Osmanlıdan Cumhuriyete, Kırklareli il merkezinde sağlık alanında yapılan çalışmalara genel bir bakış...
Ülkemizde Sağlık Ordumuzun neferleri, doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından kat görevlisine kadar birçok alanda hizmetlerin aksamadan yürümesine omuz veren sağlık çalışanlarımızın özverili ve cansiperane çabalarıysa takdire şayandır. Tüm Sağlık Çalışanlarımızın 14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun.

1. Osmanlı Döneminde Sağlık Alanında Yapılan Çalışmalara Genel Bir Bakış
1948 yılında kabul edilmiş olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde “Her bireyin, kendisi ve ailesi için refah ve sağlığı için; beslenme, barınma, konut edinme ve tıbbi bakım alma hakkı vardır.” içeriğine yer verilmiştir.
Sağlık, her insanın en doğal hakkıdır. Bir toplumda yaşayan vatandaşların Devletin vermiş olduğu sağlık hizmetlerden yararlanması kavramı, Devletin her alanda güçlü kalmasını sağlayan sağlıklı bireylerin üretkenliği ile doğrudan ilişkili olması, zamanla, politik, yasal ve sosyal düşünce olarak ortaya çıkmıştır. Günümüzde Devletler geleneksel işlevleri yanında, halkın sağlık ve eğitimi ile ilgili gerekli harcamaları yaparak, sosyal ve ekonomik kalkınmayı sağlamak görevini de üstlenmişlerdir.
Sağlık hizmetlerinin teşkilatlanmasına bakıldığında, Osmanlı Devletinde sağlık hizmetlerinin gelişimi, 19. yüzyıla kadar genel idari örgütlenmeye paralel olarak daha çok orduya yönelik olduğu görülür. Halka yönelik sağlık hizmetleri ise başta padişahlar olmak üzere yöneticiler ve zengin kişilerce kurulan darüşşifalar ve özel hekimlerce yürütülmüştür.[1]
Anadolu Selçuklu Devletinde varlığını sürdüren darüşşifa adı verilen sağlık kurumları Osmanlı Devletinin kuruluşundan itibaren de faaliyetlerine devam etmiştir. Bu örgütlerin en üst kademesinde görevli kamu görevlilerine ise başhekim veya hekimbaşı adı verilmiştir. Darüşşifa, Darüssıhha, Darülafiye, Darürraha, Darüttıp, Maristan, Bimaristan, Bimarhane, Şifahane gibi adlarla anılan kurumların bu günkü genel adı hastanedir.[2] 19. yüzyılla birlikte Osmanlı Devleti’nde sağlık alanında köklü yenilikler olmuştur. Bu dönemde sağlık sistemi modernize edilerek bazı yeni sağlık kurumları kurulmuş ve sağlık alanında bazı yasal düzenlemeler yapılarak, teşkilatlanma adına hukuksal ve fiziksel adımlar atılmaya başlanılmıştır.

1826 Yılında, II. Mahmut döneminde Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Mansure (Askeri Tıp Okulu), 1839’da Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve Mekteb-i Tıbbiye Nezareti, 1840’ta Tıbbiye Meclisi adı altında bir meclis, 1862 de Askeri Sıhhiye Dairesi kuruldu.[3]
Bu dönemde hekimlerin, atama, işlerine son verme, yer değiştirme ve terfi işleri, bulaşıcı hastalıklarla savaş, eczane ve muayenehane açılmasına izin verilmesi, hekim, eczacı ve diğer sağlık personelinin diplomalarının tescili yani kısacası sivil sağlığa ait tüm işler Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve Umur-ı Tıbbiye-i Mülkiye Nezareti’ne bağlı olarak yürütülmekteydi.

1871 Yılından itibaren taşraya ilk defa hekimler gönderilmeye başlanılmış, 1914 yılında Dahiliye Vekâletine bağlı Sıhhiye Müdüriyet-i Umumiyesi kurulmuştur. Teşkilatın başındaki ilk isim ise Dr. Besim Ömer Paşa olmuştur. [4]
Bu dönemde Osmanlı İmparatorluğunun son döneminde girdiği, Balkan Savaşları ile başlayan, I. Dünya Savaşı ile devam eden, sonrasında Kurtuluş Savaşında verilen büyük mücadele ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuş ancak, yıllarca süren savaşlar sonunda, ülke bakımsız kalmış, her bir yanı harabeye dönmüş, birçok sıkıntı baş göstermiş, savaş içindeki göç hareketleri, bulaşıcı hastalıkların yayılması, göçlerden kaynaklanan ekonomik ve toplumsal sorunlar baş göstermiş, halk açlık, kıtlık ve sefalet içinde birçok bulaşıcı vb. hastalıklar ile mücadele etmek zorunda kalmıştır.

2. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Sağlık Alanında Yapılan Çalışmalara Genel Bir Bakış
Sağlık açısında da ülkenin genel durumu hiç te iyi durumda değildi. 1920 Kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi Cumhuriyet Kurulmadan önce ülkenin sağlık sorunlarının çözümüne el atmış, öncelikle 20 Mayıs 1920 tarihinde kabul edilen Üç Sayılı Kanun ile Umur-ı Sıhhiye-i Muavenet-i İçtimaiye Vekâleti (Sağlık Bakanlığı) kurulmuştur. İlk Sağlık Bakanı ise Doktor Adnan ADIVAR olmuştur.[5]
1921 yılı ortalarından 1923 Ekim'ine kadar göçmenleri yerleştirme ve onlara yardım işleri de Vekâletin omuzlarına yüklenmiştir.
Bu yıllarda göçmen ve yetimlere yardım için Meclis'e âdeta önerge ve kanun teklifleri yağmıştır. Savaş döneminde Meclis'teki Mebusların çoğu yaralı askerlerin tedavisine koşmuştur.[6]
Bakanlık 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 3017 sayılı Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Teşkilât ve Memurin Kanunu’na göre gerekli görülen yerlerde hastaneler, sanatoryumlar, ruh ve sinir hastalıkları hastaneleri, doğum ve çocuk bakım evleri, kuduz tedavi müesseseleri gibi tedavi kurumları kurmakla görevlendirilmiştir.
