Kırklareli Hayvan Hakları Platformu, bugün ilimiz Gar binası önünde basın açıklamasında bulundu. 81 ilde eş zamanlı gerçekleşen basın açıklamasında 7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamındaki uygulamalar eleştirildi.

Saat 15.00’de gerçekleşen ve hayvansever vatandaşların katılım gösterdiği açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“7527 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyuna bir çözüm olarak sunulmuştur. Ancak uygulama sürecinde ortaya çıkan denetim eksiklikleri ve şeffaflık yoksunluğu ve keyfi uygulamalar, yasanın sahadaki etkisine dair ciddi soru işaretleri doğurmuştur.

Yasa koyucunun öngördüğü koruma ve iyileştirme ilkeleri sahada karşılık bulmamıştır.

D S C 0220-2

Birçok bölgede hayvanlar aleyhine keyfi uygulamalar ortaya çıkmış; Koruma vaadi, toplama pratiğine dönüşmüş, Rehabilitasyon söylemi, görünmezleştirmeye evrilmiştir.

Bu yasa çözüm olmamış; sorumluluğu görünmez kılmaktan öteye geçememiştir. Bu uygulama koruma değildir; masum canlılara yöneltilmiş toplu bir cezalandırmadır.

Biz biliyoruz ki; Hukukun üstünlüğü, en savunmasız olanların korunmasıyla anlam kazanır. Yaşam hakkı, tüm hakların temelidir.

Bugün karşı karşıya kaldığımız diğer sorunlar ise şunlardır:

• “Doğal yaşam alanı” olarak tanımlanan yerlerin halk erişimine kapalı olması,

• Bağımsız denetim mekanizmalarının bulunmaması,

• Toplanan hayvanlara ilişkin sayı, sağlık ve yaşam koşullarına dair verilerin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılmaması,

• Sahiplendirme süreçlerinin şeffaf ve standart bir yapıya kavuşturulmaması.

Bu tablo, hayvanların yaşam hakkı ile kamu vicdanı arasında derin bir kopuş yaratmaktadır. Ayrıca kamuoyuna açıkça ifade etmek isteriz ki; Yundalan’da “doğal yaşam alanı” olarak tanımlanan ve kamu erişimine kapatılan alana ilişkin yaptığımız resmi başvurular neticesinde, söz konusu erişim yasağına dair herhangi bir Valilik kararı bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durum, uygulanan yasağın idari bir zorunluluktan değil, belediyenin tamamen keyfi bir tutumundan kaynaklandığını göstermektedir. Kamu kaynaklarıyla oluşturulan bir alanda kamu denetiminin fiilen engellenmesi kabul edilemez. Belediyeyi, bu keyfi uygulamadan derhal vazgeçmeye; şeffaflık, hesap verebilirlik ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde hareket etmeye davet ediyoruz.

Vicdan susturulamaz. Gerçek gizlenemez. Yaşam hakkı değersizleştirilemez. Şeffaflık güveni güçlendirir. Denetim adaleti sağlar. Katılım ise toplumsal huzuru artırır.

Bizim talebimiz; Çatışma değil; çözümdür. Sessizlik değil; şeffaflıktır. İhmal değil; sorumluluktur. Bu uygulama koruma değildir.

Bu uygulama, masum canlılara yöneltilmiş toplu bir cezalandırmadır. Bizden sabır, sessizlik ve kabulleniş bekleniyor olabilir. Ancak kapalı kapılara sessiz kalmamız beklenemez. Keyfiliği kabullenmemiz beklenemez. Hiçbir toplum, vicdanını susturarak adalet inşa edemez.

Vicdan ve Merhamet bir zayıflık değil, bir erdemdir. Bir canlıya gösterilen şefkat, toplumun ahlaki seviyesini yükseltir. Unutulmamalıdır ki bir toplumun değeri, en savunmasız olanlara nasıl davrandığıyla ölçülür. Hayvanların yaşam hakkını savunmak, insanlığımızı korumaktır.

Dünyanın bu kadar sertleştiği bir zamanda herhangi bir canlıya gösterilen merhamet, insanlığımız adına atılmış en kıymetli adımlardan biridir.

Biz buradayız. Yaşamdan yana durmaya devam edeceğiz. Adalet ve merhamet çağrımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Buradan kamu otoritelerine saygıyla, açık ve net çağrıda bulunuyoruz:

D S C 0213-2

• Bağımsız ve düzenli denetim komisyonu kurulmalıdır.

• Tüm doğal yaşam alanları kamuya açık ve düzenli biçimde raporlanmalıdır.

• Toplanan hayvanlara ilişkin kayıt, sağlık ve yaşam verileri anlık ve şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.

KIRKLARELİ’NDE RÜŞVET İDDİASI; 12 Gözaltı
KIRKLARELİ’NDE RÜŞVET İDDİASI; 12 Gözaltı
İçeriği Görüntüle

• Sivil toplum kuruluşları denetim ile izleme süreçlerine, etkin ve aktif biçimde dahil edilmelidir.

Bu uygulama; Çözüm değil; sorumluluktan kaçıştır. Koruma değil; toplu cezalandırmadır. Bizler çözümün parçası olmaya hazırız. Yeter ki yaşamdan yana ortak bir irade gösterilsin.

Bu ülkenin vicdanı susmaz. Ve biz, her koşulda yaşam hakkını savunmaya devam ederiz.”

Muhabir: Serhat Ünver