KIRKLARELİ’NİN GÜNÜMÜZE ULAŞMAYAN KİLİSELERİ
İstanbul’un fethinden sonra, kentte yaşayan gayrimüslimlere dini açıdan büyük özgürlükler tanınmasına karşın var olan kiliseler haricinde yeni kiliseler yapılması yasaklanmıştır. 1453 yılından 19. Yüzyıla kadar geçen bu sürede içerisinde ülke genelinde kilise yapılmamış olması imar yasağının tüm Osmanlı topraklarını kapsadığı sonucunu çıkarmaktadır.[1] Zira Kırkkilise Sancağı genelinde, 19. yüzyıla değin gayrimüslim nüfusun çoğunluğunu oluşturan Rum ve Bulgarlara ait dini bir yapının bulunduğuna dair bir herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanılamamıştır.
Şehrin adı Kırkkilise olmasına rağmen, 1829 yılından önce şehir merkezinde hiçbir kilise bulunmamaktaydı. Bu tarihten önce şehrin çeşitli mahallerinde bulunan, Papaz-Evi adını taşıyan ve içinde ayinlerin de icra edildiği küçük hücrelerde/odalarda dua edilirdi. Çeşitli kaynaklarda ise Hristiyan halkın ibadet etmek için şehrin 5 km batısında bulunan Eriklice (Eski adı Raklica) Köyünde bulunan Aya İlya Kilisesinde ibadetlerini yerini getirdiğinden bahsedilmektedir.[2]

Şehrin ilk kilisesi ise Yayla Mahallesinde Rumlar tarafından 1829 yılında inşa edilen Koimiseos Theotokou (Meryem Ananın Vefatı Kilisesi), olmuştur.[3]

1839 Yılında yayımlanan Tanzimat ve 1856 yılında yayımlanan Islahat Fermanları ile azınlıklara tanınan hak ve özgürlükler ile birlikte, yasaklar tamamen ortadan kalkmış, Kırklareli şehir merkezinde Rumlar tarafından 1829 yılında inşa edilen Meryem Ananın Vefatı Kilisesi ile birlikte 4, Bulgarlar tarafından ise üçü şehir merkezinde olmak üzere, bugün merkeze bağlı bir mahalle olan Karahıdır Köyündeki kilise ile birlikte 4 kilise, toplamda da 8 kilise inşa edilmiştir.

İnşa edilen bu kiliselerin yapımın nasıl finanse edileceği, kilisenin yapılacağı arsanın kime ait olduğu ve arsanın seçimi, ilgili cemaatin sayısı, kilisenin planı ve diğer proje detayları belgelendirmek suretiyle yapılan taleplerin, belli bir denetim altında ruhsatlandırıldığı, bakım ve onarım taleplerinde de aynı kurallar çerçevesinde değerlendirildiği, Osmanlı Arşivi belgeleri ve Tapu Sicil Arşivi belgelerinden anlaşılmaktadır. [4]
Kırklareli’de yaşayan Bulgar nüfusun Balkan Savaşlarından hemen sonra 20 Eylül 1913 tarihinde imzalanan İstanbul Anlaşmasına göre, Bulgaristan’da yaşayan Türk nüfus ile takas edilmesi, Rum nüfusun ise 11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan Mudanya Ateşkes Anlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Antlaşması ve 1926 yılında imzalanan Türk-Yunan İskan Antlaşması ile Yunanistan’da yaşayan Müslüman nüfus ile mübadele edilmesi sonucunda şehirde Yahudiler haricinde çok az sayıda Bulgar nüfus kalmıştır.