24 Aralık 1921’de Doktor Refik (Saydam) Bey’in istifası üzerine Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekilliğine seçilen Sinop Millet Vekili Dr. Rıza Nur tarafından okunan ilk hükümet programında;
“Umuru Sıhhiye ve Muaveneti İçtimaiye hususunda hali hazırı malimizin müsait olabildiği kadar ve mümkün mertebe iktisada riayet olunarak azami fevaidi sıhhiye ve muaveneti içtimaiye teminine çalışılacaktır. Ahalinin ve memlekette mevcut müessesatı sıhhiyenin edviye ve levazımı sıhhiye hususunda müşkülata uğramamaları için şimdiden bu gibi levazımın memlekete ithaline say olunuyor. Elimizde mevcut edviye ve eczayı tıbbiyeyi israf etmemek üzere kullanırsak bu buhranlı devreyi kolaylıkla atlatabileceğimizi zannediyoruz. Emrazı sariyenin lehülhamd memlekette bu sene evvelki harb senelerine nispeten pek az olduğunu hamdı şükranla zikretmekle beraber bu gün emrazı içtimaiye namı altında zikrolunan malarya ve frenginin tehdidi mazarratı için diğer şuabatı idare ile mütfehiden ittihazı tedabir olunacağını söylemek isteriz.” açıklaması yapılmış, Bakanlık aktif bir şekilde çalışmaya başlamıştır.[7]
Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte Devletin tüm kurumlarında olduğu gibi Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâletinde de (Sağlık Bakanlığı) örgütlenme yapısı yeniden ele alınmıştır. Cumhuriyet Dönemi’nin ilk Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekili (Sağlık Bakanı) olan ve yaklaşık 14 yıl boyunca Bakanlık görevinde bulunmuş olan Doktor Refik Saydam döneminde sağlık alanında bir çok yasal düzenleme yapılmış ve bir çok yeni sağlık kurumu kurulmuştur. Buna paralel olarak Vekâletin de merkez ve taşra örgütünde gerekli düzenlemeler yapılmıştır.[8]
1923 yılında ülke genelinde, 3 Memleket Hastanesi, 6 Belediye Hastanesi, 45 Özel İdare Hastanesi ve 32 Özel, Yabancı ve Ekalliyet Hastanesi bulunmaktadır. Bakanlık, il özel idarelerince kurulmuş bulunan ve önceleri “Gureba Hastanesi” daha sonra “Memleket Hastanesi” denilen kuruluşların yeniden düzenlenmesi için yol göstermekte ve maddi destek vermektedir.
Diğer taraftan tüm illere örnek olması amacıyla, ilk olarak 1924’te Ankara, Diyarbakır, Erzurum ve Sivas Numune Hastaneleri’ni açmıştır. Numune Hastaneleri’ne paralel olarak 1924 yılında İstanbul Çocuk Hastanesi, Zonguldak Özel İdaresi’ne ait Memleket Hastanesi ve Vakıflar İdaresi’ne bağlı İstanbul Gureba Hastanesi Bakanlığa bağlanmıştır. Bu gelişmelerin yanında Bakanlık tarafından bazı kentlerde yeni devlet hastaneleri inşa edilmiş ve 1954 yılından sonra Özel İdarelere ait olan “Memleket Hastaneleri” (6134 sayılı yasa ile İl Özel İdareleri’ne, Belediyelere ve Vakıflara bağlı tüm hastaneler) Sağlık Bakanlığı’na bağlanarak devralınmıştır. Devir işlemleri sonrasında adları Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâleti (Sağlık Bakanlığı) tarafından “Devlet Hastanesi” olarak değiştirilmiştir.[9]
Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra inşa edilen “Memleket Hastaneleri” Konya, Manisa, Kütahya, Yozgat, Tokat, Çanakkale, Mersin, Antalya, Van, Kırşehir, Ağrı, Ordu, Amasya, Eskişehir, Niğde, Bilecik, Bursa, İzmir, Kocaeli ve Samsun Kastamonu, Denizli, Gümüşhane, Çorum, Malatya, Aydın, Burdur, Çankırı illerinde açılmıştır.[10]
Hastanelerin ve onu takiben sağlık örgütlerinin yurt çapına dağılması 1840 yılından itibaren başlamış, artarak devam etmiştir. İlk açılan hastanelere Gureba Hastanesi adı verilmiştir. II. Abdülhamid zamanında açılan hastanelere “Hamidiye Hastanesi” denilmiştir.[11]
Ülkenin farklı yerlerinde kurulan bu hastaneler siyasi, toplumsal değişimlerin uğrak yerlerinden olmuşlardır. Bunun bir göstergesi hastanelerin isimlerinin siyasi döneme göre değişmesidir. "Gurebâ Hastaneleri" ve "Hamidiye Hastanesi" adıyla kurulan hastaneler İttihat Terraki dönemi ile birlikte ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında "Memleket Hastaneleri" adını almışlardır. Bir kısmının ismi 1940'larda "Millet Hastanesi" olarak değişmiş, çoğunlukla da 1950'lerde Sağlık Bakanlığı'nın kurulması ile birlikte "Devlet Hastanesi" olmuştur.
Cumhuriyetin ilanı ile birlikte her ile bir Sağlık Müdürü görevlendirilmiştir. Görevlendirilen bu sağlık müdürleri tarafından bulundukları şehirlerdeki, yaşanan sıkıntıların tespiti ve şehrin genel vaziyetine ilişkin bilgilerin toplanması istenmiştir. Toplanan bu bilgiler ışığında on sekiz il için Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası başlığı adı altında kitaplan hazırlatılmıştır.[12]
1919–1925 Yılları içerisinde düzenlenen o yıllara ait bilgileri içeren bu kitaplar, Milli Mücadele dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında Anadolu ve Trakya coğrafyasının genel durumuyla birçok bilgiliyi içermesi nedeniyle özel bir öneme sahiptir.
