastalık ilerledikçe merkezi görme kaybının belirginleşmesi nedeniyle hastalarda önemli sorunlar yaşandığına vurgu yapan Prof. Dr. Özlem Şahin, “Bu tabloda hastalar okuma, yazma, araç kullanma, yüzleri tanıma ve düz çizgileri görme gibi durumlarda güçlük çekmektedir. Hastalık ileri evrede körlüğe varmasa da güvenli yürüyüşü zorlaştırmakta ve düşme riskini artırmaktadır. Ayrıca görme kaybının yarattığı sosyal izolasyon, depresyon ve bağımsız aktivitelerde azalma (yemek yapma, televizyon izleme vb.) yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilmektedir” diye konuşuyor.</p>

<p><img alt="3-1655" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/3-1655.jpg" width="864" /></p>

<p><strong>Görme yetisinde hızla azalma yaşanabiliyor</strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığı temel olarak kuru tip ve yaş tip olmak üzere iki ana gruba ayrılıyor. Hastaların büyük çoğunluğunda kuru tip geliştiğini anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, “Kuru tipte retina altında zamanla biriken ve drusen adı verilen birikintiler ile buna eşlik eden hücre kaybı sonucunda görme yetisi yavaşça azalmaktadır. İleri evrelerinde de coğrafik atrofi olarak adlandırılan ve retina hücrelerinde belirgin kayıp ve bunun sonucunda görme kalitesinde azalmayla seyreden tablo gelişebilmektedir” bilgisini veriyor. “Yaş tip ise daha az görülmesine rağmen görme kaybından en sık sorumlu olan formudur” diyen Prof. Dr. Özlem Şahin, şu bilgileri veriyor: “Bu tipte retina altında anormal ve kırılgan yeni damarlar gelişmektedir. Bu damarlar sıvı veya kan sızdırarak makulanın yapısını bozabilmekte ve görmede haftalar, hatta günler içinde belirgin azalmaya neden olabilmektedir. Erken tanı ve zamanında tedavi, yaş tip sarı nokta hastalığında görmenin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.”</p>

<p><strong>Sigara kullanımı riski yaklaşık 2 kat artırıyor!</strong></p>

<p>İlerleyen yaş sarı nokta hastalığının en önemli risk faktörünü oluşturuyor. Görülme sıklığı özellikle 55 yaşından sonra belirgin olarak artıyor. Bunun yanı sıra sigara kullanımı, hipertansiyon, diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar sarı nokta hastalığının gelişme riskini anlamlı ölçüde artıran risk faktörleri arasında yer alıyor. Güncel çalışmalar sigara kullanımının riski yaklaşık iki kat artırdığını gösteriyor. Ayrıca aile öyküsü ve bazı genetik varyasyonların da önemli risk faktörleri olarak kabul edildiğini aktaran Prof. Dr. Özlem Şahin, “Obezite, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve düşük antioksidan alımı gibi faktörlerin de katkıda bulunabileceği düşünülmekle birlikte bunların etkileri konusunda literatürde daha değişken sonuçlar bulunmaktadır” diyor.</p>

<p><strong>Bu sorunları göz ardı etmeyin </strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığı erken evrede genellikle belirti vermiyor veya belirtiler çok hafif seyrediyor. Bu nedenle hastalar sorunlarının yaşlılığa bağlı olduğunu düşünüyor. Hastalık ilerledikçe merkezi görmede bozulma başladığına işaret eden Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, aşağıda yer alan belirtilerden birinin ortaya çıkması halinde zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Düz çizgilerin eğri veya dalgalı görünmesi</li>
 <li>Okuma sırasında harflerin bulanıklaşması</li>
 <li>Karşıya bakarken silik noktaların oluşması</li>
 <li>Gölgelerin veya birbirine yakın renklerin ayırt edilmesinde güçlük</li>
 <li>Karanlıkta görmenin belirgin şekilde zorlaşması</li>
 <li>Işığa karşı hassasiyet artışı</li>
 <li>Görüntülerdeki detayların kaybolma hissi</li>
</ul>

<p><strong>Tedaviden başarılı sonuçlar elde ediliyor</strong></p>

<p>Sarı nokta hastalığının tanı sürecinde detaylı göz muayenesinin yanı sıra retina görüntüleme yöntemleri ve optik koherens tomografi gibi gelişmiş teknolojilerden faydalanılıyor. Bu sayede retina tabakasındaki değişiklikler ayrıntılı şekilde incelenebiliyor. Tedavinin temel hedefi ise mevcut görmeyi korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özlem Şahin, hastalığın tipi ve evresinin uygulanacak tedaviyi belirlediğini anlatarak, “Kuru tip sarı nokta hastalığında vitamin ve mineral takviyeleri uygun hastalarda hastalığın ilerleme riskini yaklaşık yüzde 25 oranında azaltmaktadır. Ayrıca yeşil yapraklı sebzelerden zengin beslenme, omega-3 yağ asitlerinin tüketimi, düzenli egzersiz, tansiyon ve kolesterol kontrolü ile sigaranın bırakılması gibi yaşam tarzı değişiklikleri de önem taşımaktadır” diyor. Son yıllarda ileri evre kuru tip hastaları için göz içi iğne tedavisinin de geliştirildiğini belirten Prof. Dr.<strong> </strong>Özlem Şahin,<strong> </strong>belirli aralıklarla göze uygulanan bu yöntemin hastalığın retina üzerindeki hasarının ilerleme hızını yavaşlatmaya yardımcı olabildiğini söylüyor.</p>

<p><strong>Görme düzeyleri korunabiliyor, hatta... </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaş tip sarı nokta hastalığının tedavisinde ise göz içine enjeksiyonla uygulanan ilaçlar önemli bir yer tutuyor. Bu tedaviyle, retina altındaki anormal damar oluşumunun ve sıvı sızıntısının kontrol altına alınması hedefleniyor. Enjeksiyon tedavisi sayesinde hastaların görme düzeyleri korunabiliyor, hatta bazı hastalarda görme yeteneğinde iyileşme sağlanabiliyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, “Son zamanlarda bu iğne tedavilerinin sıklığının azalmasında önemli gelişmeler yaşanmakla beraber, yılda 10-12’ye varan iğne sayıları görme keskinliğinin korunmasında önemli rol oynamaktadır” diye konuşuyor.</p>

<p><strong>Sağlıklı yaşam alışkanlıkları koruyucu rol oynuyor</strong></p>

<p>Genetik kökeni ağır bastığından sarı nokta hastalığını önlemek her zaman mümkün olmasa da riski azaltmaya ve ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olabilecek bazı önlemler bulunuyor. Prof. Dr. Özlem Şahin, bu önlemleri şöyle sıralıyor: “Özellikle sigara kullanmamak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sağlıklı vücut ağırlığını korumak ve kardiyovasküler risk faktörlerini kontrol altında tutmak önem taşımaktadır. Ayrıca dengeli beslenme (yeşil yapraklı sebzeler, balıkta bulunan omega-3 yağları), kan basıncı/şeker/kolesterol kontrolü gibi sağlıklı yaşam tarzı faktörleri hastalığın gelişimini yavaşlatmaktadır. Uzun süreli güneş ışığına maruziyeti azaltmak için güneş gözlüğü kullanmak da retina sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/bu-hastalik-sinsice-gorme-kaybina-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/2-3038.jpg" type="image/jpeg" length="71594"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırım Kongo Kanamalı Ateşine Karşı 7 Kritik Önlem!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirim-kongo-kanamali-atesine-karsi-7-kritik-onlem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirim-kongo-kanamali-atesine-karsi-7-kritik-onlem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Havaların ısınmasıyla birlikte piknik, kamp, tarım ve doğa aktiviteleri yoğunlaşırken, açık alanlarda kene tutunmasına bağlı olarak Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski de artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Taksim Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, özellikle kırsal, çayırlık ve ormanlık alanlarda daha sık görülen kene tutunmasının erken fark edilmediğinde ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirterek “Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, enfekte kenelerin insan vücuduna tutunmasıyla bulaşsa da, yine kenelerin enfekte ettiği hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas ya da hastaların kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucu da bulaşabilmektedir. Özellikle bahar ve yaz aylarında doğayla temas arttığından bu konuda doğru bilgilenme hayati önem taşımaktadır” diyor. Hastalığın genellikle kene tutunmasından 1-3 gün sonra, en geç 10 gün içinde belirti verdiğini belirten Dr. Akman “İlk bulgular ani başlayan yüksek ateş, halsizlik, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı ve ishal şeklindedir. İlerleyen dönemde ciltte morluklar, burun veya diş eti kanaması, idrar ya da dışkıda kanama gibi bulgular ortaya çıkabilir. Özellikle ateşle birlikte yaygın vücut ağrısı ve kanama bulguları olan hastalarda KKKA mutlaka akla getirilmelidir” diyor. Erken tanı ve doğru tedavinin hayat kurtarıcı olduğunu vurgulayan Dr. Akman, KKKA hastalığının belirtilerini ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığına karşı ihmale gelmez kuralları anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>Açık alanlarda koruyucu kıyafet giyin</strong></p>

