Kent kültürü: Gelenek ve görenekleri farklı, değişik kültürlerden gelen kişilerin, bireysel hak ve sorumluluklarının bilincine vararak, yaşadıkları kente özgün görgü ve nezaket kuralları çerçevesinde bir arada yaşama kültürüdür. Kent kültürünü en çok etkileyen faktörlerin başında o kentin fiziksel, sosyoekonomik, kültürel ve tarihsel özellikleri gelmektedir diye her kişi söyler.

Bireylerin yaşam mekânları köyler, nahiyeler, ilçeler ve kentlerdir. Kentler, kırsal alanları da içine alarak büyüyen, oturma, çalışma, eğlenme gibi yaşamsal ihtiyaçları için bireyin tüm zamanını nasıl geçireceğini planladığı, üretim ve tüketim ögelerinin gerçekleştiği toplu mekânlardır.

Kültür ne için var diye kendimize bir sormalıyız. Kültür “Kul Hakkı” kavramını ve adil eşit şartlarca biz bize bir arada yaşamı sunarken, kültür içsel değerine ek olarak önemli sosyal ve ekonomik faydalar sağlar. Kültür gelişmiş öğrenme ve sağlık, artan hoşgörü, insan sevgisiyle o yerde yaşayan başkalarıyla bir araya gelme fırsatları ile kültür, yaşam kalitemizi ve hem bireyler hem de topluluklar için genel onurlu yaşamı. Kültür, insanların değerlerini, inançlarını ve kişisel çıkarlarını da tanımlar.

Bir arada mutlu yaşamın anahtarı ola kent kültürü, kentlerin bünyesinde barındırdığı insanların birbiriyle ilişki ve etkileşimlerini bir ilişki örüntüsü içinde düzenleyen sistemin olmazsa olmazı olarak görülür. Kentin nimetlerinden yararlanmak kadar külfetlerine katlanmak da gerekir

Hiçbirimiz birbirimize benzemeyiz. Fiziki olarak da benzemeyiz; alışkanlıklarımız, huylarımız, değerlerimiz, önceliklerimiz açısından da benzemeyiz. Ancak birlikte yaşarken sadece kendimize ait olan değerlerle, doğrularla, kabullerle yaşayamayız. Sadece kendimizde var olan kendi kültürümüzü üstün kılmak, birlikte yarattığımız kent kültürünü paylaşmamızdır. O nedenle kente özgü kimi kurallara Kentin külfetine, külfetlerine de katlanmak gerekir. Unutmayalım ki ortak yaşam sadece bir arada yaşamak demek değildir. Ortak yaşam, beraberliklere dönüştürülen yaşam biçimidir.

Kent bilincinin artması insana mutluluk değeri katar. Kent kültürünün temel taşları saygı, sevgi, hoşgörü, yardımlaşma, paylaşma ve özverili dayanışmadır. Bütün bunların olabilmesi için kent imkânlarının herkese açık ve eşit olması da son derece önemlidir. Her konuda üretilecek çözümler, o kentte yaşayan herkesin eşit yararlanmasına imkân sağlar.

Kent kültüründe kişilerin siyasi görüşü, etnik aidiyeti; din, dil, eğitim farkı hizmet almakta ne üstünlük sağlar nede mahrum bırakır. Eşit yararlanmada çağdaş, katılımcı ve günlük işlerin yanında sadece kadınlara görgümüz gereği pozitif ayrımcılık uygulanır. Sözgelimi; Onlar için kız öğrenci yurtları, kreşler, sığınma evleri ve aş evleri kendilerine gösterilen pozitif ayrımcılığın örnekleridir.

Kent imkânlarının herkesin kullanımına açık olması demek, kente yabancılaşmayı önlemek demektir. Bu da kente sahip çıkma, benimseme duygusunu geliştirir. Kent dayanışması, kentlilik bilincinin artması, sağlam insani değerlerin buluşması kentlere de ayrı bir değer katar. Kent dayanışması insana yalnız olmadığı duygusu verir. İşte bu yüzden yerel sanat hareketleri çok büyük öneme taşımaktadır. Sözgelimi: Bu sanatçı sizden, bu sanatçı bizden denemez. Çünkü kent ne sizin ne bizim, hepimizin yani bizimdir.

Kentte yaşayan her kişi yaşadığı kente sahip çıkmalıdır. Sahip çıkmalıdır ki kalabalık yalnızlık çekmesin. “Kalabalık Yalnızlık” kavramına ilişkin 2024 yılında, insanların kalabalıklar içinde yalnız hissettiklerini gösteren araştırmaların sayısında artış olduğu görülmüştür. Birbirlerinin zıddı gibi duran, teklik ifade eden 'yalnızlık' ile çokluk ifade eden 'kalabalık' aynı anda var olabilmektedir. Sosyolojik, psikolojik, iletişimsel gerekçelerle açıklanabilen bu durum, bireylerin gündelik yaşamlarında, kurdukları ilişki biçimlerinde kendisini açıkça göstermektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.

İnsanın bir toplum üyesi olarak varlık kazanması, ancak bir kültürü benimsemesi ve özümsemesi ile mümkündür. Kültür; toplumun ve insanın öğrendiği, edindiği; bilgi, sanat, gelenek, görenek, yetenek, beceri ve alışkanlıkları içine alan ve toplumsal değerler içeren bir olgudur. Toplumların genel özellikleri kültürleri ile oluşur. Kültürün geleceği ise topluma bağlıdır. Onun için diyorum ki en kıymetli olan kişilerin kültür seviyelerinin yükseltilmesi acil gereklidir ve kişiye, kurumlara düşen görevler asla ertelenemez…..Saygılarımla..

(devamı var)