Bu az sayıdaki Bulgar nüfus ise 1940’lı yılların ortalarında şehri terk ederek Bulgaristan’a göç etmiştir.[5] Bunun sonucu olarak ta 19. yüzyıl içerisinde inşa edilen, 20. yüzyılın başlarında yıpranma, yangın ve benzeri nedenlerden dolayı bakım ve onarım gören veya yeniden inşa edilen bu kiliseler, Hıristiyan nüfusun şehri terk etmesi ile bakımsızlıktan kullanılmaz hale gelmiş, zaman içerisinde yıkılarak günümüze ulaşmamıştır.
Günümüze ulaşan tek kilise, Hatice Hatun Mahallesinde (Kocahıdır) bulunan Bulgar Sveti Nicholas Kilisesidir. Bulgar Sveti Nicholas Kilisesinin güney kısmında yer alan cephe duvarının bir kısmı halen ayakta durmakta ancak, çevresindeki bina ve eklentilerinin gölgesinde tamamen yok olma tehlikesi karşı karşıyadır. [6]
BULGAR KİLİSELERİ
İstanbul’un fethi ile Osmanlı Devleti'nde toprakları üzerinde yaşayan çeşitli ırk ve dinlere mensup halk etnik kökenlerine göre değil, din veya mezhepleri esas alınarak Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi olarak gruplandırılmış, Fatih Sultan Mehmet, seçilen Patriği Rum Ortodoks Kilisesi şefi olarak atamıştır. 1789 Fransız İhtilalinin etkisiyle milliyetçilik akımları Osmanlı Devleti toprakları üzerinde yaşayan azınlıkları da etkilemiş, Hıristiyan olarak tanınan halk kendilerini Sırp, Bulgar ve Rum olarak görmeye başlamıştır. Tanzimat ve Islahat Fermanlarının da azınlıklara tanıdığı hak ve özgürlükler sonucunda, kurulduğu günden bu yana Rum Ortodoks Kilisesine bağlı olan Bulgar Kilisesi, 1840’lı yıllarda başladığı mücadele sonucunda, 1870 yılında Sultan Abdülaziz’in Fermanı ile Bulgar Eksarhlığı adı altında Rum Ortodoks Kilisesinden ayrılmıştır.[7]

Bulgar Eksarhlığı'nın (Bulgar Ortodoks Kilisesi) ilk başkanı ise 1816 yılında Kırklareli’de doğan Atanas Mihaylov Çalıkov (I. Antim)’dur. I. Antim 1879 yılında Bulgaristan’ın Kurucu Meclisi ve 1. Millet Meclisi'ne başkanlık ederek Bulgaristan Ulusal Meclisi'nin ilk başkanı olmuştur.[8] 1912 Yılında Balkan Savaşları esnasında Bulgar Ulusal Müze Müdürü iken Kırklareli’ye gelen (Eski Bulgar Başbabakanı) Bogdan Filov I. Antimin Kırklareli’de bulunan bir nevi müzeye dönüştürülen evini ziyaret ettiğinden bahsetmiştir. Ancak bu evin yeri bugün bilinmemektedir.[9]

Kırklareli’de Bulgarlar Eksarhlığının kurulduğu dönemde, Bulgar nüfusun yoğun olarak yaşadığı, Tellakzade (Akalar), Haticehatun (Kocahıdır), Karakaş Mahalleleri ile Karahıdır Köyünde Bulgar halk tarafından inşa edilen 4 kilise bulunmakta idi. Bunların adları ve yapım tarihleri;[10]
· Sveti Spiridion Kilisesi, 1871
· Sveti Athanasius (Sveti Tanaş) Kilisesi, 1868
· Sveti Nicholas (Sveti Nikola) Kilisesi,
· Bogoritsa (Meryem Ana) Kilisesi, 1870’dir.[11]
Yıpranma, yangın ve benzeri nedenlerden dolayı, onarım gören yada yeniden inşa edilen bu kiliseler, Bulgar nüfusun büyük çoğunluğunun şehri terk etmesi sonucu bazıları atıl kalmış, bazıları da 1940’lı yılların ortalarına kadar şehirde yaşamakta olan az sayıdaki Bulgar tarafından kullanılmıştır. 94 Bulgar Kiliseleri ile ilgili bilgilere aşağıda önem sırası ile yer verilmiştir.
Sveti Spiridon Katedral Kilisesi
Bugün ayakta olmayan Aya Sveti Spiridon Kilisesi, Kırklareli’de bulunan Bulgar Kiliselerinden en önemlisi idi. Katedral Kilisesi olan Sveti Spiridon Kilisesi,[12] Tellakzade (Akalar) Mahallesi Soğukkuyu Mevkiinde 127 ada, 2 parsel numaralı 912,00 m2 yüzölçümlü taşınmazın üzerine 1871 yılında inşa edilmiştir.[13] Tellakzade Mahallesinde oturan Bulgar halkının ibadet edecek yerlerinin bulunmaması nedeniyle, mahalle halkından Kriyan’a ait arsa üzerine, Kriyan’ın rızası ile Bulgar milletinden 13 kişinin maddi desteği ile inşa edilmiştir. [14].