<p>Piknik, kamp, doğa yürüyüşü veya tarla-bahçe işleri sırasında mümkün olduğunca uzun kollu giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalıdır. Açık renkli kıyafetler kullanılması, kenelerin daha kolay fark edilmesini sağlar.</p>

<p><strong>Kene kovucu ürünlerden yararlanın</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cilde veya kıyafetlere uygulanabilen, Sağlık Bakanlığı onaylı kene kovucu ürünler özellikle riskli bölgelerde koruyucu olabilir. Ancak bu ürünlerin kullanım talimatlarına uygun uygulanması gerekir.</p>

<p><strong>Doğadan döndükten sonra mutlaka vücut kontrolü yapın</strong></p>

<p>Kene genellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık bölgesi, diz arkası gibi fark edilmesi zor alanlara tutunmakla birlikte vücudun her yerinde olabilir. Açık alandan dönüşte, kişinin hem kendisini hem de çocuklarını tüm kıyafetlerini çıkararak dikkatlice kontrol etmesi büyük önem taşır. Kene vücuttan ne kadar kısa sürede uzaklaştırılırsa hastalık riski o kadar azalır.</p>

<p><strong>Keneyi yanlış yöntemlerle çıkarmaya çalışmayın</strong></p>

<p>Kenenin üzerine kolonya, sigara, sabun, deterjan veya kimyasal madde dökmek son derece yanlış bir uygulamadır. Bu uygulamalar kenenin strese girerek taşıdığı virüsü daha fazla salgılamasına neden olabilir ve bulaş riskini artırabilir.</p>

<p><strong>Keneye çıplak elle temas etmeyin</strong></p>

<p>Kene ezilmemeli, çıplak elle tutulmamalıdır. Çünkü virüs, ezilen kenenin vücut sıvılarıyla temas sonrası da bulaşabilir. Bir cımbız veya kene kartı yardımıyla, kenenin vücuda girdiği en yakın noktadan (baş kısmından) tutularak tek hamlede dik bir şekilde çekilmelidir. Eğer kişi kendine güvenemiyorsa, vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.</p>

<p><strong>Hayvan teması sırasında da dikkatli olun</strong></p>

<p>Sadece kene değil, enfekte hayvanların kan ve vücut sıvılarıyla temas da hastalık bulaşına neden olabilir. Özellikle hayvancılıkla uğraşan kişilerin eldiven ve koruyucu ekipman kullanması büyük önem taşır.</p>

<p><strong>Kene tutunmasından sonra 10 gün belirtilere dikkat edin</strong></p>

<p>Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Dilara Akman, kene tutunması durumunda kişinin ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı veya kanama bulguları açısından dikkatli olması gerektiğini belirterek şöyle diyor: “Özellikle ilk 10 gün kritik önem taşır. Herhangi bir şikayet gelişmesi halinde mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, tedavisi ihmal edildiğinde ağır sonuçlara yol açabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığıdır. Tüm tedavi yöntemlerine rağmen bazen ağır vakalar kaybedilebildiği için, korunma önlemleri kritik önem taşımaktadır. Doğru bilgi, erken farkındalık ve basit korunma yollarıyla hastalık büyük ölçüde önlenebilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirim-kongo-kanamali-atesine-karsi-7-kritik-onlem</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/1-5065.jpg" type="image/jpeg" length="99872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli, Altın Bebek Dostu İl Unvanı Almaya Hak Kazandı]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-altin-bebek-dostu-il-unvani-almaya-hak-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-altin-bebek-dostu-il-unvani-almaya-hak-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit, Sağlık Bakanlığı tarafından Altın Bebek Dostu İl unvanı almaya hak kazandıklarını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Mehmet Fuat Umay Konferans Salonu'nda "Bebek Dostu" unvanı alan kurum ve kuruluşlara belge takdim töreni düzenlendi.</p>

<p>Cerit, programda yaptığı konuşmada, anne ve bebek sağlığını önemsediklerini söyledi.</p>

<p>Bebeklerin yaşama sağlıklı şekilde başlangıç yapması için gayret gösterdiklerini anlatan Cerit, bu kapsamda yaptıkları başarılı çalışmalar sonucunda Sağlık Bakanlığı tarafından Altın Bebek Dostu İl unvanına sahip olduklarını kaydetti.</p>

<p>Sağlık çalışanlarına özverili gayretlerinden dolayı teşekkür eden Cerit, şöyle devam etti:</p>

<p>"Sağlık Bakanlığımızın politikaları doğrultusunda anne bebek sağlığını merkeze alan bilimsel ve kanıta dayalı uygulamalarla hizmet sunmaya, normal doğumu desteklemeye ve ailelerimize de en kaliteli sağlık hizmetini ulaştırmaya kararlılıkla devam ediyoruz.</p>

<p>Kırklareli'nin Altın Bebek Dostu İl unvanını almaya hak kazanmış olması, anne ve bebek sağlığının korunması, geliştirilmesi konusunda yürütülen çalışmaların önemli bir sonucudur. Bu kapsamda kentimizde normal doğum sayısını arttırmak için çalışıyoruz. Bu başarı yalnızca sağlık kurumlarımızın değil annelerimizin, ailelerimizin, toplumumuzun da ortak bir başarısıdır. Sağlıklı nesillerin yetişmesi için gösterilen her çaba ülkemizin geleceğine yapılan en önemli, en kıymetli yatırımdır."</p>

<p>Anne ve bebek sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalara destek veren Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı Özkan Levent Taşkoparan'a teşekkür eden Cerit, sürece katkı sunan kurumlara ve özveriyle görev yapan tüm sağlık çalışanlarına başarılar diledi.</p>

<p>Konuşmaların ardından, Kırklareli Adliyesine "Bebek Dostu Destekleyici Kuruluş", Özel Medikent Hastanesi ile Özel Derman Hastanesine ise "Bebek Dostu Hastane" unvanı verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca il genelinde faaliyet gösteren 8 aile hekimliği birimi "Bebek Dostu Aile Hekimliği" unvanı almaya hak kazanırken, yürüttükleri çalışmalar ve programa katkılarından dolayı Lüleburgaz Devlet Hastanesi ile Özel Balkan Hastanesine teşekkür belgeleri takdim edildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-altin-bebek-dostu-il-unvani-almaya-hak-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/a-a-20260615-41676489-41676488-k-i-r-k-l-a-r-e-l-i-a-l-t-i-n-b-e-b-e-k-d-o-s-t-u-i-l-u-n-v-a-n-i-a-l-m-a-y-a-h-a-k-k-a-z-a-n-d-i.jpg" type="image/jpeg" length="29570"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KALP ÇARPINTISINDA İHMALE GELMEZ 8 SİNYAL!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kalp-carpintisinda-ihmale-gelmez-8-sinyal</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kalp-carpintisinda-ihmale-gelmez-8-sinyal" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yaşamın yol açtığı düzensiz uyku alışkanlıkları, sigara, yoğun stres, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, kronik hastalıklar ve aşırı kafein tüketimi gibi etkenler kalp sağlığını olumsuz etkiliyor. Özellikle son yıllarda giderek yaygınlaşan uykusuzluk sorunu, kalp ritminde bozulmalara ve çarpıntı şikayetlerine zemin hazırlayabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, çoğu zaman önemsenmeyen uyku apnesi ve horlama problemlerinin de uzun vadede ciddi ritim bozukluklarına yol açabildiğini belirterek “Kalp çarpıntısı, günümüzde yalnızca yetişkinlerde değil, gençlerde hatta çocuk yaş grubunda da daha sık görülüyor. Bilimsel çalışmalar; uyku düzenindeki bozuklukların, uyku apnesi ve horlama gibi sorunların kalp ritmini olumsuz etkileyebildiğini gösteriyor. Kalp çarpıntısı bazı durumlarda müdahale gerektiren önemli ritim bozukluklarının habercisi olabiliyor” diyor.</p>