Bu kitaplara bakıldığında bir plan dahilinde düzenlediği açıkça görülmektedir. Bakanlıktan gönderildiği düşünülen plana göre bu eserler altı bölümden oluşmaktadır.
1. Kısım sınırlar, dağlar, nehirler, göller madenler, ürünler vb. konulardan
2. Kısım iklim,
3. Kısım nüfus, sosyal yapı, geçim yolları, eğitim, gelenek ve görenekler vb. konulardan
4. Kısım hastaneler, eczaneler, okul ve medreseler, oteller han ve hamamlar, fabrikalar vb. konulardan
5. Kısım hastalıklardan,
6. Kısım ise doğum ölüm istatistikleri, hastalık istatistiklerinden bahsetmektedir.
Yukarıda görüleceği gibi bu çalışmalarda sadece sağlık alanında değil, çalışılan bölgenin tarihi, coğrafyası, eğitimi, kültürü, nüfusu, ekonomik yapısı, sağlık ve sosyal unsurlarına ilişkin birçok bir bilgiye yer verilerek ilk tespitler yapılmış, yeni kurulan Devletin geleceğine yön verilmiştir.
Bu çalışmalarda Ülkenin o yıllardaki idari bölümlenmesine göre Ankara, Kırkkilise (Kırklareli), Bayezid (Ağrı), Çatalca, Gazi Ayıntab (Gazi Antep), Gelibolu, Hamidabad (Isparta), Kastamonu, Kayseri, Kengırı (Çankırı), Kırşehir, Konya Muğla (Menteşe), Niğde, Sivas, Sinop, Urfa (Şanlı Urfa) ve Zonguldak vilayet yada sancakları ile ilgili olan kitaplar Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâletince (Sağlık Bakanlığı) bastırılarak yayımlanmış, Erzurum ile ilgili kitap yayınlanamamıştır. Son olarak Sivas iline ait kitap 1932 yılında basılmıştır.[13]
Kırklareli için Doktor Ahmet Hamdi Bey tarafından Osmanlıca yazım dili ile hazırlanan kitap ise, 1925 yılında Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası Kırkkilise Vilayeti adı ile basılmıştır. Aşağıda söz konusu kitaba ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır.
3. İstatistiki Veriler Işığında Kırklareli’nde Sağlık Çalışmaları
Bu dönemde Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâletince (Sağlık Bakanlığı) her ile bir Sağlık Müdürü görevlendirilmiştir. Görevlendirilen bu sağlık müdürleri tarafından bulundukları şehirlerdeki, yaşanan sıkıntıların tespiti ve şehrin genel vaziyetine ilişkin bilgilerin toplanması istenmiştir.
Devlet Arşivlerinde yapılan araştırma sonucunda Kırklareli İline atanan Sağlık Müdürleri ve atama tarihleri ile ilgili bilgiler edinilmiş ancak dönemsel olarak bazı kayıtların bulunmadığı tespit edilmiştir.
|
Belge Tarihi |
Atama Bilgisi |
Belge No |
|
2.06.1924 |
Kırklareli Sağlık Müdürlüğüne Hamdi'nin tayini. |
30-11-1-0 / 5 - 16 - 3 |
|
6.09.1939 |
Dr.Mehmet Derviş KUNTMAN |
- |
|
7.03.1946 |
Kırklareli Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğüne Dr. Rıfat Dedeoğlu'nun tayini. |
30-11-1-0 / 181 - 6 - 17 |
|
12.03.1946 |
Antalya, Bilecik, Çankırı, Çorum, Eskişehir, İzmir, Kayseri, Kırklareli, (Dr. Rıfat Dedeoğlu'nun tayini.) Konya, Kütahya, Malatya, Manisa illeri sağlık ve sosyal yardım müdürlerinin kadro değişikliği sebebiyle yeniden aynı göreve tayinleri. |
30-11-1-0 / 181 - 8 - 5 |
|
31.03.1947 |
Kırklareli Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğü'ne Dr. Asaf Aydonat'ın naklen tayini. |
30-11-1-0 / 190 - 9 - 11 |
|
28.09.1952 |
Giresun, Yozgat ve Kırklareli Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüklerine Dr.İzzettin Özden, Sadık Baykaner ve Orhan Çelik'in tayinleri. |
30-11-1-0 / 234 - 26 - 7 |
|
25.08.1956 |
Burdur, Bolu, Kars, Kastamonu ve Kırklareli (Dr. Cemal AKŞAR naklen Tayini) Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüklerine yapılan tayinler. |
30-11-1-0 / 260 - 37 - 11 |
|
23.11.1967 |
Aydın ve Kırklareli sağlık ve sosyal yardım müdürlüklerine Dr. Mehmet Kenan Ersoy ve Mehmet Ferruh Tepeköy'ün tayinleri. |
30-11-1-0 / 331 - 44 - 15 |
|
29.05.1973 |
Kırklareli Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğüne Ramiz Bark'ın tayini. |
30-11-1-0 / 390 - 28 - 8 |
|
13.09.1982 |
Kırklareli Sağlık ve Sosyal Yardım Müdürlüğüne İsmet Bayram'ın tayini. |
30-11-1-0 / 562 - 28 - 1 |
3.1.Kırklareli İlk İl Sağlık Müdürü Doktor Ahmet Hamdi Bey
Sıhhiye ve Muavenet-i İçtimaiye Vekâletince (Sağlık Bakanlığı) yapılan 02/06/1924 Tarihli atama onayı ile, Doktor Ahmet Hamdi Bey, Kırklareli’ne atanan ilk Sağlık Müdürü olmuştur. 1927 yılına kadar Kırklareli’nde görev yapmıştır.[14]