Kuzeydoğu yönünde tek apsisli, 29 arşın (22 metre) uzunluğunda, 16 arşın (12 metre) genişliğinde ve 8 arşın (6 metre) yüksekliğindeki kilisenin, 3 kapısı ve 14 adette penceresi bulunmakta idi.[15]
Balkan Savaşları esnasında çekilen bir fotoğrafta kilisenin üzerinin beşik çatılı ve kiremit örtülü olduğu, güneybatı yönündeki giriş çıkıntısı üzerinde ayrıca çan kulesi bulunduğu görülmektedir.

1908 Yılında kilisesinin cephe duvarının yıkılarak yenisinin yapılması ve çatı bakım ve onarımı için istenen izin talebine tamir ruhsatı verildiği, Osmanlı Arşivi belgelerinden anlaşılmakta ancak, söz konusu bakım ve onarımın yapılıp yapılmadığı hakkında bir bilgi bulunmamaktadır.[16]
Balkan Savaşları esnasında şehrin Bulgar işgali altında olduğu dönemde, işgal altında bulunan yerlerde arkeolojik eserleri inceleyip Bulgaristan’a götürmek üzere Kırklareli’ye gelen, Eski Bulgar Başbakanı Bogdan Filov, Bulgaristan Ulusal Müze Müdürü görevinde iken Bulgar Sveti Tanaş Kilisesini ziyaret ettikten sonra Kırklareli’de ayin düzenlenen bir kiliseye gittiğini belirtmiştir. Sveti Spiridon Kilisesi’nin Katedral Kilise olması nedeniyle, Filov’un ziyaret ettiği kilise olma ihtimali oldukça yüksektir.[17]
Tellakzade (Akalar) Mahallesinde 1939 yılında yapılan tapulama ve kadastro çalışmaları sonucunda, kadastro paftasında yapının o dönemdeki dış cepheleri çizilerek muhdesat olarak işaretlenmiş, Tapu sicilinde de “Kilise” vasfı ile Hazine adına tescil edilmiştir.[18]
Merhum yerel tarihçi Nazif Karaçam kilisenin 1930’lu yıllara doğru,[19] Plamen Kraisky ise 1950’li yıllara doğru yıkıldığını belirtmiştir.[20] Balkan Savaşları esnasında (1912-1913) çekilen fotoğrafta da ayakta olduğu görülen Sveti Spiridon Katedral Kilisesi’nin[21] ne zaman yıkıldığı hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Kilise arazisi 1954 yılında Hazinece satılmıştır.[22] Günümüzde üzerinde konutlar bulunmaktadır.
Sveti Nicholas (Sveti Nikola) Kilisesi
Sveti Nicholas Kilisesi, Kırklareli Merkezinde bulunan kiliselerden, günümüze kısmen de olsa ulaşan tek kilisedir. Kocahıdır Mahallesinde Hidayet Sokak ile Eski Hastane Caddesinin kesiştiği noktada 193 ada, 1 parsel numaralı taşınmaz üzerine 19. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilmiştir.