<p>Kalp çarpıntısının her zaman ciddi bir hastalık anlamına gelmediğini ancak bazı belirtilerle birlikte görülmesi halinde mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hayıroğlu, kalp çarpıntısında ihmale gelmez 8 sinyali anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>Göğüs ağrısı</strong></p>

<p>Kalp çarpıntısıyla birlikte göğüste baskı, sıkışma ya da ağrı hissedilmesi kalp-damar hastalıklarının habercisi olabiliyor. Özellikle ağrının kola, sırta veya çeneye yayılması riskli durumlara işaret edebiliyor.</p>

<p><strong>Nefes darlığı</strong></p>

<p>Çarpıntıyla birlikte nefes almakta zorlanılması, kalbin yeterince verimli çalışamadığını gösterebiliyor. Merdiven çıkarken ya da kısa yürüyüşlerde bile nefes nefese kalınması dikkat gerektiriyor.</p>

<p><strong>Baş dönmesi ve bayılma hissi</strong></p>

<p>Kalp ritmindeki bozukluklar beyne giden kan akışını etkileyebiliyor. Bu nedenle çarpıntıyla birlikte baş dönmesi, göz kararması ya da bayılma hissi yaşanması durumunda kardiyoloji uzmanına başvurmakta fayda var.</p>

<p><strong>Soğuk terleme</strong></p>

<p>Aniden başlayan yoğun terleme bazı kalp problemlerinde görülebiliyor. Özellikle çarpıntıyla birlikte gelişen soğuk terleme acil değerlendirme gerektirebiliyor.</p>

<p><strong>Halsizlik ve aşırı yorgunluk</strong></p>

<p>Kişinin kendini normalden çok daha yorgun hissetmesi, günlük aktivitelerde bile zorlanması kalbin düzensiz çalıştığını düşündürebiliyor. Bu nedenle herhangi bir aktivite olmadan ortaya çıkan halsizlik ve aşırı yorgunluk şikayetlerini ihmal etmemek gerekiyor.</p>

<p><strong>Nabzın düzensiz hissedilmesi</strong></p>

<p>Kalbin bazen çok hızlı, bazen de düzensiz atıyormuş gibi hissedilmesi ritim bozukluklarının işareti olabiliyor. Prof. Dr. Hayıroğlu, özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde kontrolün şart olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Çarpıntının uzun sürmesi</strong></p>

<p>Birkaç saniyelik kısa çarpıntılar çoğu zaman geçici nedenlerden kaynaklanabiliyor. Ancak dakikalarca süren ya da sık sık tekrarlayan çarpıntılar ileri inceleme gerektirebiliyor.</p>

<p><strong>Dinlenirken ortaya çıkması</strong></p>

<p>Egzersiz ya da heyecan olmadan, özellikle istirahat halinde gelişen çarpıntıların, bazı kalp ritim bozukluklarına işaret edebildiğini belirten Prof. Dr. Hayıroğlu, bu durumda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kalp ritmi bozukluğunda yeni nesil tedavi </strong></p>

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, günümüzde teknoloji ve tıp alanındaki hızlı gelişmeler sayesinde kalp ritim bozukluklarına çok daha erken ve doğru şekilde tanı konulabildiğini belirterek yeni nesil tedavi yaklaşımlarına yönelik şöyle konuşuyor: “Son yıllarda ritim bozukluklarına daha sık ve daha erken tanı koyabiliyoruz. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde kalpteki ritim bozukluğunun kaynağını daha net tespit edebiliyoruz ve uzun vadede daha yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Kısa vadede önemsenmeyen bazı ritim bozuklukları, ani ölüme neden olmasa da, uzun dönemde diyabet ve hipertansiyon gibi kronik hastalıkların zemininde kalp yetmezliğine yol açabiliyor. Bu nedenle artık beklemeden müdahale etmeyi tercih ediyoruz. Tedavide pil ihtiyacı yoksa, hastaların büyük bir kısmında ablasyon yöntemleri uygulanabiliyor. Üç boyutlu haritalama sistemleri sayesinde işlem sırasında minimum radyasyon kullanılıyor ve anestezi desteğiyle daha güvenli bir tedavi süreci sağlanıyor.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kalp-carpintisinda-ihmale-gelmez-8-sinyal</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/1-5040.jpg" type="image/jpeg" length="45561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Lüleburgaz; Para Masa Tenisinde Balkan Şampiyonluğu Gururu]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgaz-para-masa-tenisinde-balkan-sampiyonlugu-gururu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgaz-para-masa-tenisinde-balkan-sampiyonlugu-gururu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Lüleburgaz Zirve Spor Kulübu ve Kırklareli Doruk Spor Kulübü sporcuları düzenlenen Para Masa Tenisi Balkan Şampiyonasını başarıyla tamamladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Para Masa Tenisi Balkan Şampiyonası 8-11 Haziran 2026 tarihleri arasında Sırbistan’da düzenlendi.</p>

<p>Şampiyonada ülkemizi temsil eden Lüleburgaz Zirve Spor Kulübu ve Kırklareli Doruk Spor Kulübü sporcuları önemli başarılara imza atarak altın madalya kazandı.</p>

<p><img alt="10-306" class="detail-photo img-fluid" height="810" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/10-306.jpg" width="1080" /></p>

<p><strong>İŞTE DERECELER</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yağız Engin-Tek Erkekler Klas 9-10</p>

<p>Binnur Yalçınkaya-Tek Kadınlar Klas 6-10</p>

<p>Yağız Engin / Tahir Efe Şahin- Çift Erkekler Klas 18</p>

<p>Rabia Asya Övünç /Binnur Yalçınkaya-Çift Kadınlar Klas 20</p>

<p>Yağız Engin /Binnur Yalçınkaya-Karışık Çiftler Klas 20.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seda Nur Örçer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgaz-para-masa-tenisinde-balkan-sampiyonlugu-gururu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/20-50.jpg" type="image/jpeg" length="87894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LÜLEBURGAZ; Kalp Merkezi İçin Ön İzin Verildi]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgaz-kalp-merkezi-icin-on-izin-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgaz-kalp-merkezi-icin-on-izin-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli genelinde sağlık yatırımları hız kesmeden devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Lüleburgaz’da yapımı süren 360 yataklı yeni Devlet Hastanesi bünyesinde Kalp Merkezi açılmasına yönelik ön izni verdi.</p>

<p>Yeni merkezde yürütülecek girişimsel kardiyoloji işlemleri, bölgenin güçlü sağlık üssü olan Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi koordinasyonunda gerçekleştirilecek. Bu dev yatırım sayesinde Kırklareli, Lüleburgaz ve çevre halkı, ileri düzey kardiyoloji hizmetlerine çok daha kolay erişebilecek.</p>

<p><img alt="1 5048" class="detail-photo img-fluid" height="959" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/1-5048.webp" width="1439" /></p>

<p><strong>Kırklareli Sağlıkta Bölgenin Parlayan Yıldızı</strong></p>

<p>İl genelinde kalp sağlığı alanında zaten güçlü bir altyapıya sahip olan Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi, deneyimli akademik kadrosuyla 7/24 kesintisiz anjiyo ve acil müdahale hizmeti sunuyor.</p>

<p>Konu ile ilgili açıklama yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Cerit: “Modern teknolojik altyapımız ve nitelikli sağlık insan gücümüzle vatandaşlarımıza kaliteli, erişilebilir ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunmaya kararlılıkla devam ediyoruz." dedi</p>

<p>Ayrıca Hastanede 2022 yılından bu yana başarıyla uygulanan ve Lüleburgaz'daki yeni merkeze de rehberlik edecek ileri düzey operasyonlar ile ilgili şu bilgiler verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>* Refakatli kardiyak anjiyografi ve koroner stent uygulamaları,</p>