3.2. İl Sağlık Müdürü Doktor Ahmet Hamdi Beyin Kırklareli’ndeki Çalışmaları
Kırklareli İlinin İlk Sağlık Müdürü Doktor Ahmet Hamdi Bey, 1876 yılında Şanlı Urfa’nın Halfeti İlçesinde doğmuştur. 1899 Yılında Tıbbiyeden mezun olmuştur. Sonrasında göz hastalıkları alanında ihtisas yaparak uzman olmuş, 1924 - 1927 yılları arasında Kırklareli’de görev yapmıştır. Son olarak Kültür Direktörlüğü Sağlık İnspektörü olmuş ve 1936 yılında 60 yaşında vefat etmiştir.[15]
Ahmet Hamdi Bey'in Kırklareli’nde göreve başlamasıyla, yaklaşık bir yıl içinde derlediği bilgiler ışığında, Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası Kırkkilise (Kırklareli) Vilayeti kitabını hazırlamıştır.[16] Cumhuriyetin ilk yıllarında Kırklareli İlinin genel durumunu ilk ağızdan anlatan Osmanlıca yazım dili ile 45 sayfadan oluşan bu kitap, 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti Sıhhiye ve Muavenet-ı İçtimaiye Vekâleti (Sağlık Bakanlığı) yayını olarak İstanbul Kâğıtçılık ve Matbaacılık Anonim Şirketine bastırılmıştır.[17]
Altı bölümden oluşan kitabın birinci bölümde, ilin coğrafi durumu, doğal koşulları, tarım ve hayvancılık faaliyetlerine ilişkin istatistiki bilgiler ile ilin idari yapısına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. [18]
|
Kaza Adı |
Nahiye Sayısı |
Köy Sayısı |
|
Merkez |
5 |
58 |
|
Babaeski |
2 |
46 |
|
Lüleburgaz |
1 |
38 |
|
Vize |
2 |
26 |
|
Pınarhisar |
- |
19 |
|
Demirköy |
2 |
24 |
|
Toplam |
12 |
211 |
İkinci bölümde, ilin iklim yapısı genel nüfusu dağılımına ilişkin bilgilere yer vermiştir. 1923 Yılında Kırklareli Vilayetinin toplam nüfusu 79.895 kişidir. Merkez ilçede 24.085 kişi yaşamaktadır. [19]
|
Kırkkilise Vilayeti 1923 Nüfus Durumu |
|
|
Kaza Adı |
Nüfusu |
|
Merkez |
24.085 |
|
Babaeski |
17.676 |
|
Lüleburgaz |
13.047 |
|
Vize |
12.651 |
|
Pınarhisar |
10.642 |
|
Demirköy |
1.794 |
|
Toplam |
79.895 |
Üçüncü bölümde ilin nüfus durumu ve etnik yapısına, ekonomi, sanayi, eğitim, kültürel durum, gelenek ve görenekler ile günlük yaşama dair bilgilere yer verilmiştir. İl nüfusunun %97.34’ü Müslüman (%83.28’i Türk, %9,2’si Pomak %3,3’ü Arnavut ve %2,1’i Boşnak’tır), %1,2’si Musevi ve %0.83’ü Bulgar’dır.[20]
Bu bölümde ayrıca o dönemde insanların batıl inançlara yaklaşımı ile gelenekselleşmiş davranışlarına dikkat çekilmiş, üfürükçüler ve yalancı hekimlere çok fazla rağbet edildiğini eleştirel bir dil ile anlatmıştır. Örneğin başı ağrıyan insanlar hekim yerine hoca veya üfürükçüye gidip kendilerini okutarak iyi olmaya çalıştıklarından, sarılık olanların berbere götürülerek dillerinin altından ustura ile iki üç çizik attırılarak kan aldırdıklarından, şifa bulmadıkları veya hastalık ilerlediği zaman hekime müracaat ettiklerinden, ateşi olan bir hastanın yüksek ateş nedeniyle sayıkladığı zaman kim bilir ne tarafa su dökmüştür diye hemen hocayı gittiklerinden bahsetmiş, başka kötü örnekler de olduğunu ancak halkın günden güne giderek artan bir oranda bu tür bilim dışı yöntemlerden ve hurafelerden uzaklaştığını, bunu da doktorların uyarı ve tavsiyeleri, hükümetin tutumu, eğitim çalışmaları, tıbbi gelişmelerin etkileri ile açıklamaktadır. [21]
Dördüncü bölümde ildeki sağlık kuruluşları ve eczaneler, oteller ve diğer konaklama tesisleri, okullar, hamamlar, fabrikalar, kamu binaları, su sistemi, mezarlıklar ve mimari hakkında bilgi verilmiştir.
Sadece Kırklareli İl Merkezinde Özel İdare tarafından inşa edilen 25 yataklı bir hastane olduğu, hastane kadrosunda 1 operatör, 1 dahiliye uzmanı, 1 hasta bakıcı bulunduğu, bağlı ilçelerde hastane bulunmadığı, Babaeski, Pınarhisar ve Vize İlçelerinde birer dispanserin faaliyet gösterdiği, bunlara ilave olarak Lüleburgaz ve Demirköy İlçelerinde 1924 yılı içerisinde beşer yataklı tedavi evlerinin açıldığı, İl merkezinde 3 Lüleburgaz ve Pınarhisar İlçelerinde birer eczane olduğu belirtilmiştir.[22]
Bu dönemde Kırklareli İl Merkezinde içme suyunun çeşitli kaynak sularından dökme künk borular vasıtasıyla aktarıldığı, suyun berrak ve az kireçli olduğu diğer ilçelerde de içme suyunun kaynak suları ile sağlandığı anlatılmıştır.[23]
Beşinci bölümde ilin genelinde görülen hastalıklar hakkında bilgiler verilmiştir.
