Kırklareli’nin köklü geleneği Uluslararası Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali, bu yıl Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla; Kırklareli Valiliği, Kırklareli Belediyesi ve ilgili kurumların iş birliğinde düzenlenen Yaşayan Miras Şöleni ile tarihi bir dönüşüme imza atıyor. Geçmiş yıllarda daha çok "Kakava coşkusu" ve konserlerle anılan festival, bu kez ismindeki "Karagöz", "Kültür" ve "Sanat" vurgusunun içini tamamen doldurarak adeta bir yaşayan miras şölenine dönüştü.

"Karagöz’ü Her Stantta, Her Sanatçıda Göreceksiniz"

Yapılan fizibilite çalışmalarında festivalin kültür ve sanat yönünün zayıf kaldığının tespit edilmesinin ardından, bu yıl bakanlık desteğiyle sahada büyük bir değişime gidildi. Bu yıl festivalin adının hakkını verileceğini belirten Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut, "Eğer bu organizasyonun adı Karagöz Kültür, Sanat ve Kakava Festivali ise vatandaşlarımız artık Karagöz’ü sahada, her dokumacıda, her sanatçıda, oyuncaklarda ve aksesuarlarda görecek. " diyerek kültürel mirasa verilen önemin altını çizdi.

Türkiye’nin "En"leri Kırklareli’nde Buluştu

Festival kapsamında kurulan 50 standart ve 10 VIP stant, Türkiye’nin ulusal ölçekteki en büyük değerlerini ve son temsilcilerini Kırklareli halkıyla buluşturuyor. Festivalin başlamasına saatler kala yerel basın ile koordineli ilerlemek adına Kültür Bakanlığı yetkilileri ve Kırklareli Belediye Başkanı Derya Bulut’un katılımı ile bir basın buluşması gerçekleştirildi.

Anıtkabir’deki Tesbihin Ustası ve Son Talika Yapımcısı Kırklareli’nde

Sinan Özen 11 Haziran'da Lüleburgaz'da
Sinan Özen 11 Haziran'da Lüleburgaz'da
İçeriği Görüntüle

Belediye Başkanı Derya Bulut, kültürün sanatın bu yıl ön plana olduğu dev organizasyona, vatandaşların sadece konser gözüyle bakmamasını; açılan stantlardaki sanatçıların kültür sanat hikayesini mutlaka dinlemelerini tavsiye ederek katılımcılardan birkaç örnek vererek; “Toplantıya gelmeden önce birkaç stant ziyaret ettim. Mesela Talika yapımcısı vardı. Tek Talika yapımcısı başka yok. Onu çocuklarımızla gençlerimizle buluşturuyoruz. O tarihi anlattırmaya çalışıyoruz. O mirası geleceğe taşımaya çalışıyoruz. Türkiye’nin en önemli tesbih sanatçısı mesela. 4 kuşaktır tesbih sanatçısı. Hanımefendi kardeşiyle birlikte katılım sağlıyorlar. Hanımefendi Türkiye’nin ilk tesbih sanatçısı. Ama orada bir tesbih yapım tezgahı var, göreceksiniz gittiğinizde. Gazi Mustafa Kemal’e tesbih yapmış ve o tesbih şuan anıtkabirde sergileniyor. Bu kadar önemli isimlerin Kırklareli bir buluşma durağı oluyor. Bu anlamda şunu açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum ki bu kadar kültürel, bu kadar sanatın da, sanatçının da dolu dolu olduğu bir Festival bizim belediye olarak tek başımıza organize edebileceğimiz bir etkinlik değildi. Yaklaşık 200 sanatçıyı burada ağırlıyoruz. Bu 200 sanatçının konaklamasından tutun onların organizasyonundan tutun tarihsel anlamda hepsini bu tarihte burada buluşturabilmek ve bir gün değil Pazar dahil devam edecekler. Müthiş bir organizasyon. Konserler de çok önemli tabi ki. Tüm toplumu bir araya getiren unsurlar. Herkes orada oluyor. Ama konseri herkes yapabiliyor. Konser sizin bütçenizle alakalı. Asıl buz dağının görünmeyeni bu az önce ifade ettiğim, 50 tane stant ve ayrıca 10 tane de VIP stant. Türkiye’nin en değerli mücevheratçısı orada. Mücevher sadekarlarını yetiştiren tek kişi. Ne kadar büyük bir organizasyona kalkıştığımızı daha iyi anlıyorsunuzdur. Bu noktada bakanlığımız ve belediyemiz ortak koordinesinde yerel basın ve medyamızla uyum içerisinde bir sürek geçireceğimizden hiç şüphemiz yok. Ortak noktamız Kırklareli.” Şeklinde sözlerini tamamladı.

Muhabir: Seda Nur Örçer