<p>* Açık kalp cerrahisi ameliyatları,</p>

<p>* Kalp pili implantasyonları,</p>

<p>* Periferik arter, venöz cerrahi ve endovasküler girişimler.</p>

<p>Başta Sağlık Bakanı Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu olmak üzere, emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ediyor; bu büyük müjdenin Lüleburgaz ve tüm Kırklareli halkına hayırlı olmasını diliyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/luleburgaz-kalp-merkezi-icin-on-izin-verildi</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/2-3023.jpg" type="image/jpeg" length="86825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Aylarında Çocukları Bekleyen 3 Önemli Tehlike!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/yaz-aylarinda-cocuklari-bekleyen-3-onemli-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/yaz-aylarinda-cocuklari-bekleyen-3-onemli-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimi çocuklar için tatil, açık hava oyunları ve deniz keyfi anlamına gelse de bazı sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Artan sıcaklık, bozulan besinler ve havuzlardaki yetersiz hijyen koşulları gibi etkenler bazı hastalıkların daha sık görülmesine neden olabiliyor. Sıcak çarpması, yaz ishali ve dış kulak yolu iltihabı, yaz aylarında çocuklarda en yaygın görülen üç önemli hastalığı oluşturuyor. Bu hastalıklar zamanında tedavi edilmediğinde çocukların genel sağlık durumlarını ciddi şekilde etkileyebiliyor. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, aslında alınacak olan basit önlemlerle yaz aylarında gelişebilecek hastalıkların önlenebileceğine dikkat çekerek, “Bu önlemler arasında güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği öğle saatlerinde bebekleri dışarı çıkarmamak, daha büyük çocuklarda şapka, gözlük ve güneş kremi kullanmak büyük önem taşımaktadır. Ayrıca, havuz yerine denizi tercih etmek ve sıcak havalarda riskli gıdalardan kaçınmak da kilit rol oynamaktadır” diyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, yaz aylarında en yaygın görülen üç hastalığı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.</p>

<p><strong>Sıcak Çarpması</strong></p>

<p>Yaz aylarının en tehlikeli sağlık sorunlarından biri olan sıcak çarpması özellikle uzun süre güneş altında kalan, yeterince su tüketmeyen veya kapalı ve havasız ortamlarda bulunan çocuklarda görülüyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Altay Yücel, çocuklarda terleme mekanizmasının yetişkinlere göre daha hassas olduğu için vücut ısısının hızlı yükselebildiği uyarısında bulunuyor. Dr. Özlem Altay Yücel, vücut ısısının aşırı yükselmesiyle ortaya çıkan bu tabloda zaman kaybetmeden hekime başvurmanın yaşamsal önem taşıyabildiğine dikkat çekerek, “Sıcak çarpmasının belirtileri arasında yüksek ateş, baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı ve bilinç bulanıklığı yer almaktadır. Şüpheli durumlarda çocuğun derhal gölgeye alınması ve tıbbi yardım istenmesi gerekmektedir” diyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı? </strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Güneş ışınlarının yeryüzüne en dik geldiği 11.00–16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkarmayın.</li>
 <li>Güneş çarpmasının en önemli tetikleyicilerinden biri yetersiz sıvı alımıdır. Dolayısıyla susama hissi olmasa bile bol su içmesini sağlayın.</li>
 <li>Dışarı çıkarken açık renkli, ince ve pamuklu kıyafetler tercih edin. Bu tür giysiler vücut ısısının dengelenmesine yardımcı oluyor.</li>
 <li>Dışarı çıkmadan 30 dakika önce en az 30 SPF korumalı güneş koruyucu krem uygulayın. Korumayı her iki saatte bir düzenli olarak yenileyin.</li>
 <li>Güneş altında uzun süre fiziksel aktivite yaptırmayın, gölge alanlarda oynamasını teşvik edin.</li>
 <li>Şapka ve güneş gözlüğü kullanımını alışkanlık haline getirin.</li>
</ul>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaz İshali</strong></p>

<p>Yazın gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları nedeniyle yaz ishali de çocuklarda oldukça yaygın görülüyor. Yaz ishali mikroplarla kirlenmiş su ve gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bağırsak enfeksiyonu olarak tanımlanıyor. Mikroorganizma barındıran içme suları veya yutulan deniz ve havuz suyu, iyi yıkanmamış çiğ sebze ve meyvelerin yanı sıra sıcakta çabuk bozulan tavuk, deniz ürünleri, et, salata sosları, süt ürünleri ve kremalı pastalar tüketmek ishale neden olabiliyor. 6-12 ay arası bebekler ve 5 yaş altındaki çocuklar bağışıklık sistemleri henüz tam gelişmediği için yaz ishaline daha sık yakalanıyor. Ani başlayan ve bazen şiddetli olan bulantı, karın krampları, kusma, halsizlik, iştahsızlık, sulu ve sık dışkılama ile hafif ateşin yaz ishalinin en yaygın belirtileri olduğunu vurgulayan Dr. Özlem Altay Yücel,<strong> </strong>“24 saati aşan belirtilerde veya küçük bebeklerde ishal ve kusmanın, hayatı tehdit eden dehidratasyona, bir başka deyişle sıvı kaybına neden olabileceği için hekime başvurulması son derece önemlidir” diye konuşuyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Ellerini sık sık sabunlu suyla yıkayın.</li>
 <li>Açıkta satılan ve riskli gıdalardan (tavuk, sütlü tatlılar, deniz ürünleri) kaçının.</li>
 <li>Evde hasta birey varsa izole olmasına dikkat edin. Kullandığı tuvaleti mutlaka dezenfekte edin.</li>
 <li>Besinleri 4 °C ve altında muhafaza edin.</li>
 <li>Yemekleri günlük olarak tüketin ve tekrar ısıtmaktan kaçının.</li>
 <li>Temizliğinden emin olduğunuz deniz ve havuzları tercih edin.</li>
 <li>Deniz ve havuz suyu yutmaması gerektiği konusunda sık sık uyarın.</li>
</ul>

<p><strong>DIŞ KULAK YOLU ENFEKSİYONU</strong></p>

<p>Dış kulak yolu enfeksiyonu yaz aylarında çocuklarda sık görülen bir diğer sağlık sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Deniz ve özellikle havuz suyu içindeki mikroplar, yüzme sonrası dış kulak yolunun ıslak kalması, kulak çubukları ile kulak yolu mukozasının zarar görmesi dış kulak yolu enfeksiyonuna yol açabiliyor. Kulakta tıkanıklık hissi, şiddetli ağrı, akıntı ve hafif işitme kaybı belirtileri arasında yer alıyor. Dr. Özlem Altay Yücel,<strong> </strong>çocuklarda gelişen bu şikayetlerde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiği uyarısında bulunuyor.</p>

<p><strong>Nasıl önlem almalı?</strong></p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Kulağının nemli kalmamasına dikkat edin.</li>
 <li>Kulağını temizlerken kulak çöpü kullanmayın. Havluyla dış bölgesini temizleyin.</li>
 <li>Özellikle havuza girerken silikon kulak tıkaçları veya sıkı bone kullanmasını sağlayın.</li>
 <li>Temizliğinden emin olduğunuz deniz ve havuzları tercih edin.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Basın Bülteni</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/yaz-aylarinda-cocuklari-bekleyen-3-onemli-tehlike</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/1-5036.jpg" type="image/jpeg" length="99188"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli’nin Tütünle Mücadele Çalışmalarına Kongrede Ödül]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinin-tutunle-mucadele-calismalarina-kongrede-odul</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinin-tutunle-mucadele-calismalarina-kongrede-odul" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ’da düzenlenen Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’nde Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından sunulan bildiriye ikincilik ödülü verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elazığ’da gerçekleştirilen Uluslararası Katılımlı Ulusal Tütün Kontrolü Kongresi’nde Kırklareli tütünle mücadele alanındaki çalışmalarıyla önemli bir başarı elde etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Dijital Çağda Tütün/Nikotin Endüstrisi: Yeni Tehditler, Yeni Çözümler” temasıyla düzenlenen kongrede Kırklareli İl Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit, Dokuz Eylül Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Kılıç ile birlikte ana oturumun başkanlığını yaptı.</p>

<p>Kongrede ayrıca Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Aylin Can tarafından sunulan “Kırklareli İli 2024-2025 Yılları Dumansız Hava Sahası Denetim Sonuçlarının Karşılaştırılması” başlıklı sözlü bildiri, değerlendirme kurulu tarafından ikincilik ödülüne layık görüldü.</p>

