Aşure gününün paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin sembolü olduğunun altını çizen Vali Turan mesajında, “Aşure Günü, tarih boyunca sabrın, dayanışmanın ve kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olmuştur. Farklı tatların aynı kazanda buluşarak bir berekete dönüşmesi gibi, bizler de farklılıklarımızla güçlü bir millet, büyük bir aileyiz. Bugün, farklı olanı dışlamayan; tam tersine, bir araya getirerek anlam inşa eden bir medeniyetin mirasçısı olduğumuzu yeniden hatırlama vaktidir. Aşure, her bir malzemenin kendi lezzetini koruduğu ve birlikte uyum sağladığı bir bütün olarak, bizlere insan olmanın özünü anlatır. Bu birliktelik; birlikte yaşamanın ve farklılıklarımızla zenginleşmenin anlamını yansıtır.
Muharrem ayının manevi atmosferi içerisinde idrak ettiğimiz Aşure Günü paylaşmanın, dayanışmanın ve bereketin sembolü olmasının yanı sıra; Yas-ı Muharrem vesilesiyle Kerbelâ'da yaşanan büyük acıyı, Hz. Hüseyin Efendimizi ve Ehl-i Beyt'in aziz hatırasını derin bir hürmet ve muhabbetle yâd ettiğimiz müstesna bir gündür. Bu ayda tutulan Muharrem orucu ise sabrı, nefis terbiyesini, şükrü, paylaşmayı ve ihtiyaç sahiplerinin hâlini daha iyi anlamayı öğütleyen önemli bir ibadettir. Muharrem ayı, Ehl-i Beyt sevgisini gönlünde taşıyan tüm Müslümanlar açısından ortak bir hüznü ve birçok duyguyu içinde barındırmaktadır. Sevgili Peygamberimizin torunu Hz. Hüseyin Efendimiz ve beraberindeki Ehl-i Beyt mensuplarının şehit edildiği Kerbelâ hadisesi, İslam âleminin ortak vicdanında asırlardır tazeliğini koruyan büyük bir acıdır.
Yas-ı Muharrem'in 10'uncu gününde, diğer adıyla Aşure Günü'nde; bir yandan paylaşmanın ve bereketin güzelliğini yaşarken, diğer yandan Kerbelâ'da hakikat, adalet ve insanlık onuru uğruna şehit olan Hz. Hüseyin Efendimizi ve Ehl-i Beyt'i rahmet, hürmet ve minnetle yâd ediyorum. Bu mübarek ayın manevi ikliminin gönüllerimize huzur, hanelerimize bereket, ülkemize ve dünyaya barış getirmesini diliyorum.” İfadelerine yer verdi.





