İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM’nin yeni yasama döneminin başlamasıyla birlikte Trakya’nın giderek büyüyen çevre sorunlarını Meclis gündemine taşıdı. Taşçı, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesini kapsayan geniş bir bölgede petrol, doğal gaz, kaya gazı ve kaya petrolü arama faaliyetleri kapsamında kamulaştırmanın önünü açan Cumhurbaşkanı Kararı başta olmak üzere, Trakya’daki enerji ve madencilik yatırımlarının bölge üzerindeki kümülatif etkilerinin araştırılması amacıyla Meclis Araştırması Komisyonu kurulmasını istedi.

Araştırma önergesinde Trakya’nın nükleer enerji yatırımları açısından da gündeme geldiği hatırlatıldı. Kırklareli’nin İğneada bölgesinin nükleer santral için en güçlü adaylardan biri olarak gösterildiğine dikkat çekilen önergede, bölgenin biyolojik çeşitliliği ve longoz ormanları bakımından taşıdığı öneme vurgu yapıldı.

Olası bir nükleer santralin Karadeniz ekosistemi üzerindeki etkilerinin ve soğutma suyu kullanımının deniz ekosistemi açısından oluşturabileceği risklerin ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiği ifade edildi.

Taşçı, Meclis Başkanlığına sunduğu araştırma önergesinde Türkiye’nin enerji bağımlılığını azaltmaya yönelik çalışmaların önemli olduğunu ancak bu çalışmalar yürütülürken çevresel yükün belirli bir bölgenin üzerine yoğunlaştırılmaması gerektiğini vurguladı.

Trakya’nın son yıllarda aynı anda çok sayıda enerji, madencilik ve altyapı projesinin hedefi haline geldiğine dikkat çeken Taşçı, bu durumun insan sağlığı, tarım alanları, su kaynakları, ormanlar, meralar ve doğal yaşam alanları üzerindeki etkilerinin tek tek değil, bütüncül ve kümülatif biçimde ele alınması gerektiğini belirtti.

Kırklareli'nde Çöp Poşetleriyle Çevre Duyarlılığı Çağrısı
Kırklareli'nde Çöp Poşetleriyle Çevre Duyarlılığı Çağrısı
İçeriği Görüntüle

Araştırma önergesinde özellikle 5 Eylül’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile gündeme gelen kamulaştırma sürecine dikkat çekildi. Kararla; Tekirdağ, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinin geniş bir bölümünde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından yürütülecek petrol ve doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri kapsamında ihtiyaç duyulacak taşınmazların kamulaştırılmasının önü açılmıştı. Söz konusu faaliyetler arasında kaya gazı ve kaya petrolü arama çalışmaları, sondaj ve üretim tesisleri, petrol ve doğal gaz boru hatları, enerji nakil hatları ile idari ve teknik tesislerin kurulması da yer alıyor. Taşçı, bu kararın mülkiyet hakkı, tarım arazileri, ormanlar ve meralar üzerindeki olası etkilerinin ayrıntılı biçimde incelenmesi gerektiğini ifade etti.

Taşçı’nın önergesinde Trakya’daki madencilik faaliyetlerine de dikkat çekildi.

Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nde son 10 yılda enerji, maden, petrol ve doğal gaz alanında en az 645 proje için “ÇED Olumlu” veya “ÇED Gerekli Değildir” kararı verildiği belirtilirken, bu projelerin 258’inin Tekirdağ’da, 206’sının Kırklareli’nde, 181’inin ise Edirne’de bulunduğu ifade edildi.

24 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan maden sahası ihale ilanında da Kırklareli’nde 7, Tekirdağ’da ise 2 sahanın ihaleye çıkarıldığı hatırlatıldı. Eylül ayında gerçekleştirilen ihaleyle Kırklareli’ndeki 2 sahanın ihalesinin tamamlandığı belirtildi.

Araştırma önergesinde Trakya’nın rüzgar enerjisi yatırımları bakımından ulaştığı büyüklüğe de yer verildi. Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği verilerine göre, Haziran 2026 sonu itibarıyla Türkiye’de toplam 20.998,3 MW ön lisanslı rüzgâr enerjisi santrali kapasitesi bulunuyor. Bu kapasitenin; 4.890,3 MW’ı Tekirdağ’da, 3.067,9 MW’ı Kırklareli’nde, 2.677,8 MW’ı Edirne’de bulunuyor.

Böylece Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne’deki ön lisanslı RES kapasitesinin, Türkiye toplamının yaklaşık yarısına karşılık geldiğine dikkat çekildi.

Taşçı, çok sayıda RES projesinin aynı bölgede yoğunlaşmasının ormanlar, meralar, tarım alanları ve doğal habitatlar üzerindeki baskıyı artırabileceğini belirtti.

Muhabir: Haber Merkezi