<p>Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Aylin Can internet haber sitemize yaptığı değerlendirmede bu ödüle layık görülmelerinden dolayı duyduğu sevinci paylaştı. Başta İl Sağlık Müdürü Çiğdem Cerit nezdinde ekip arkadaşlarına teşekkürlerini ileten Başkan Aylin Can, bu tür çalışmaları sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 12 At 09.38.33" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-12-at-093833.jpeg" width="1108" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seda Nur Örçer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklarelinin-tutunle-mucadele-calismalarina-kongrede-odul</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/kirmizi-modern-spor-haber-tanitimi-youtube-kucuk-resmi-1-38.jpg" type="image/jpeg" length="74380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğada Vakit Geçirenler Dikkat: Önlem Alınmazsa Sonuçları Ağır Olabilir]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/dogada-vakit-gecirenler-dikkat-onlem-alinmazsa-sonuclari-agir-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/dogada-vakit-gecirenler-dikkat-onlem-alinmazsa-sonuclari-agir-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haziran ayıyla birlikte yeniden gündeme gelen kene vakalarına karşı alınması gereken önlemleri Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Halit Emin Alıcılar anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte vatandaşların en merak ettiği konulardan biri de kene vakaları oldu. Kırklareli’nde son durumun ne olduğunu ve alınması gereken önlemleri Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Uzmanı Uzm. Dr. Halit Emin Alıcılar’a sorduk. İşte merak edilen soruların yanıtları…</p>

<p><strong>Tarla, bağ, bahçe ve piknik alanlarına giderken keneden korunmak için hangi önlemleri almalıyız?</strong></p>

<p>Hastalıktan korunmak için Kene yönünden riskli tarla, bağ, bahçe, ahır, orman, piknik alanları gibi alanlara gidilirken kenelerin vücuda girmesini engellemek maksadıyla;</p>

<p>- Vücudu örten giysiler giyilmeli,</p>

<p>- Pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı</p>

<p>- Ayrıca kenelerin elbise üzerinde rahat görülebilmesi için açık renkli kıyafetler</p>

<p>- Oturulacak yerde açık renkli örtüler tercih edilmelidir.</p>

<p>Eve döndükten sonra da kene tutunması açısından kontrol sağlamak için kişiler kendilerinin ve çocuklarının vücudunun her yerine dikkatlice bakmalıdır.</p>

<p>Özellikle diz arkası, kasıklar, koltuk altları, kulak arkası, ense ve saç dipleri kontrol edilmelidir.</p>

<p><strong>Kırklareli’nde bu yıl kene vakalarında önceki yıllara nazaran artış oldu mu?</strong></p>

<p>Bu yıl Kırklareli’nde kene vakalarında şimdiye kadar dikkat çekici bir artış gözlemlenmedi.</p>

<p><strong>Kene tutunması durumunda vatandaşlar ilk olarak ne yapmalı? Hemen müdahale edip çıkarmaya çalışmalı mı?</strong></p>

<p>Vücuda tutunan keneye çıplak elle dokunmadan; eldiven, bez ya da poşet ile çıkarılmalı, çıkarılamıyorsa bir an önce en yakın sağlık kuruluşuna gidilmelidir.</p>

<p>Kene asla ezilmemeli, patlatılmamalı, üzerine alkol, sabun, kolonya gibi herhangi bir madde dökülmemeli veya sigara basılmamalıdır. Bu gibi uygulamalar kenenin daha sıkı tutunmasına ve vücut içeriğini kana aktarmasına neden olabilir.</p>

<p><strong>Kene tutundu ve kendiliğinden düştü diyelim, yine de hastaneye başvurmalı mı?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kene tutunmasından sonra 10 gün içinde halsizlik, iştahsızlık, ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı kusma, ishal şikayetlerinin herhangi birinin görülmesi durumunda, zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna gidilmelidir.</p>

<p>Kene tutunmalarında doğru müdahalenin büyük önem taşıdığını vurgulayan Uzm. Dr. Halit Emin Alıcılar, doğru uygulamalarla kene kaynaklı hastalık riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 11 At 12.10.52" class="detail-photo img-fluid" height="1445" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-11-at-121052.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seda Nur Örçer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Yerel</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/dogada-vakit-gecirenler-dikkat-onlem-alinmazsa-sonuclari-agir-olabilir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/k-e-n-e.jpg" type="image/jpeg" length="64944"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürlüğünden Hareketli Yaşam Önerisi]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/il-saglik-mudurlugunden-hareketli-yasam-onerisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/il-saglik-mudurlugunden-hareketli-yasam-onerisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen “Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa Kampanyası" kapsamında Kırklareli İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem CERİT başkanlığında planlama toplantısı gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Toplantıda; kampanya kapsamında ilimiz genelinde yürütülecek faaliyetler, fiziksel aktivitenin teşvik edilmesine yönelik çalışmalar, hedef gruplara ulaşma yöntemleri ve kurumlar arası iş birliği süreçleri değerlendirildi. Ayrıca vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanmalarına katkı sağlayacak uygulamalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/il-saglik-mudurlugunden-hareketli-yasam-onerisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/1-5027.jpg" type="image/jpeg" length="18964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli; Mayıs Dönemi Gebe Okulunda Mutlu Son!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-mayis-donemi-gebe-okulunda-mutlu-son</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-mayis-donemi-gebe-okulunda-mutlu-son" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anne ve baba adaylarını doğuma hazırlamak amacıyla Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde düzenlenen gebe okulu mayıs ayı eğitimleri tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitimlerde; doğum öncesi hazırlık, doğum ve sonrası süreç, yenidoğan bakımı ve emzirme konularında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Prof. Dr. Emel Kurtoğlu Özdeş ve alanında uzman ekip, anne ve baba adaylarına rehberlik etti.</p>

<p><img alt="3-1614" class="detail-photo img-fluid" height="525" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/3-1614.jpg" width="1012" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca gebeler TDL (Travay-Doğum-Loğusa) odalarını gezerek doğum ünitesini yakından tanıma fırsatı buldu. Eğitim sonrasında Mayıs dönemi katılımcılarına belgeleri takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-mayis-donemi-gebe-okulunda-mutlu-son</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/06/10-292.jpg" type="image/jpeg" length="19855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yanlış ve Aşırı Kimyasal Gübre Kullanımı Toprağa Zarar Verebiliyor]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/yanlis-ve-asiri-kimyasal-gubre-kullanimi-topraga-zarar-verebiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/yanlis-ve-asiri-kimyasal-gubre-kullanimi-topraga-zarar-verebiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Korkmaz Bellitürk, bilinçsiz ve aşırı kullanılan kimyasal gübrelerin toprak sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bellitürk, toprak sağlığının önemi için kimyasal gübreler yerine organik gübre kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Kimyasal gübrelerin toprağın pH dengesini bozabildiğini anlatan Bellitürk, bu durumun bitki gelişimini olumsuz etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>Toprak yapısındaki bozulmanın bitki köklerine zarar verdiğini aktaran Bellitürk, "Toprakta pH dengesinin bozulması tohumların çimlenememesine ve bitkinin düzenli büyüyememesine neden olabiliyor." dedi.</p>

<p>Bellitürk, kimyasal gübrelerin toprağın su tutma kapasitesine katkı sağlamadığını ifade etti.</p>

<p><img alt="A A 20260523 41473414 41473413 Y A N L I S V E A S I R I K I M Y A S A L G U B R E K U L L A N I M I T O P R A G A Z A R A R V E R E B I L I Y O R" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260523-41473414-41473413-y-a-n-l-i-s-v-e-a-s-i-r-i-k-i-m-y-a-s-a-l-g-u-b-r-e-k-u-l-l-a-n-i-m-i-t-o-p-r-a-g-a-z-a-r-a-r-v-e-r-e-b-i-l-i-y-o-r.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Organik gübrelerin toprağı ıslah ettiğini ve nemin korunmasına yardımcı olduğuna dikkati çeken Bellitürk, "Toprağa faydası olan çoğunlukla organik gübreler ve organik mineral gübrelerdir. Kimyasal gübrelerin toprağa faydası olmadığı gibi yanlış ve aşırı kullanıldığında toprağa zararları olabilir. Toprakta pH dengesinin bozulmasıyla bitki köklerinin olumsuz etkilenmesi, tohumların çimlenememesi ve bitkinin düzenli büyüyememesi demektir." diye konuştu.</p>