Osmanlı Arşivi belgelerinde ise 1892 yılında, kilisenin muhterik olması sebebiyle yeniden inşa talebine askeri kışlaların 400 metre yakınında bulunması nedeniyle başlangıçta uzun süre izin verilmediği anlaşılmaktadır.[23]
1907 Yılında kilisenin yeniden inşa talebine bu kez ruhsat verildiği görülmektedir. Ancak tekrar inşa edilip edilmediği bilinmemektedir. Ruhsat itası eki planından kuzeydoğu yönünde bazilikal planlı, üç apsisli ve üç nefli olduğu, batı kısmında bulunan nartekse açılan ana girişi iki katlı, ana mekanı yüksek tek katlı olduğu anlaşılmaktadır. [24]

Yaklaşık iki dönümlük bir alan üzerine kurulduğu, duvar ile çevrilmiş oldukça büyük bir avlusu, bu avlu içerisinde kilisenin batı kısmında Bulgar Okulu olduğu, kilisenin toplam 3 kapısı ve 37 adet penceresi bulunduğu, giriş kısmında yer alan pencerelerin dikdörtgen şekilli iki sıra ana mekanın bulunduğu kuzey ve güney cephe duvarlarındaki pencerelerin tek sıra ve yuvarlak kemerli olduğu planından anlaşılmaktadır.[25]

Bahse konu askeri kışlalar, Balkan Savaşları sonrasında kaçan Bulgarlar askerlerin bombalar atarak yaktıkları, bugün halk arasında yanık kışla denilen Askerlik Şubesi ve yıkılan askeri lojmanların bulunduğu alandır.[26]
Kırklareli’li merhum gazeteci yazar Ali Rıza Dursunkaya, Sveti Nicholas Kilisesinin ahşap olduğunu ve 1920’li yılların sonunda yandığını belirtmesine karşın[27] kilisenin güney kısımda yer alan cephe duvarının bir kısmı halen ayaktadır.

Kilisenin günümüze ulaşan bu cephe duvarının son derece düzgün ve kesme taş kullanılarak yapıldığı halen zeminde görülmektedir. Zemin üzerinde yapılan araştırmada ayrıca apsis kısmına ait temel kalıntılarına ulaşılmıştır.

Hatice Hatun Mahallesinde 1940 yılında yapılan tapulama ve kadastro çalışmaları sonucunda, kilise avlusu üzerinde bulunan duvarlar ile kiliseye ait dış cephe duvarlarının, paftasında çizilerek muhdesat olarak işaretlendiği, Tapu sicilinde de “Kilise arsası ve depo” vasfı ve 193 ada 1 ve 2 parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmiştir. Sonraki yıllarda Hazinece satılan taşınmazın 193 ada 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 76 ve 78 parsellere ifraz edildiği görülmektedir. Ancak, Sveti Nicholas Kilisesinin ne zaman yıkıldığı net olarak bilinmemektedir. [28]

Öte yandan Kilise ve bahçesindeki Bulgar okuluna yardım için 1887 yılında bir çekiliş düzenlendiği bulunan bir çekiliş biletinden anlaşılmaktadır.[29]
Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 24.07.2019 tarih ve 6150 sayılı kararı ile Sveti Nicholas Kilisesi ve bahçesinin bulunduğu, mülkiyeti şahıs ve Kırklareli Belediyesi adına kayıtlı bulunan, Hatice Hatun Mahallesi, 193 ada, 54, 55, 56, 57, 58 ve 78 (eski 1) parsel numaralı taşınmazlar 2863 sayılı Kültür Varlıklarını kOruma Kanununun 6 ve 7. maddeleri ile ilgili Yönetmeliğin 4. maddesi gereğince Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.[30]
Söz konusu kültür varlığının önümüzdeki yıllarda mütekabiliyet çerçevesinde Edirne örneğinde olduğu gibi rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanarak Kırklareli İnanç ve Kent Turizmine kazandırılması gerektiği düşünmekteyim.
Sveti Athanasius (Sveti Tanaş) Kilisesi
Sveti Athanasius (Sveti Tanaş) Kilisesi, 1868 Yılında Karakaş Mahallesinde inşa edilmiştir. [31] 1883 Yılında kilisenin yanması nedeniyle yeniden inşası için izin istenildiği,[32] 1897 yılında ise harap olması nedeniyle yeniden inşası için ruhsat verildiği[33] Osmanlı Arşiv belgelerinden anlaşılmakta ancak, tekrar ne zaman inşa edildiği bilinememektedir. Balkan Savaşları esnasında, Bulgar Ulusal Müze Müdürü Bogdan Filov 3 Kasım 1912 tarihinde ziyaret ettiği kilise hakkında ayrıca bir bilgi vermemiştir.[34]