Bataklıkların çok olduğu Kıyıköy ve İğneadada kasabalarında sıtma ve mide rahatsızlıklarının sık sık görüldüğü, İl genelinde halkın daha çok tarla ve ormanda çalışması nedeniyle de kasık fıtığı rahatsızlıklarının yaygın bir şekilde görüldüğü, frengi ve fuhuş ile etkin bir şekilde mücadele edildiği, havanın temiz ve açık olması nedeniyle verem hastalığının nadiren görüldüğü, çiçek ve difteri vakalarının ise çok az seyrettiği, çiçek hastalığının daha çok Makedonya civarından gelen muhacirler kanalıyla yerli halka bulaştığı, bunun dışında lekeli humma ve lohusa humması vakalarının olduğu, kızamık, boğmaca ve grip vakalarının görüldüğü belirtilmiştir. [24]
Bunların yanı sıra 1910/1911 yıllarında Edirne, İstanbul ve Kırklareli civarında I. ve II. Ordular tarafından icra edilen büyük ölçekli tatbikatlar esnasında Lüleburgaz Seyitler İstasyonuna gelen askerlerin genel içtiması sırasında kolera tespit edilmiş, yüze yakın asker vefat etmiştir. [25]
|
01/09/1922 - 30/08/1924 |
||
|
Hastalık Adı |
Vaka Sayısı |
Vefat Sayısı |
|
Lekeli Humma |
12 |
|
|
Lohusa Humması |
1 |
|
|
Çiçek |
5 |
|
|
Kızamık |
31 |
3 |
|
Boğmaca |
45 |
5 |
|
Grip |
4 |
|
Altıncı bölümde ise, 1923 yılında 855 doğum, 718 ölüm gerçekleştiği, genel nüfusa göre ölüm oranının %2-3 çocuklarda ise %0,1 olduğu bilgisine yer verilmiştir. Kitabın sonunda ise bir Kırklareli haritası mevcuttur. [26]
3.3. Osmanlının Son Dönemi ve Cumhuriyetin İlk Döneminde Kırklareli’de Görev Yapan Doktorlar
Osmanlı son döneminde imparatorluk toprakları içerisinde görev yapan doktorların çoğunluğu, Rum, Ermeni, Yahudi gibi azınlık halkalarından oluşmakta idi. Kırklareli’nde de durum farklı değildi. İl genelinde doktor olarak görev yapanların çoğunluğunu Rum, Yunan, Avusturya tebasına kayıtlı doktorlardan oluşmakta idi. 1908 II. Meşrutiyetin ilanı ile, yapılan bir çok düzenleme ile üniversite sıralarına kendi evlatlarını yerleştirmeye başlayan bu halk kısa sürede içerisinde meyvelerini almış nice doktorlar yetiştirmiştir.[27]
Çeşitli kaynaklarda adı geçen ve Kırklareli’nde Görev Yapan Doktorlar aşağıda listelenmiştir. Kırklareli’nde görev yapan bu doktorlardan Mehmet Fuat UMAY ve Prof.Dr. Hulusi BEHÇET yeri ayrı bir öneme sahiptir.[28]
Doktor Mehmet Fuat UMAY
Doktor Kiremitçioğlu Dimitri
Doktor Celepoğlu Kostanti
Doktor Haciyannakis
Doktor Ali Efendi
İsmail Hakkı Bey
Doktor Ahmet Hamdi Bey
Askeri Doktor Rifat Bey
Askeri Doktor Ziya Nakiyüddin
Doktor Mehmet Derviş KUNTMAN[29]
Askeri Doktor Hulusi BEHÇET

Doktor Mehmet Fuat UMAY, 24 Şubat 1885 tarihinde Kırklareli’nde doğmuştur. ilk okulu ve orta okulu Kırklareli’de, liseyi Edirne’de bitirdi, 1910 yılında İstanbul Tıbbiyesinden (İstanbul Üniversitesi) doktor olarak mezun oldu. 2 Temmuz 1910’da Tırnovacık Kasabasına Hükümet Tabibi olarak atandı. Balkan Savaşları esnasında Müdafa’a-i Milliye Kırkkilise Şubesi’nin kurulmasına öncülük eti. Bu dönemde bölgedeki bir askeri hastaneye tayin olan Dr. Mehmet Fuat, savaş sonrası 28 Ağustos 1913’te Kırklareli Belediye Tabipliğine atandı. 10 Mart 1917 yılında kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti Kırkkilise Şubesini kurdu. 8 Şubat 1919 tarihinde atandığı Bolu Hükümet Tabipliği görevine başlayan Dr. Mehmet Fuat, 1920-1923 döneminde Milli Mücadele'ye katılarak TBMM'de Bolu milletvekili, 1923-1950 dönemlerinde Kırklareli milletvekili olarak görev yaptı. 4 Aralık 1923 tarihli önergesi ile,[30] doğduğu şehrin Kırkkilise olan adı, 20 Aralık 1924 tarih ve 537 Sayılı Kanun ile Kırklareli olarak değiştirildi. Çocuk Esirgeme Kurumu'nun dernek statüsünde faaliyet gösterdiği dönemde (30/06/1921 – 14/11/1948) döneminde ilk ve en uzun süre başkanlık görevini üstlendi. Soyadı Kanunu ile, Türk çocuklarına verdiği hizmetten dolayı, Türk mitolojisinde çocukların koruyucu ruhu ‘Umay’a atfen, Atatürk tarafından kendisine bu soyadı verildi. 1963 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Rahmetle şükranla anıyoruz, topluma, insanlığa ve bilhassa çocuklara yönelik yapmış olduğu çalışmaları asla unutulmayacaktır.[31]
Doktor Hulusi BEHÇET, 20 Şubat 1889 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Tıp öğrenimini 1910 senesinde tamamlamış ve Gülhane Dermatoloji Kliniğinde asistan olarak çalışmıştır. 1914 Temmuzunda Kırklareli Askeri Hastanesi başhekim muavinliğine tayin edilmiş, daha sonra 1918'e kadar Edirne Askeri Hastanesinde dermatoloji uzmanı olarak çalışmıştır. 21, 7 ve 3 yıl takip ettiği üç hastada ağız ve genital bölgede ile gözde çeşitli bulgular bulunduğunu gözlemleyerek bunun yeni bir hastalık olduğuna inanmış, görüşlerini 1937'de "Dermatologische Wochenschrift’de yazarak aynı yıl Paris'te Dermatoloji toplantısında sunmuştur.1947'de Zürih Tıp Fakültesinden Prof. Mischner'in Uluslararası Cenevre Tıp Kongresinde yaptığı öneriyle, Dr. Behçet'in bu buluşu "Morbus Behçet" olarak adlandırılmıştır. Bir dönem Kırklareli’de görev yapan, ulusal ve uluslararası tıp dünyasına damgasını vuran Hulusi Behçet, 1933 yılında Türk akademisinde profesör unvanını alan ilk kişi olmuştur.[32]
3.4. 1938 Yılı İl Yıllığında Kırklareli'ndeki Sağlık Çalışmaları
Vilâyet hususî muhasebesinden sıhhat işleri için beş sene içinde sarf olunan paralar aşağıdaki cetvelde gösterilmiştir.[33]
|
Yıl |
Masraf (Lira) |
|
1933 |
17990 |
|
1934 |
17629 |
|
1935 |
21649 |
|
1936 |
20378 |
Vilayet dahilinde Kırklareli merkezinde elli yataklı bir hastane ile Vize ve Babaeski kazalarında mevcut birer dispanserin masrafı vilayet hususî muhasebesinden verilmektedir.