<p>Bellitürk, organik gübrelerin su tutma kapasitesini artırdığını ve bu durumun kuraklık ve iklim değişikliğiyle mücadelede önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Toprağın organik gübrelerle ıslah edilebileceğini anlatan Bellitürk, "Organik gübre toprağı ıslah eder. Toprakta bozulan pH dengesini korumaya çalışır ve nihai olarak toprakta suyun tutumunu sağlar. Su tutma kapasitesini en fazla artıran gübreler organik gübrelerdir. Kimyasal gübrelerin su tutma kapasitesine herhangi bir faydası yoktur." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bellitürk ayrıca organik gübre kullanımına yönelik çiftçi eğitimlerinin artırılması ve akademik çalışmaların üreticilerle daha fazla paylaşılması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Anadolu Ajansı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/yanlis-ve-asiri-kimyasal-gubre-kullanimi-topraga-zarar-verebiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/a-a-20260523-41473414-41473411-y-a-n-l-i-s-v-e-a-s-i-r-i-k-i-m-y-a-s-a-l-g-u-b-r-e-k-u-l-l-a-n-i-m-i-t-o-p-r-a-g-a-z-a-r-a-r-v-e-r-e-b-i-l-i-y-o-r.jpg" type="image/jpeg" length="77103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kırklareli; Tıbbi Cihaz Alım Talepleri Görüşüldü]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-tibbi-cihaz-alim-talepleri-gorusuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-tibbi-cihaz-alim-talepleri-gorusuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tıbbi cihaz alım talepleri görüşüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tıbbi cihaz, dış laboratuvar hizmet ile kemoterapi ilaç hazırlama ünitesi hizmet alım talepleri değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İl Sağlık Müdürlüğünden konuyla ilgili yapılan bilgilendirmede, “Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2025/08 sayılı “Kamu Sağlık Tesislerinin Tıbbi Cihazlarla İlgili Mal ve Hizmet Alımı İşlemleri” konulu Genelgesi’ne istinaden, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Enes Güler başkanlığında oluşturulan Tıbbi Cihaz İhtiyaç Tespit Komisyonu tarafından; Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tıbbi cihaz alım talepleri, dış laboratuvar hizmet alımı talepleri ile kemoterapi ilaç hazırlama ünitesi hizmet alım talepleri değerlendirilmiştir.” ifadelerine yer verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seda Nur Örçer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kirklareli-tibbi-cihaz-alim-talepleri-gorusuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/1-4986.jpg" type="image/jpeg" length="33371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Matcha Gerçekten Sağlıklı Mı?]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/matcha-gercekten-saglikli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/matcha-gercekten-saglikli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medya ile birlikte popülaritesini arttıran matcha gerçekten faydalı mı? İşte detaylar…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BBC News Türkçe’nin haberine göre Instagram ve TikTok'ta #matcha etiketiyle 14 milyondan fazla paylaşımla birlikte matcha son yıllarda ferahlatıcı bir içecek olmanın ötesine geçip adeta bir moda göstergesi haline geldi.</p>

<p>Öyle popüler oldu ki 2025 yılında küresel arzın tükenebileceğine dair endişeler dile getirildi.</p>

<p>Bu popülerliğin nedenlerinden biri de matchanın sağlıklı olduğuna dair iddialar. Peki bu topraksı, kimi için vazgeçilmez kimi için zorlayıcı olan bu içeceğin gerçekten sağlığa faydası var mı?</p>

<p>Matcha, gölgede yetiştirilen yeşil çay yapraklarının toz haline getirilmesiyle elde edildiği için normal yeşil çayla pek çok ortak özelliğe sahip.</p>

<p>King's College London'da diyetisyen ve mikrobiyom bilimci Dr Emily Leeming, "Kahve ve çay, matcha dahil, polifenoller açısından zengin" diyor.</p>

<p>"Polifenoller ve matcha ve kahve gibi içeceklerde bulunan çok az miktardaki lif, iyi bakterileri besledikleri için bağırsak sağlığına faydalı olabilir."</p>

<p>Bazı küçük ölçekli çalışmalar, her gün tüketildiğinde matchanın faydalı bağırsak bakterilerinin çeşitliliğini artırabileceğini bulmuş olsa da, bu içeceğe özel araştırmalar sınırlı.</p>

<p>Matchada yüksek miktarda bulunan polifenol türlerinden biri kateşinler.</p>

<p>Leeming, "Kateşinler potansiyel antioksidan ve iltihap önleyici etkilere sahip ve bunun özellikle daha yüksek risk profiline sahip kişilerde tansiyonu ve kolesterolü düşürebileceğine dair bazı kanıtlar var" diyor.</p>

<p>Bu, kalp sağlığı konusunda endişe duyanlar için iyi bir haber olabilir, ancak diyetisyen ve Britanya Diyetetik Derneği sözcüsü Bahee Van de Bor daha ucuz bir alternatif sunuyor:</p>

<p>"Yeşil çayı tercih etmemeniz için bir neden yok; çünkü kardiyovasküler sağlıkla bağlantısını gösteren kanıtlar matchaya kıyasla çok daha geniş."</p>

<p>Matcha çayı yapraklarının gölgede yetiştirilmesinin nedeni, bitkideki bazı bileşenlerin daha yoğun hale gelmesi içindir.</p>

<p>Bu durum ve yaprakların yalnızca demlenmek yerine doğrudan tüketilmesi, normal yeşil çaya göre potansiyel olarak daha fazla besinsel özellik içerdiği anlamına gelir.</p>

<p>Bunlar arasında matchanın daha yüksek dozda L theanin içerdiği düşünülüyor.</p>

<p>Anglia Ruskin Üniversitesi'nde beslenme fizyolojisi profesörü olan Prof Justin Roberts, "Kafein ve L theanin kombinasyonu birbirini dengeliyor gibi görünüyor" diyor ve ekliyor:</p>

<p>"Bu sayede kafeinin uyarıcı etkisini alırken L theaninin rahatlatıcı etkisini de elde ediyorsunuz. Bazı kişilerin matcha içtiklerinde daha uzun süre odaklandıklarını söylemesinin nedeni bu olabilir.</p>

<p>"Ayrıca biliş, uyanıklık ve stresin azalması üzerinde olumlu etkiler olabileceğini gösteren çalışmalar da var."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak herkesin kafeine tepkisi farklı olabilir. Ve matchadan alınan kafein miktarı kullanılan toz miktarına bağlıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/matcha-gercekten-saglikli-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/11-385.webp" type="image/jpeg" length="18908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elmanın Sağlığa Birçok Faydası Bulunuyor]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/elmanin-sagliga-bircok-faydasi-bulunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/elmanin-sagliga-bircok-faydasi-bulunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek oranda vitamin, mineral, lif ve antioksidan bileşikler içeren elmanın faydaları arasında bağırsak ve beyin sağlığının korunması yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mutfakta çok yönlü kullanımı ve kendine has lezzeti ile tercih edilen elma, taşınmasının kolay ve pratik olması sayesinde günün her saati ve her yerde rahatlıkla tüketilebilir. Özellikle çiğ ve kabukları ile birlikte tüketildiğinde bağırsak sağlığı üzerinde elmanın faydaları daha etkili olabilir.</p>

<p>Şeker içeriği yüksek besinler, işlenmiş gıdalar ve hamur işleri kandaki şeker miktarının aniden yükselmesine neden olarak diyabete yakalanma riskini artırır. Elmadaki yüksek <a href="https://www.medicalpark.com.tr/saglik-rehberi/antioksidan-nedir" rel="nofollow">antioksidan</a> içeriği, pankreası serbest radikallerin hasarına karşı korur.</p>

<p>Pankreas, kandaki şekerin hücrelere girmesini sağlayan insülin hormonu sentezinde görevlidir. Aynı zamanda yüksek oranda lif içeren elma, glikozun yavaş emilmesine yardımcı olarak kan şekerinin düzenlenmesini destekler.</p>

<p><strong>Kandaki Kolesterol Seviyelerinin Düzenlenmesine Yardımcı Olabilir</strong></p>

