Bir şehre yerleşmek, adres değiştirmekten daha uzun sürüyor. Eşyalarınızı birkaç günde taşıyorsunuz; hayatınızın o yere alışması, sokakların tanıdıklaşması, bir selamın dostluğa dönüşmesi zaman istiyor.

Ben Kırklareli’ni, Değirmencik’teki çiftlik hayatımızın içinden yeniden tanıyorum. Bağların, meyve ağaçlarının, hayvanların ve mevsimlerin arasında geçen günler, insanın zamanla ilişkisini değiştiriyor. Toprak, acelemize pek aldırmıyor. Emek istiyor, dikkat istiyor, bazen de beklemeyi bilmek.

Şimdi o hayatın içinden şehre baktığımda, burada kök salmanın yalnızca toprağa bağlı olmadığını görüyorum. İnsanlarla kurduğumuz bağların da bakıma ihtiyacı var. Bir ziyaretin, içten bir selamın, birlikte geçirilen bir akşamın hayatımızda düşündüğümüzden büyük bir yeri olabiliyor.

Bu ilk yazım, beni hayatına kabul eden Kırklareli’ne bir teşekkür olsun istiyorum.

Bu teşekkürün içinde ailem de var. Babam Mustafa Bülent Kunt’u özlemle anıyorum. Onun yokluğu, hayatımda taşıdığım bir eksiklik. Çiftliğin geleceğini düşünürken, yeni bir işe başlarken, bir şey üretmenin heyecanını yaşarken hatırası da benimle geliyor. Annem Hatice Kunt’a ise sevgimi ve saygımı bu satırlardan göndermek istiyorum. İnsan kendi yolunda yürürken, o yolun gerisindeki emeği de hatırlamalı.

Alternatif Gazetesi’nde yazmaya başlamamın ayrıca özel bir anlamı var. Bugün gazetenin sahipliğini ve günlük emeğini üstlenen dostlarla yollarımız 2006 yılında, birlikte çalışırken kesişmişti. Aradan yirmi yıl geçti. Bugün onların emek verdiği bu gazetede bana da yer açılması, benim için kıymetli. Bu buluşmayı mümkün kılan gazete sahibine ve bütün çalışanlara içtenlikle teşekkür ediyorum. Bana ayırdıkları yeri, şehrimize faydalı sözlerle doldurabilmeyi diliyorum.

Peki, bu köşede neler konuşacağız?

Kırklareli’nde sanatı konuşacağız. Bir oyunun ardından aklımızda kalan soruyu, bir müzisyenin sesini, bir kitabın çevresinde başlayan sohbeti, çocuğun ilk kez sahneye çıkarken duyduğu heyecanı…

Benim de yönetiminde görev aldığım Meander Sahnesi, bu yolculuğun bir parçası. Buradaki çalışmaların heyecanını yakından yaşıyorum. Aynı merakı Sahne Teşrif’e, Yıldız Tiyatrosu’na, Kırklar Tiyatrosu’na ve şehrimizin diğer sanat emekçilerine de taşımak istiyorum. Her oluşumu kendi emeği, üretimi ve seyirciyle kurduğu ilişki üzerinden ele almak, bu köşenin temel yaklaşımı olacak.

Bu haftanın davetlerinden biri, 16 Ekim Cuma günü saat 20.30’da Meander Sahnesi’nde. Meander Sahnesi Doğaçlama Grubu, Trakya Kraliyet Tiyatrosu ortaklığıyla Tiyatro Sporu Gösterisi için seyirciyle buluşuyor. Seyircinin önerileri, oyuncuların hayal gücüyle birleşecek; hikâyeler o akşam, orada doğacak. Salondan gelen bir kelimenin sahnede nasıl bir dünyaya dönüşeceğini birlikte göreceğiz.

Aynı cuma, aynı saatte Sahne Teşrif’te İsmail Nuri’nin yeni stand-up gösterisi var. Şehrimizde bir akşam için farklı seçeneklerin bulunmasını değerli buluyorum. Seyirciye seçim imkânı sunan, sanatçılara buluşma alanı açan her sahnenin yaşamasına ihtiyacımız var.

Yıldız Tiyatrosu’nun ve Kırklar Tiyatrosu’nun çalışmalarını da bu köşede takip edeceğiz. Baykuş Kitap Kafe, kitapların etrafında kurulan sohbetleri, yazar buluşmaları ve kültür etkinlikleriyle ilgi alanımızda olacak. Kasaplar Arası’ndaki mekânların programlarına da bakacağız. Küçük bir mekânda dinlediğimiz canlı performansın arkasında da hazırlık, cesaret ve emek bulunduğunu hatırlayacağız.

Sinemayı da unutmayalım. Kırklareli By Prestige’in erişilebilen güncel programında Fall, Soy, Ateş, Efsaneler Takımı: Görev İstanbul, Resident Evil ve Üç Harfliler: Mühür yer alıyor. Film seçerken yaş sınırlamalarına, gitmeden önce de güncel seanslara bakmakta fayda var. Önümüzdeki yazılarda haftanın filmlerini de birlikte değerlendirmek istiyorum.

Bir şehrin sanat hayatını büyütmek için bazen çok küçük bir adım yeter: Bir bilet almak, bir arkadaşını davet etmek, bir söyleşiye katılmak, duyduğun güzel bir etkinliği başkasına haber vermek. Seyircinin varlığı, sahnedeki emeğin devam etmesine güç verir.

Bu köşe de o karşılaşmalara küçük bir katkı sunabilirse, benim için anlamını bulmuş olacak. Şehrimizde üretenlerin haberlerini, duyurularını ve önerilerini duymak isterim. Henüz tanışmadığım sanat emekçileriyle tanışmak, bilmediğim kapıları çalmak isterim.

Topraktan sahneye, sahneden bu satırlara uzanan bir yolun başındayız.

Beni aranıza kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.

Hoş gördüm Kırklareli. Siz de hoş görün.