Aşağıdaki cetvel Kırklareli hastanesinin beş senelik faaliyetini göstermektedir.
|
Yıl |
Yatakta Tedavi |
Ayakta Tedavi |
|
1933 |
722 |
1722 |
|
1934 |
815 |
2241 |
|
1935 |
901 |
2409 |
|
1936 |
1156 |
8131 |
|
1937 |
1186 |
3376 |
Köylerde Alınan Tedbirler
On altı köyün su yolları ve çeşmeleri ıslah edilmiştir.
Üç köyde arteziyen kuyusu açılmış ve nefis ve mebzul su bulunmuştur.
Yirmi beş köyün kuyularının etrafı beton döşeme yapılmış ve tulumba takılmıştır.
3.5. Kırklareli’mde Açılan Azat Obaları
1935-1941 Döneminde Trakya Umum Müfettişliği yapan General Kazım Dirik, Almanya’da görmüş olduğu zayıf, cılız ve hasta olan köy çocuklarının sağlık durumlarımım düzeltilmesi için gereken azat obası uygulamalarını (Kinderheim) İzmir Valiliği döneminde İzmir’de uygulamış, 1936 yılından itibaren Trakya’da 4 ilde 16 farklı yerde azat obası açtırmıştır. Azat obaları beş yıllık kalkınma planda yer almış, açılan azat obalarına toplam bine yakın zayıf ve bakım isteyen köy çocuğu getirilmiş, bunların 2-3 aylık yiyecekleri, giyecekleri, yatacakları ve ilaçlar ile gramofonlarına varıncaya kadar bütün ihtiyaçları sağlanmıştır. Beş günde bir onursal doktorları ta rafımdan muayeneleri yapılmış ve tartıları alınmış, başlarında dinlenmeye muhtaç öğretmenleri de olduğu halde bu köy yavruları yurtta en temiz havalı ve en iyi suyu olan yerlerde çok gıdalı yemeklerle beslenmiş ve hepsinin kilolarımın bu güne kadar (3-7 kg.) arttığı görülmüştür.[34]

Kırklareli’nde ilk kez Halkevi Sosyal Yardım Komitesi ve Kültür Direktörlüğünün teşebbüsleri ile 1 Temmuz 1936 tarihinden itibaren Merkez İlçeye bağlı Dereköy ve Vize İlçesine bağlı Sergen Köyünde Azat Obaları açılmıştır. Kırklareli’nde açılan Azat Obaların açılış amaçları ve koşulları ise aşağıdaki gibi sıralanmıştır.[35]
“1- Çocukların öğretim devresinde aldıkları iyi itiyatlarla yaşamak zevklerinin kaybolmaması.
2- Sokaklarda gelişi güzel bırakılmayıp eğitim gözetim altında yaşamalarının sağlanması.
3- Yalnız bilgiye veya sıhhi ve pedagojik olmayan herhangi bir oyalanmaya önem verilmesi yüzünden evlerde çocuk tabiatına yabancı meşgalelerden uzak bulundurulmaları.
A- Azat obalarına ilk okullarda yazılı herhangi öğrenci girebilir. Okula bu yıl da girecek olanlar kabul edilir.
B - Odaya girecek her çocuk yüklendiği parayı oba öğretmeni tarafından gösterilecek şartlar dairesinde verir.
C - Yazımdan sonra her ne suretle olursa olsun obadan ayrılmış çocukların verdikleri paralar geri verilmez.
D- 15-7-936 tarihine kadar kabul muamelesi yapılır, mazeret gösterenlerin çocukları bu tarihten sonra da kabul edilirler. Çocuklarda kıyafet birliğine bakılmaz.
Çocukların saatlerini, gezintilerle neşe ve zevk içinde geçirmeğe ve ruhlarını musiki nağmeleriyle tazelemeğe matuf olan her türlü araçları arayacak, bulacak ve tatbik edecek oba öğretmenlerine çocuklarını teslim etmek her baba için bir borçtur.”

Azat Obalarındaki Günlük Program ise; Saat, 8.00-9.00 Kalkma, tuvalet, kahvaltı, 9.00-11.00 Hafif oyunlar 11.00-13.00 Öğle yemeği, 13.00-17.00 Rahatlama, uyku, akşam kahvaltısı 17.00-19.00 Hafif oyunlar, geziler, 19.00-20.00 Rahatlama, akşam yemeği, 20.00-22.00 Okuma, kısa söylevler, monolog, müzik, 22.00-08.00 Uyku.