<p>Yüksek kolesterol kalbe kan akışı sağlayan atar damarların tıkanmasına neden olarak kalp hastalıklarına yakalanma riskini artırır. Elmadaki çözünebilir lif özelliğine sahip olan pektin, yağların sindirimi sırasında kolesterole bağlanarak vücuttan atılmasına yardımcı olabilir. Elmanın faydaları arasında kandaki <a href="https://www.medicalpark.com.tr/saglik-rehberi/kolesterol" rel="nofollow">kolesterol</a> seviyelerinin düzenlenmesine katkıda bulunmak da yer alır.</p>

<p><strong>Kan Basıncının Düşmesine Katkıda Bulunabilir</strong></p>

<p>Tansiyon kalpten pompalanan kanın damar duvarlarına yaptığı basınçtır. Kan basıncı yükseldiğinde, tansiyonun da yükselmesine yol açarak damarlarda akan kan, damar duvarlarında hasara neden olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek <a href="https://www.medicalpark.com.tr/saglik-rehberi/tansiyon-nedir-cesitleri-ve-dikkat-edilmesi-gerekenler-nelerdir" rel="nofollow">tansiyon</a>, kalp hastalıklarına yakalanma, kalp krizi ve felç riskini artıran ciddi bir sağlık problemidir. Elma kabuğundaki antioksidan bileşikler kan akışına yardımcı olarak kan basıncının düzenlenmesini destekleyebilir.</p>

<p>Tıpkı elma gibi elma kabuklarının kurutulması ile elde edilen elma çayını da deneyebilir, elma çayı faydaları için günlük beslenme programına bir iki fincan ekleyebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seda Nur Örçer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/elmanin-sagliga-bircok-faydasi-bulunuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 08:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/3-1610.jpg" type="image/jpeg" length="63564"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Dostu Türk Kahvesinin Faydaları]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kalp-dostu-turk-kahvesinin-faydalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kalp-dostu-turk-kahvesinin-faydalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de popüler bir içecek olan Türk kahvesi dünyanın bilinen ünlü kahveleri arasında da sayılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yöreden yöreye pişirme yöntemi, tadı ve çeşitleri değişiklik gösteren Türk kahvesinin 1517 yılında Yemen valisi tarafından getirildiği düşünülür. Türkler bu kahveyi cezvede pişirerek adını Türk kahvesi olarak sunmuşlardır. Sağlığa birçok faydası bulunan Türk kahvesi, vücuda enerji verir, böylelikle zinde kalmaya yardımcı olur. Bunun yanında şekersiz tüketilen Türk kahvesi, sindirim sistemini de düzenleyerek mide problemlerini önlemede etkili olur.</p>

<p>Türk kahvesi çekirdekleri, güçlü bir antioksidan olan klorojenik asit içerir. Bu asit, vücuttaki iltihabı azaltarak, kan şekerini, kolesterol seviyesini ve yüksek tansiyonu düşürür. Normal kahveye göre yüksek konsantrasyona sahip olan Türk kahvesinin çekirdekleri aynı zamanda bağışıklığı artırarak, sağlıklı kalbi destekler. Türk kahvesinin içerisindeki besin değeri şu şekilde sıralanabilir:</p>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>B2, B3 ve <a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/b5-vitamini-pantotenik-asit" rel="nofollow" target="_blank">B5 Vitamini</a></li>
 <li>Magnezyum</li>
 <li>Manganez</li>
 <li>Potasyum</li>
 <li>Beyindeki belirli nörolojik durumlara karşı kalkan oluşturan faydalı bileşikler içerir. Diyabet ve kalp hastalıklarından korumaya yardımcı olur. Depresyon, karaciğer sirozu gibi hastalıkların riskini de azaltabilir.</li>
</ul>

<p><strong>Türk kahvesinin faydaları şunlardır</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul style="list-style-type:disc" type="disc">
 <li>Enerji verir ve zihni açar</li>
 <li>Parkinson, alzheimer ve depresyon gibi zihinsel sağlık sorunlarına iyi gelir</li>
 <li>Sindirim sistemini çalıştırır</li>
 <li>Kalp hastalıklarına karşı korur</li>
 <li>Karaciğer sağlığını destekler</li>
 <li>Metabolizmayı hızlandırı ve yağ yakımını destekler</li>
 <li>Cilt ve saç sağlığına yardımcı olur</li>
 <li><strong>Enerjiyi yükseltir</strong></li>
 <li>Kahve içerisinde yer alan kafein, tüketildiğinde kana karışarak, beyne ulaşır. Burada, yer alan ve uykuya sebep olan nöronları bloke ederek uyanıklık durumunu artırır ve enerjiyi yükseltir. Bu sayede gün içerisinde hissedilen yorgunluğu da gidermeye yardımcı olur. Zihnin açılmasında etkili olarak konsantrasyonun da artmasını sağlar. Beynin bu etkisinin yanında kahvenin ruh halini, hafızaya da etki ederek güçlendirdiği bilinir. Bu durum da bilişsel işlevleri iyileştirdiğini göstermektedir.</li>
 <li><strong>Parkinson, alzheimer ve depresyon gibi zihinsel sağlık sorunlarına iyi gelir</strong></li>
 <li>Türk kahvesi, depresyon, Parkinson, Alzheimer gibi ruhsal hastalıklara karşı etkilidir ve hafızanın da güçlenmesini sağlar. Zihni açmasının yanında ruhsal sorunlara yakalanma şansının büyük ölçüde azalmasında etkilidir. Bunların yanında Türk kahvesi migren gibi baş ağrılarının azalmasına yardımcı olur. Bu nedenle ağrı kesicilerin etkisini de önemli düzeyde artırır.</li>
 <li><strong>Metabolizmayı hızlandırır</strong></li>
 <li>Türk kahvesinin faydalarından biri de sindirim sisteminin çalışmasında etkili olması olarak sıralanabilir. İçerisindeki kafeinden dolayı adrenalin hormonu salgılanarak, kalp ve dolaşımı uyarır. Bunun yanında metabolizma hızını artırır, vücutta yağ yakımına yardımcı olur.</li>
 <li><strong>Cilt ve saç sağlığına yardımcı olur</strong></li>
 <li>Türk kahvesi, içerdiği antioksidan sayesinde cildi ve vücudu hastalıklardan koruyarak yaşlanmayı geciktirmesiyle bilinir. Cilde faydaları arasında <a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/selulit-nedir-selulit-nasil-gecer" rel="nofollow" target="_blank">selülit</a> probleminin çözülmesine yardımcı olması da sayılır. Duş alırken Hindistan cevizi yağı ile kahve telvesini karıştırıp kullandığınızda cildi yumuşatma özelliği bulunur.</li>
 <li><strong>Türk Kahvesinin Yan Etkileri Nelerdir?</strong></li>
 <li>Türk kahvesi, her kahvede olduğu gibi kafein içerdiğinden fazla tüketimi vücuda zarar verebilir. Bundan dolayı bir kronik rahatsızlığınız varsa, hamile ya da ruh sağlığı ile ilgili problemler yaşıyorsanız Türk kahvesi tüketmeden önce mutlaka uzman doktora danışmanızda fayda vardır. Türk kahvesi tüketirken fazla tüketmekten kaçınmak gerekebilir. Türk kahvesi tüketiminde sonra aşağıdaki gibi yan etkiler görülebilir:</li>
 <li>Uykusuzluk</li>
 <li>Anksiyete</li>
 <li>Kolesterol sorunları</li>
</ul>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kalp-dostu-turk-kahvesinin-faydalari</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 07:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/1-4989.jpg" type="image/jpeg" length="32313"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık İçin Kuştepe’de Yürüdüler]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/saglik-icin-kustepede-yuruduler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/saglik-icin-kustepede-yuruduler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[10 Mayıs Dünya Hareket Günü etkinlikleri kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü etkinliği Kuştepe Merası ve göl civarında gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>10 Mayıs Dünya Hareket Günü etkinlikleri kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen Sağlıklı Yaşam Yürüyüşü etkinliği Kuştepe Merası ve göl civarında gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 05 26 114459" class="detail-photo img-fluid" height="626" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-114459.jpg" width="1252" /></p>

