Bağlarının tamamı Kırklareli sınırları içerisinde bulunan ve inovatif yatırımlarla Kırklareli’nin şaraplarının ününü yeniden dünyaya duyurmayı başaran Chamlija sahibi Mustafa Çamlıca, tarihi belgeler ışığında Kırklareli’nin özellikle 1880 ile 1910 yılları arasında muazzam bir şarap üretimi ve satışı ile altın çağını yaşadığını vurguladı. O günlerde Kırklareli sınırları içerisinde üretilen şarap miktarına günümüz koşullarında ulaşılması için uzun yıllar geçmesi gerektiğinin altını çizen Mustafa Çamlıca, “Geçmişte 1880 ile 1910 yılları arası yaklaşık 30 yıllık dönem özellikle Kırklareli’nin ekonomik olarak altın çağı. Bu altın çağın izlerini Yayla Mahallesi’ndeki bu taş binalardan çok rahatlıkla görebilirsiniz. Altın çağı oluşturan sebep ise muazzam bir para girişi… Bunun da sebebi Fransa ve Avrupa’da ortaya çıkan filoksera denilen hastalıktan dolayı bağların telef olması ve üzüm üretimi ile şarap üretiminin çok düşük rakamlara inmesi ve dünyada büyük şarap arzı ve kalitesini verebilecek yöre sayısının az olması ve bunun başında Kırklareli’nin gelmesi sebebiyle bu sefer Kırklareli’ndeki şaraba olan talep zirve yapmış. Bununla birlikte fiyatlar ve satışlar da zirve yapıyor.

Kırklareli’nden Fransa’ya 11.3 milyon şişe şarap ihracatı…

O günlerden günümüze ulaşan bir belgede Kırklareli’nden Fransa’ya 11.3 milyon şişe şarap ihraç edilmiş. Bizler bu rakama ulaşmamız kaç yıl geçmesi gerekiyor o da ayrı bir konu. Angelos Chotzidis isimli Selanik Üniversitesi’nde bir araştırmacı Osmanlı bölgesinde kalan şarap üretim alanlarını, 1881-1912 yılları arasında daha önce bahsettiğim altın çağ dönemini incelemiş. Ve yaptığı araştırmada o dönemde Kırklareli’nde üretilen şarabın ağırlıklı olarak Fransa’ya gittiğini söylüyor.” dedi.

Kırklareli’nin günümüzde de şarap üretimi yapan köklü firmaların ilgi odağı olmaya başladığının altını çizen Çamlıca, “Bu yıl Kavaklıdere firması Kırklareli’nde 300 dönüm civarında bağ dikti. Bildiğim kadarıyla firmanın Trakya’da yaptığı ilk bağ yatırımı… Firmanın kurulduğu 1927 yılından bu yana Trakya’da hiç bağ dikimleri yoktu. Şirket yetkilileri ile görüştüğümde, “Biz en üst düzey kaliteli şaraplık üzüm yetiştirmek istediğimiz için tercihen Kırklareli’ni seçtik” dediler” diye konuştu.

Mehmet Ali Kiracı, “2007 yılından sonra Kırklareli’nde şaraplık bağ alanlarının arttığını görüyoruz”

Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü Müdürü Mehmet Ali Kiracı ise konuşmasında enstitünün kuruluş amacından günümüzdeki Kırklareli ve Trakya’daki bağcılık ve şarapçılık konularına değindi. Mehmet Ali Kiracı konuşmasında, “Tekirdağ Bağcılık Araştırma Enstitüsü, 1930’dan itibaren fidan üretmeye, bölgedeki bağcılara zararlıyla mücadele etme konusunda destek olmak amacıyla kurulmuş. Elimizdeki istatistiklere baktığımızda 2007 yılından sonra Kırklareli’nde şaraplık bağ alanlarının arttığını görüyoruz. 2007 yılına kadar bölgemizdeki üzümlerin yüzde 75’i sofralık, yüzde 25’i ise şaraplıktı. O tarihten sonra yapılan yatırımlarla günümüzde bölgemizdeki bağların neredeyse yarı yarıya sofralık ve şaraplık olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Geçmişten geleceğe Kırklareli Bağcılığı söyleşisi, soru-cevap kısmının ardından sona erdi. (E.Baycan)

Muhabir: Haber Merkezi