İnsanın en yakın dostu bülbül.
Bülbül her kişinin dert ortağıdır. Hiç kimseye anlatamadığınız büyük aşkınızın sırrını tek dostunuz bülbüle anlatarak rahatlarsınız. İnançlarını isteklerini sır ortağın bülbüle anlatırsın. Onu seyrederken, sesini dinlerim. Benim söylemek isteyip de söyleyemediklerimi, sevdiklerime o anlatıyor.
Sesinde; ‘yaratanın’ sesini duyar gibi oluyorum. Ben de insan sesimle sesleniyorum. Derdimi hem güle hem de bülbüle anlatıyorum ki Tanrım belki benim de sesime kulak verir diye umut ediyorum. ‘Ermiş’in en yakın dostu olan bülbül, bütün sırlarını biliyor.
Gönül dostu olan bülbül kitaplara sığmayacak kadar büyüktür.
Bülbül: Ötücü kuşların, karatavuklar familyasından bir kuştur. Yeryüzünün en güzel sesli ötücü kuşlarından biridir. 16-17 cm uzunluğunda 25-30 gram ağırlığındadır. Ak Deniz ülkelerinde-orta ve güney Avrupa’da-Hazar Denizi dolaylarında yaşar. Bülbüller yuvalarını ormanlara, fundalıklara, bahçelere, parklara yaparlar. Kendisiyle dost olabilen insanlara çabuk alışırlar. Bülbüller sırtı kahverengi, karın bölümü kirli beyazdır. Dallardan çok yerlerde dolaşırlar. Sıçraya, sıçraya yürürler. Uçuşu hızlıdır. Uçarken inişli çıkışlı dalgalar halinde uçarlar. Böcek, kurtçuk, frenk üzümü, mürver gibi yemişlerin taneleriyle beslenirler. Bülbülde bir göçmendir. Kışın Orta Afrika’ya göç ederler. Bahar gelince de doğduğu ülkeye dönerler. Önce erkekleri göç eder. Gündüzleri çalılıklara saklanır ve sessiz kalırlar. Geceleri de sabahlara kadar öterler. Kendisinden sonra gelen eşlerini (dişilerini) çağırırlar. Eşleştikten sonrada toprağa yakın bir yere yuva yaparlar. Bülbülün dişisi erkeğinden biraz daha ufaktır. Yumurtaları yeşile çalan esmer bir renkte olup 5-6 tane kadardır. 14 gün kadar kuluçka yatarlar. Kuluçka döneminde erkek bülbül dişisine durmadan şarkılar söyler. Dişisini oyalasın diye durmaz en uzun şarkılarını söyler. Mayıs sonlarına doğru ötmeyi keser. Çocuklarının bakımını eşle beraber yaparlar. Güz gelince sürüler ve aileler halinde göç ederler. Bir gerçek var ki eşleşmiş olan bülbüller ne kadar iyi bakılırsa bakılsın birbirlerine dayanamaz ölürler.
Bülbül Sesi: Bülbülün sesini açık havada veya ay ışığı varken dinlemek doyumsuz güzeldir. Dinlerken, ne çok bana benzersin a bülbülüm derken nefes almayı unutursun. Asilbeyli Köyü yolunun sağında bulunan ‘Maya Tepe’ de Kırkların ışıklarını seyrederken bülbül sesini dinlemek ömür uzatıyor.
Bülbül sevdiğine seslenirken başka-sinirlenince başka-korkunca başka ötüyor. Bazen hafif hafif ötüyor. Bazen sesi azalıyor. Tekrar çoğalıyor.
Tekrar azalıyor ve bir an sesi kayboluyor. Tekrar başlıyorken o gizemli sessizlik ne kadarda büyüleyici. Bazıları o kadar güzel ötüyor ki sanki daha tecrübeli gibi. Bu seste umut-bu seste çağrı-bu seste özlem-bu seste gelecek ve bu seste muhabbet var. Unutma beni diye seslenen bülbüller özgürlüğü severler. Kafeste hep küskünlüğün isyanından çığlık atarlar. Kafeste ömürleri azalır.
İnsana benzeyen birçok tarafları da vardır. Açlığı, özgürlüğü, insana sokulmayı ve korkmadan özgürlük şarkılarını severek söylerler. Hatta kanarya sahipleri, bülbülü taklit etsin diye kanaryalarını bülbülün bulunduğu yere götürürler.
Bülbül Çeşitleri:
Nar Bülbülü
Kızıl Gerdan Bülbülü
Arap Bülbülü
Nil Bülbülü
Ak Kulaklı Bülbül
Tepeli Bülbül
Öteğen Bülbül
Çalı Bülbülü.
Bilinen çeşitleri çok tutulur ve sevilir.
Kaynakça: hayat ansiklopedisi.
Bir Bülbül Efsanesi: Efsaneye göre, bülbüloğulları bülbüle olan aşkları yüzünden her bahar birçok kurban verirlermiş. Güller al renklerini, bülbülün kanından alırmış diye inanırlarmış.
Âşık bülbül gün ağarmadan, üzerinde tomurcuk bulunan bir gül dalın konar. Göğsünü gülün dikenine dayar ötmeye başlarmış. Öttükçe yüreğinin kanı, gülün özsuyuna geçermiş. Gün doğarken gül kızararak açılırmış ama bülbülün kanı da tükenir ve cansız olarak gül ağacının dibine düşermiş. Hiç bir zaman gülün açıldığını göremezmiş. Bu konudan etkilenen İngiliz yazarı Oscar Wild Gül-Bülbül adlı ince bir eser yazmıştır
Hz.Süleyman’ın en çok sevdiği kuş da bülbülmüş. Bülbül geceleri sabaha kadar penceresinin önünde efendisine şarkı söyler ve sabahleyin efendisinin yüzünü güneşten korurmuş.
Bir nisan günü sabahı bülbül eşine-güller açılıyor-gül bahçesine gidelim-eğlenelim demiş. Eşi, izin alalım efendimiz kızar demiş. Erkek bülbül söz dinlememiş. Erkek bülbül izin vermezse ne olacak diye bahçeye doğru uçmuş ve dişisi de arkasından gitmiş. Hz. Süleyman bu olayın farkına varmış ve kargaya git bülbülleri çağır emrini vermiş. Karga onları bulmuş ve emri iletmiş. Erkek bülbül, “Süleyman umurumda mı baksana güller açmış” diyerek ötmeye başlamış. Karga birçok fesatlık ederek olayı saptırmış ve onları suçlamış. Bunun üzerine kuşların başı baykuşu çağırmış. Bülbülleri yakalayıp getirmesini emretmiş. Baykuş bülbülleri yakalayıp getirmiş. Bütün kuşlar bülbülü suçlu bulmuşlar. Efendileri kızmasın diye. Sesini kıskanıyorlarmış. Bülbül savunmasında çok güzel konuşmuş. Kırlangıç ile leylek bülbülden yana olmuşlar ve karganın fırsatçılığı anlaşılmış. Bülbülde bağışlanmış. Hz. Süleyman, kırlangıç ile leyleği insanlara dost etmiş. Kargayı da iftira etmesinden dolayı cezalandırmıştır.
Bülbül, bütün milletlerin edebiyatına girmiş ünlü bestekârlar ve keman besteleri içine bülbül sesi koymuşlardır. Bizim edebiyatımızda da şair ve yazar abilerin hepsi bülbülü anlatarak kendilerine benzetmişlerdir. Bülbül Halk Edebiyatımızın olmazsa olmazlarındandır. Saygılar…
Mustafa ERMİŞ
Halk Şairi Ressam