Günümüze ulaşmayan kilise ile ilgili bilgiler ışığında, yaptığım yüzey araştırması sonucunda, tahmini olarak Gazhane Sokağın girişinde olduğu tespit edilmiş ancak, 2012 yılı içerisinde bulunduğu alanda bina yıkım ve temel kazıları esnasında herhangi bir kalıntıya rastlanılamamıştır. Kiliseye ait plandan bazilikal planlı, tek apsisli, 3 nefli, ana girişi 3 katlı, ana gövdesi yüksek tek katlı olduğu, kilisenin toplam 3 giriş kapısı, 37 adet penceresi bulunduğu, bunlardan giriş kapılarının tamamının nartekse açılan ön cephede yer aldığı, giriş kısmında, 3 sıra tamamı yuvarlak kemerli 18 adet de penceresi olduğu anlaşılmaktadır.[35]
Karahıdır Bogoroditsa (Meryem Ana) Kilisesi
1870 Yılında, günümüzde Kırklareli İli, Merkez İlçeye bağlı bir mahalle olan Türk ve Bulgar halkının yaşadığı Karahıdır Köyünde inşa edilmiştir.[36] 1892 yılında kilisenin harap durumda olması nedeniyle yeniden inşası için ruhsat talep edilmiştir.[37]1904 yılında kilisenin kapısı kırılmak ve çatısında delik açılmak suretiyle birtakım eşyaların çalındığı, dolayısı ile bu tarihte kilisenin halen ayakta olduğu anlaşılmaktadır.[38]

