2021 Tüm Emekliler Sendikası, basın açıklaması yayınlayarak ÇEDES projesini eleştirdi.  

Projeyi eleştiren açıklamada şu cümleler kullanıldı; “Sevgili Kırklarelililer, Mutlu İnsanlar Kenti Kırklareli’liler …. Mutsuz insanlar kenti Kırklarelililer kenti olmanız pek yakındır. Neden mi?  Çevreyi çok düşünen ÇEDES’çi iktidarın yaptıklarına bir bakınız.

 Istranca  dağları, ıstranca  ormanları elden gidiyor.İktidar muktedirleri gözdeleri şirketler şehrimize, ormanlarımıza gözlerini dikmiş, aç kurtlar gibi saldırıyorlar.

 Açılan taş ocakları  Istrancıları  köstebek yuvasına  çevirdiç Çevre köylerde  o  yaşayan yurttaşlarımız, kanserdaen sapır sapır dökülüyorlar.Biliyor musunuz. O bölgenin yer altı ve yer üstü suları, Kırklareli barajında  toplanıyor.İçtiğimiz  su, işte o su.

İktidarın gözdeleri,strancaların  tümünde RES kurma  aşamasındalar.Bu sistemlerin, zararlarının tamamınaı  saymaya kalksak, sayfalar yetmez.

Şehit Annesinden Anlamlı Bağış Şehit Annesinden Anlamlı Bağış

Birkaç tanesini sıralayalım: 1. ormanlar yok edilecek, haliyle iklim değişecek. 2. Her zaman  gurur duyduğumuz birki  örtüsü yok olacak., 3.  Yaban  hayatı yok olacak. Yabani hayvanlar  Bulgaristan tarafına geçecek.. 4. Kayın ağaçları  su tutucudur, susuz kalacağız  susuz.”

Açıklamaya şu ifadelerle devam edildi; “Sevgili halkım.. Bu gün  felaket habercisi olduk, ama gerçek olan budur. İktidar, duyduğunuz ve bildiğiniz gibi okullarda  ÇEDES  ( çevreme duyarlıyım, değerlerime  saygılıyım) adlı, kulağa hoş gelen ama bastan  sona gericilik temelli bir uygulama başlattı.

Bakanlığın  ÇDES projesi, itaatkar,  körü körüne  inanan, yaşam  yerine, ölümü ve boyun eğmeyi kutsayan, ek olarak, ‘dindar ve kindar’ nesiller yetiştirmek istiyor.

ÇEDES  projesiyle, okullarımız, çocuklarımız  tarikat ve  cemaatlerin emrine verilmek isteniyor.

 Bilimsel, Laik, Demokratik  eğitimin yerine, Dinsel, otokratik, doğmatik eğitim sistemi getirilmek isteniyor. Gericiliğin hizmetine verilmiş olan,okul yöneticileri az gelmiş olmalı ki

Milli Eğitim  bakanı, bütçe görüşmelerinde, tarikatları, cemeatları ve  onların vakıflarını, sivil toplum kuruluşları olarak göstermiştir. Sivil toplum   kuruluşlarının yöneticileri seçimle gelir- giderler.Tarikat ve  cemaat şeyhleri öyle mi.?!” (Volkan Abuy)