Yemek Programı ise; Sabah Kahvaltısı; ekmek, bal, pekmez ve reçelden biri, peynir veya zeytinden oluşacaktı. (Süt verildiği günlerde bal ve benzeri verilmeyecektir.) Öğle Yemeği; etli sebze, pilav ya da makarna, meyve İkindi Kahvaltısı; ekmek, çay, peynir veya zeytin Akşam yemeği; etli sebze, soğuk yemekler ve meyve.
Sergen Azat Obası tarafından Temmuz 1937’de Trakya Umumi Müfettişliğine gönderilen raporda; 86 çocukla 4 Temmuz 1937’de açıldığı, 10 Ağustos 1937’de kapandığı yazılmıştır. Çocukların sağlık durumları hakkında 86 çocuktan 20’sinin sıtmalı olduğu 4’ününde başında yara olduğu belirtilmiştir. Hekimlerin ilk on beş günlük tedavisi sonucunda sıtmalı olan çocukların sayısı 3’e indirildiği, yaralı olan çocukların ise tedavi sonucunda iyileştiği, obaya gelen diğer çocuklarda ise sıtma ve yaralardan başka bir uyuşukluk olduğu gözlemlendiği, on beş günlük süreçte bu çocuklarında iyileştiği görülmüştür.
10 Ağustos’ta Sergen Azat Obası kapanmadan önce de hekimlerin yaptığı son muayene ile son 3 sıtmalı çocuğunda iyileştiği ve hastalığın ortadan kalktığı görülmüştür. 7 Ağustos tarihinde yapılan son tartı kontrolü ile bir buçuk aylık süreçte kilo kaybeden çocuk olmamakla birlikte 6 çocuk aynı kilosunda kalmış diğer çocukların hepsi kilo almıştır. Başarılı bir yaz döneminin ardından bir sonraki sene açılan Sergen Azat Obası Kırklareli Valisi Hasip Koylan ve Trakya Umum Müfettişi General Kazım Dirik tarafından ziyaret edilmiş ve 84 çocuğun durumu incelenmiştir. General Kazım Dirik Obayı çok beğenmiş disiplinli bulmuştur.[36] Oba öğretmenliğine de Ziya Gökalp Okulu Başöğretmeni Mustafa Bey görevlendirilmiştir[37]
1938 yılında da yine Trakya’nın 14 yerinde Azat Obası açılmıştır. Bu 14 yerler, Kırklareli’nde Vize, Sergen, Edirne’de Karaağaç, Keşan, Çanakkale’de Eceabat, Lâpseki, Biga-Pazarköy, Ezine-Geyikli, Tekirdağ’da Velimeşe ve Ereğli merkezleridir. Burada 610 çocuk yaz dönemi boyunca hem tatil yapmış hem eğitim görmüş hem de kilo alarak sağlıklı bir şekilde evlerine dönmüştür.[38]
3.6. 1948 Yılı İtibari İle Kırklareli’nde Görev Yapan Doktorlar
Sağlık Müdürü Asaf AYDONAT
Hastane Başhekimi Cevdet Sabit TAN
Belediye Doktoru Emekli Albay Arif İSMET
Sıtma Mücadele Doktoru Turhan TEMUÇİN
Hükümet Doktoru Osman KAYARASI
Hükümet Doktor Yardımcısı Adli ŞENDİL
Serbest Doktor Mehmet Can YENİLEY
Serbest Doktor Resim REYTAN
Doktor Orhan HAKER
Doktor Nazmi TUNCAY
Doktor Mehmed DİNÇÖZ
Doktor Orhan SÖNMEZ
Doktor Cengiz YALÇIN
Doktor Abdullah ZARALIOĞLU
Diş Doktoru Riza KARAOSMAN
Diş Doktoru Halit DALBAYRAK
Diş Doktoru Akif IŞIKALP [39]
Doktor Mehmet Derviş KUNTMAN, yıllar süren 1. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşında askeri doktor olarak görev yapmış, emekli olduktan sonra, 6 Eylül 1939 - 3 Temmuz 1941 tarihleri arasında Kırklareli’de İl Sağlık Müdürü olarak görev yapmıştır. Doktor Mehmet Derviş KUNTMAN görev yaptığı bu dönemi kaleme almış, bu hatıratlar Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığınca 2009 yılında yayımlanmıştır.[40]
Doktor Mehmet Derviş KUNTMAN, Kırklareli’de göreve başladığında şehrin solgun çevresinden susuzluk çektiğini, şehirdeki en büyük sorunun su sorunu olduğundan bahsetmiştir. Şehirde yaptığı ilk inceleme sonucunda da, şehri besleyen Gerdanlı, Söğütçük, Nallıhoroz mevkilerinde olan su kaynaklarının, bol temiz olduğunu, tarihi sokak çeşmelerinde suyun az ve pis akmasının sebebi olan bozuk durumdaki su yollarının onarılması ile sorunun çözüleceğini Belediye ve Valiliğe bildirdiğini ancak, uyarılarına Belediyenin istasyon civarında bir artezyen kuyusu açtırdığı, çalışmaların halen devam ettiği ve şehrin su sorununun bu şekilde çözüleceği bildirilerek kulak asılmadığını belirtmiştir.[41]
Bir gün artezyen kuyusunda suyun çıktığı haberinin alınması ile, Belediye Doktoru ile kuyunun başına gittiğini, çıkan suyun tamamıyla bir maden suyu özelliğine sahip olup içmeye ve kullanmaya kesinlikle elverişli olmadığını, suyu kullanmaya kimsenin gelmediğini, kuşların dahi suyu içmediğini, suyun boş yere aktığını ve etrafını kızıla boyadığını, bütün bunlara karşın Belediyenin kuyuyu biraz daha derinleştirip çeşme yapılması için çalışmalara başladığını tüm itirazlarına ve kuyudan çıkan suyun fiziki, kimyevi özelliğinin bozuk olduğunu söylemesine karşın büyük bir tepkiyle karşılandığından bahsetmiş, yapılan tahliller sonucunda suda sülfür gazı ve fazla miktarda demir bulunduğunun tespit edilmesi ile Belediyeyi artezyen sevdasından vazgeçirdiğini belirtmiştir.