1912 yılında Karahıdır köyünde yaşayan 85 hane ve 410 nüfustan oluşan hristiyan halk, mevcut Bulgar Kilisesinin çok eski, harap ve cemaat için yetersiz kalması nedeniyle genişletilerek yeniden inşa edilmesi için tekrar izin istemiştir. Yapılan incelemeler sonucunda, kilisenin gerçekten yıkılacak derecede harap olduğu, mevcut kapasitenin yetmediği ve inşaatın kendi eski arsası üzerinde yapılacağı tespit edilmiş, yeni yapılacak kilisenin planı çizilmiştir. 25 metre boyunda, 11 metre eninde ve 9 metre yüksekliğinde olacak kilisenin inşaat masraflarının tamamı ise köy halkı tarafından karşılanmasına karar verilmiştir. Kilisenin yeniden inşası için hazırlanan plan ve keşif defteri ilgili makamlara sunulmuştur. Ancak başkaca bir belgeye ulaşılmadığı için yeniden inşa edilip edilmediği bilinmemektedir.[39] Öte yandan Karahıdır Mahallesinde yaşayan insanların verdiği bilgiler ve Karahıdır İlkokulu Brifinginde yer alan bilgiler ışığında, kilisenin okul alanı içerisinde kaldığı tespit edilmiştir. 1928 Yılından itibaren okul olarak kullanılan kilise binası, 1936, 1978 ve 2008 yıllarında bakım ve onarım görmüş, ek yapı ve eklentilerin yapılması ile orijinal halini tamamen yitirmiştir. Bugün sadece betonarme bir yapı görünümündedir. [40]
[1] M.Sacit Pekak, “Osmanlı İmparatorluğu Döneminde Gayrimüslim Vatandaşların İmar Faaliyetleri ve
Mustafapaşa”, Bilig Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı 51, Ankara 1999, s. 172, 173.
[2] Yannis S. Yanakopulos, “Doğu Trakya Saranda Eklesies”, Selanik 1994, s. 56
[3] Yannis S. Yanakopulos, a.g.e. s. 184
[4] Yannis S. Yanakopulos, a.g.e., s.56.; Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 92, 93.
[5] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 6.
[6] Hüseyin Salman, “1909-1916 Yılları Arasında Trakya ve Kırklareli’nin Demografik Durumu”,Yıldız Dağları ve Yakın Çevresi Tarihi Araştırmaları, İstanbul 2006, s. 87, Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. c. 2,s. 6.
[7] Gülnihal Bozkurt, “II. Meşrutiyet Osmanlı Mebus Zabıtlarında Bulgar Azınlıkların Kilise ve Okul Sorunları”, Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi, Sayı 4, Ankara 1990, s. 101, 102.
[8] en.wikipedia.org/wiki/Anthim_I
[9] Hüseyin Mevsim “Bogdan Filov, Rumelinin Esaret Günleri”, İstanbul 2010, s. 30.
[10] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 92, 93.
[11] Panayot Madtorov, “Doğu Trakyada Bulgar Köy Listesi”, http://www.kroraina.com/knigi/giliev/ pm3/pm_4.html, (31.10.2011), s. 53.
[12] Plamen Kraisky, “Aya Nikola Kilisesi Kırklareli”, http://kraisky.blog.bg/lichni-dnevnici/2009/09/03/ oshte-edin-bylgarski-znak-v-odrinska-trakiia.390891, (14.03.2011), s. 1
[13] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 93.
[14] Kırklareli Tapu Sicil Müdürlüğü Arşivi, 127 Ada, 2 Parsel, Taşınmaz Ferman Tercümesi, s.1
[15] Kırklareli Tapu Sicil Müdürlüğü Arşivi Gösterilen yer.
[16] BOA, DH.MKT, 2660/41
[17] Hüseyin Mevsim, a.g.e., s. 34.
[18] Kırklareli Tapu Sicil Müdürlüğü Arşivi Gösterilen Yer.
[19] Nazif Karaçam, Efsaneden Gerçeğe, Kırklareli 1995, s. 141.
[20] Plamen Kraisky, “Aya Nikola Kilisesi Kırklareli”, http://kraisky.blog.bg/lichni-dnevnici/2009/09/03/ oshte-edin-bylgarski-znak-v-odrinska-trakiia.390891, (14.03.2011), s. 1
[21] lostbulgaria.com
[22] Kırklareli Tapu Sicil Müdürlüğü Arşivi Gösterilen Yer
[23] BOA, BEO, 21/1532
[24] BOA, BEO, 3512/263382
[25] BOA, Y..A...RES., 147/53
[26] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 177.
[27] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 93.
[28] Tapu Kütüğü, C.1, S.186.
[29] https://bg.wikipedia.org/
[30] https://korumakurullari.ktb.gov.tr/Eklenti/64265,3900568-6150pdf.pdf?0
[31] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e., c. 2, s. 93.
[32] BOA, İ..DH.., 895/71194
[33] BOA, Y..A...RES., 86/69
[34] Bogdan Filov, a.g.e., s. 34.
[35] BOA, Y..A...RES., 86/69
[36] Panayot Madtorov, “Doğu Trakyada Bulgar Köy Listesi”, http://www.kroraina.com/knigi/giliev/ pm3/pm_4.html, (31.10.2011), s. 53.
[37] BOA, ŞD., 1952/9
[38] BOA, BEO, 2468-185046
[39] BOA, ŞD.1953/23/11
[40] Karahıdır İlköğretim Okulu Brifingi, 2012, s. 2.