2021 Tüm Emekli Sen Kırklareli Şube Başkanı Hüseyin Budak emeklilerin sorunlarını gündeme taşıdı. Budak açıklamasında; “55 milyon dolar ABD şirketine ödenip uzaya yolcu gönderiliyor, örtülü-örtüsüz milyarlar harcanıyor, milyonlarca ne idüğü belirsiz sığınmacılara, onlarca milyar dolar harcanırken, bunlara kaynak var, 15 milyon emekliye 15 milyar için kaynak yok öyle mi? Bu iktidar döneminde her emeklinin en az 17 bin lira maaş kaybı var” ifadelerini kullandı.

Açıklamada şunlar kaydedildi;

“16 milyon emekli, iktidarın izlediği ve emekliyi üvey evlat gören yanlış ve kasıtlı ekonomi politikası yüzünden, 2024 yılında da, yine açlığa ve sefalete mahkûm edildi.

TÜİK aracılığı ile, gerçek rakamlar çarpıtılarak açıklanan hayali enflasyona dayanarak, önce  %37, sonra, seçim rüşveti olarak lütuf gibi verilen % 5 ile % 42 ye çıkarılan, ardından da, emeklilerin ve kamuoyunun tepkisiyle maaş zam oranı % 49,25 olarak açıklandı.

Yıllardır açlık sınırının altına maaş almaya mahkûm edilen emekliye verilen bu sözde zam, emeklinin hiç bir sorununu çözmeyecektir. Birincisi, hazine desteğiyle tamamlanan ve 7500 maaş alan 8,5 milyon emekliye % 50 zam verseniz bile, bu enflasyon ve hayat pahalılığında ne ifade eder?

Motorinde Son Dakika Gelişmesi, Kırklareli'nde Motorin Ne Kadar Oldu? Motorinde Son Dakika Gelişmesi, Kırklareli'nde Motorin Ne Kadar Oldu?

İkincisi, gerçek enflasyon ve hayat pahalılığı, TÜİK’in açıkladığı enflasyonun en az iki katı olduğundan, bu rakam, emeklilere fayda sağlamaz. Toplumu aldatmaktan ibarettir. Nitekim TÜİK geçenlerde bir açıklama yaparak, enflasyon % 64olduğunu, ama hissedilenin, önce %129, sonrasında da % 97 olduğunu söyleyerek gerçeklerin nasıl çarpıtıldığını itiraf etti.

Üçüncüsü, verilen sözde zamlar, geçen 6 aylık dönemde gerçekleşen enflasyonun karşılığında güya kayıplarımızı karşılamaya yöneliktir. Yani aslında önümüzdeki 6 aylık dönemde patlayacak olan enflasyon, hayat pahalılığı, döviz, enerji ve çarşı-pazar fiyatları dikkate alınmadığından, emeklliler ve çalışanlar sıfır zam ile yollarına devam etmeye mahkûm edilmişlerdir.

Dördüncüsü, özellikle, Bağ Kur- SSK emeklileri, emeklilik ve prim yıllarına göre en az üç kategoriye ayrıldıkları için, hem tazminatta, hem de maaşlarında büyük haksızlıklar içindeler. Üstelik kendilerine % 90-100 zam yapanlar,  emeklilere yaptıkları komik zamlar ve verilmeyen seyyanen zamlar ile durumu düzeltmek yerine daha da sorunlara sebep olmaktadır.

Beşincisi, iktidarın yıllardır kullandığı ‘ülke kaynakları ve bütçe imkânları bu kadar’ gerekçesi, inandırıcı değil, düpedüz aldatmacadır, görevi kötüye kullanmaktır. Aileleriyle birlikte 30 milyona varan emeklilerin, açlık sınırında yaşamasının nedeni, kaynak yetersizliği değil, iktidarın izlediği, yoksuldan alıp zengine veren, emekli ve emek karşıtı politikasıdır. Yaklaşık bir milyon Kur Korumalı Mevduat sahibine 800 milyar ödeniyor, kara deliğe dönüşen garantili projeler için 90-100 milyar lira ödeniyor, milyarlarca lüks ve gereksiz yere milyarlar aktarılıyor, 55 milyon dolar ABD şirketine ödenip uzaya yolcu gönderiliyor, örtülü-örtüsüz milyarlar harcanıyor, milyonlarca ne idüğü belirsiz sığınmacılara, onlarca milyar dolar harcanırken, bunlara kaynak var, 15 milyon emekliye 15 milyar için kaynak yok öyle mi? Bu iktidar döneminde her emeklinin en az 17 bin lira maaş kaybı var. Emekliler bu yapılanları unutmayacak.

Emekliler, çarşı-pazara çıkamıyorlar. Özellikle büyük kentlerde Pazar artıkları ve sadakalarla hayatta kalmaya çalışıyorlar. Sağlık sorunları hızla çoğalıyor, muayene katkı payları ve ilaçlara gelen zamlar yüzünden ilaç alamıyorlar. Biz kimseden sadaka istemiyoruz. Zamanında ödediğimiz vergi ve kesintilerimizin hakkını istiyoruz. En düşük emekli aylıklarının, hiç değilse, en düşük memur maaşına yükseltilmesini istiyoruz. İktidar dâhil hiç kimse bizi devletin sırtında yük olarak göremez. Bizler insanca yaşanacak koşullar yaratılmasını istiyoruz. Sendikalarımızın kapatılmasını değil, medeni ülkelerde olduğu gibi,  örgütlenme hakkımızı ve statü yasasının çıkarılmasını istiyoruz.” (Basın Bülteni)