<p>Doğada düzenlenen yürüyüşe Kırklareli il Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Cerit, Babaeski İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. F. Banu İşler Pehlivanköy Toplum Sağlığı Merkezi Md. V. Hüseyin Kızıl, İl Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Aylin Can, sağlık personelleri, Pavli Atölye Gülşen Gürses ve Kuştepe Köyü sakinleri katıldı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin yararları konusunda toplum bilincini oluşturmak, iyi uygulamalara dikkat çekmek, sağlıklı davranışları ve yaşam tarzlarını teşvik etmek için 10 Mayıs günü “Sağlık İçin Hareket Et Günü” olarak belirlendi ve ülkemizde de her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.</p>

<p><img alt="004-6" class="detail-photo img-fluid" height="671" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/004-6.jpg" width="1179" /></p>

<p>“10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü” kapsamında İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Çiğdem Cerit, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı yönetici ve personeli, Babaeski İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Pehlivanköy TSM bünyesinde görevli sağlık personeli ve halkın katılımı ile toplum bilincini ve farkındalığını arttırmak amacı ile Pehlivanköy Kuştepe Köyü’nde düzenlenen yürüyüş oldukça keyifli geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="002-46" class="detail-photo img-fluid" height="640" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/002-46.jpg" width="1321" /></p>

<p><img alt="003-22" class="detail-photo img-fluid" height="613" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/003-22.png" width="1316" /></p>

<p><img alt="001-39" class="detail-photo img-fluid" height="626" src="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/001-39.jpg" width="1410" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Erhan Baycan</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/saglik-icin-kustepede-yuruduler</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/ekran-goruntusu-2026-05-26-114536.jpg" type="image/jpeg" length="67602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban Bayramı’nda Et Tüketiminde Denge Şart!]]></title>
      <link>https://www.alternatifgazetesi.com/kurban-bayraminda-et-tuketiminde-denge-sart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.alternatifgazetesi.com/kurban-bayraminda-et-tuketiminde-denge-sart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı’nda kırmızı et tüketiminin arttığını belirten uzmanlar, bu durumun beslenme dengesini koruma gerekliliğini de beraberinde getirdiğini söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, Kurban Bayramı’nda kırmızı et ve sakatat tüketiminde porsiyon kontrolü, doğru pişirme ve sindirim sistemini koruyacak beslenme yöntemleri hakkında önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>Kırmızı et tüketiminde gün içindeki denge korunmalı!</strong></p>

<p>Kurban Bayramı’nın, paylaşmanın ve bir araya gelmenin en kıymetli zamanlarından biri olduğunu hatırlatan Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu özel dönemde kırmızı et tüketiminin artması kaçınılmazdır; ancak önemli olan miktardan çok gün içindeki dengeyi koruyabilmektir.” dedi.</p>

<p>Gün boyunca sadece et ağırlıklı beslenmenin, kısa sürede sindirim sistemini zorlayabileceğine ve metabolik dengeyi olumsuz etkileyebileceğine değinen İspiroğlu, “Yetişkin bir birey için günlük ortalama 120-150 gram pişmiş kırmızı et tüketimi yeterlidir. Gün içinde birden fazla öğünde et tüketilecekse porsiyonlar küçültülmeli; mutlaka sebze, salata veya yoğurt gibi besinlerle denge sağlanmalıdır. Sadece et ağırlıklı beslenmek lif alımını azaltarak bağırsak hareketlerini yavaşlatırken; aynı zamanda vücudu susuz bırakabilir ve sindirim sistemini zorlayabilir. Aynı gün içinde sık aralıklarla et tüketmek de beklenenden daha fazla sindirim yükü oluşturabilir.” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Dinlendirilmeden tüketilen et sindirimi zorlaştırabilir!</strong></p>

<p>Kurban etinin kesim sonrası hemen poşetlenmemesi ve üst üste yığılmaması gerektiğine dikkat çeken Hülya Yiğit İspiroğlu, “Etler öncelikle serin, temiz ve hava alabilen bir ortamda ilk sıcaklığını atacak şekilde bekletilmeli; ardından buzdolabında dinlendirilmelidir. Henüz sıcaklığını kaybetmeden kapalı ortama alınan etlerde terleme ve buna bağlı bakteri üremesi riski artabilir.” dedi.</p>

<p>Dinlendirme sürecinin en az 24 saat olması gerektiğine vurgu yapan İspiroğlu, “Bu süreç tamamlanmadan tüketilen et daha sert olur ve sindirimi zorlaşabilir. Dinlendirme sonrası tüketilmeyecek etler, günlük kullanım miktarlarına göre porsiyonlanarak derin dondurucuya alınmalıdır. Donmuş etler oda sıcaklığında değil; buzdolabında çözündürülmeli ve çözüldükten sonra tekrar dondurulmamalıdır.” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Sakatatlar, yüksek kolesterol ve purin içeriğine sahip!</strong></p>

<p>Sakatat tüketiminde en sık gözden kaçan riskler hakkında da bilgi veren İspiroğlu, şunları söyledi:</p>

<p>“Sakatatlar; özellikle karaciğer ve böbrek gibi organ etleri, yüksek kolesterol ve purin içeriğine sahiptir. Bu nedenle kalp-damar hastalığı, gut ve kolesterol yüksekliği olan bireylerin tüketimi sınırlandırması gerekir. Ayrıca sakatatlar hijyen açısından daha hassas ürünlerdir; güvenilir kaynaklardan temin edilmeli ve yeterli süre, uygun sıcaklıkta pişirilmelidir.”</p>

<p><strong>Etin pişirme yöntemi en az miktarı kadar önemli!</strong></p>

<p>Etin yıkanmasının çoğu zaman hijyenik bir uygulama olarak düşünülse de doğru olmadığına işaret eden İspiroğlu, “Çiğ et yıkandığında mikroorganizmalar, su sıçramasıyla mutfak yüzeylerine ve diğer besinlere yayılabilir. Bu nedenle et yıkanmamalı; hijyen, doğru pişirme ve mutfak ekipmanlarının temizliği ile sağlanmalıdır. Çiğ etle temas eden yüzeylerin ayrı tutulması ve iyi temizlenmesi büyük önem taşır.” dedi.</p>

<p>Etin pişirme yönteminin en az miktarı kadar önemli olduğunu kaydeden İspiroğlu, “Kızartma ve yoğun yağlı kavurmalar yerine ızgara, fırınlama veya haşlama yöntemleri tercih edilmeli. Yüksek ısıda ve doğrudan ateşle temas ederek pişirilen etlerde besin kaybı artabilir ve istenmeyen bileşikler oluşabilir. Etin kendi yağıyla pişirilmesi yeterlidir; ekstra yağ eklenmesi gereksiz kalori alımına yol açar.” açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Amaç kusursuz beslenmek değil; genel dengeyi sürdürebilmek!</strong></p>

<p>Aynı gün içinde hem yağlı et yemeklerinin hem de şerbetli tatlıların yoğun tüketilmesinin, kan şekeri ve sindirim sistemi üzerinde yük oluşturabileceği uyarısını yapan Hülya Yiğit İspiroğlu, “Bu durum özellikle diyabet ve insülin direnci olan bireylerde daha belirgin etkiler yaratabilir. Tatlı tüketilecekse porsiyonlar küçük tutulmalı; mümkünse sütlü veya meyveli alternatifler tercih edilmeli.” dedi.</p>

<p>Bu tür bir öğün sonrası dengeyi sağlamak için gün içinde su tüketiminin artırılmasını öneren İspiroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Yemek sonrasında yapılacak 20-25 dakikalık hafif yürüyüş de sindirimi destekleyebilir. Şişkinlik veya hazımsızlık hissedildiğinde zencefil, rezene veya nane gibi bitki çayları tercih edilerek sindirim sistemi rahatlatılabilir.</p>

<p>Bayram süresince birkaç gün yapılan beslenme değişiklikleri tek başına kalıcı kilo artışı oluşturmaz. Ancak gün boyu kontrolsüz tüketim bu süreci hızlandırabilir. Gün içinde en az bir öğünü sebze ağırlıklı planlamak; yeterli su tüketmek ve yemek sonrası kısa yürüyüşler yapmak dengeyi korumaya yardımcı olur. Amaç kusursuz beslenmek değil; genel dengeyi sürdürebilmektir.”</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Seda Nur Örçer</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.alternatifgazetesi.com/kurban-bayraminda-et-tuketiminde-denge-sart</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://alternatifgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/alternatifgazetesi-com/uploads/2026/05/11-381.jpg" type="image/jpeg" length="52652"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