Vize, Demirköy ve Lüleburgaz İlçelerinin Sağlık Durumu Hakkında aşağıdaki bilgileri vermiştir. Vize İlçesi : Buranın teşkilatında bir hükûmet tabipliği, bir dispanser, bir de eczanesi vardır. Hükûmet Tabibi Zülfü Sami ÖZGEN bir idealist gibi çalışmakta, bütün halkı memnun etmektedir. Demirköy İlçesi : Hükûmet Tabibi Dr.Zeki ERATAMAN; ateşli karakterli bir genç, gece gündüz hastalarıyla meşgul. Lüleburgaz İlçesi : Hükûmet tabipliği, dispanser ve bir de eczane var. Su ihtiyacı kısmen açılmış bir artezyen kuyusundan temin edilmektedir.[42]
3.7. 1967 Yılı İl Yıllığında Kırklareli’ndeki Sağlık Çalışmaları
1967 Yılında Kırklareli’de halkın sağlığını tehdit eden herhangi bir bulaşıcı hastalık bulunmamakla birlikte, çocuklarda boğmaca, kızamık, kabakulak, grip, enfeksiyon vakaları ile, çok az sayıda difteri, hepatit, tifo ve aşılanmamış çocuklarda da polio vakalarına rastlanılmaktadır.
İl genelinde sadece Kırklareli Merkezinde Devlet Hastanesi bulunmaktadır. Devlet Hastanesinde, Dahiliye, Hariciye, İntaniye, Çocuk, Nisaiye servisleri ve Diş kliniği ile tedavi hizmetleri yürütülmektedir. Yine İl Merkezinde bir Verem Savaş Dispanseri, Lüleburgaz, Babaeski ve Demirköy İlçelerinde ise Sağlık Merkezleri bulunmaktadır.[43]
1965 Yılına Ait Tedavi Merkezleri ve Hasta İstatistikleri
|
Tedavi Merkezi |
Yılı |
Yatak Sayısı |
Poliklinik Sayısı |
Yatan Hasta Sayısı |
Ambulans İle Gelen Hasta Sayısı |
|
Kırklareli Devlet Hastanesi |
1965 |
110 |
19.187 |
2.634 |
212 |
|
Verem Savaş Dispanseri |
1965 |
- |
8.339 |
- |
- |
|
Lüleburgaz Sağlık Merkezi |
1965 |
20 |
6.760 |
1.143 |
- |
|
Babaeski Sağlık Merkezi |
1965 |
15 |
1.496 |
680 |
14 |
|
Demirköy Sağlık Merkezi |
1965 |
10 |
2.352 |
153 |
107 |
|
Toplam |
1965 |
155 |
38.134 |
4.610 |
333 |
1966 Yılına Ait Tedavi Merkezleri ve Hasta İstatistikleri
|
Tedavi Merkezi |
Yılı |
Yatak Sayısı |
Poliklinik Sayısı |
Yatan Hasta Sayısı |
Ambulans İle Gelen Hasta Sayısı |
|
Kırklareli Devlet Hastanesi |
1966 |
110 |
17.881 |
2.314 |
182 |
|
Verem Savaş Dispanseri |
1966 |
- |
8.358 |
- |
- |
|
Lüleburgaz Sağlık Merkezi |
1966 |
20 |
5.930 |
1.214 |
- |
|
Babaeski Sağlık Merkezi |
1966 |
15 |
2.328 |
628 |
18 |
|
Demirköy Sağlık Merkezi |
1966 |
10 |
2.932 |
193 |
78 |
|
Toplam |
1966 |
155 |
37.429 |
4.349 |
278 |
3.8. 2000 Yılı İl Yıllığında Kırklareli’ndeki Sağlık Çalışmaları
2000 Yılı itibari ile, Kırklareli Merkez ve İlçelerinde biri özel sektöre ait olmak üzere toplam 8 Hastane, 2 Sağlık Merkezi, 3 Verem Savaş Dispanseri, 2 Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlama Merkezi, 1 Halk Sağlığı Labaratuarı, 44 Sağlık Ocağı ve 193 Sağlık Evi bulunmaktadır.
İl genelinde Devlet kadrolarında ve özel sektörde toplam 291 Doktor, 79 Diş Hekimi, 118 Eczacı, 323 Hemşire, 293 Ebe ve 183 Sağlık Teknisyeni hizmet vermektedir.
Bir uzman doktora 2.200, bir pratisyen hekime 2.040 kişi düşmekte olup Ülke genelinde bir hekime düşen kişi sayısı 929, Kırklareli İl genelinde ise 1040’tır.
Bebek Ölüm Oranı Ülke genelinde %o 44,4 olup, Kırklareli İl genelinde %o 8,9’dur.
Kırklareli İl genelinde toplam 111 eczane bulunmaktadır.[44]
2000 Yılına Ait Tedavi Merkezleri ve Hasta İstatistikleri
|
Tedavi Merkezi |
Yılı |
Yatak Sayısı |
Poliklinik Sayısı |
Ameliyat Sayısı |
Doğum Sayısı |
Yatak İşgal Oranı % |
|
|
Kırklareli Devlet Hastanesi |
2000 |
199 |
181.156 |
1.273 |
1058 |
50 |
|
|
Kırklareli SSK Hastanesi |
2000 |
83 |
138.187 |
907 |
486 |
39 |
|
|
Babaeski Devlet Hastanesi |
2000 |
50 |
54.204 |
979 |
78 |
43,1 |
|
|
Demirköy Sağlık Merkezi |
2000 |
15 |
- |
- |
- |
- |
|
|
Lüleburgaz Devlet Hastanesi |
2000 |
100 |
149.753 |
1.238 |
1346 |
71,3 |
|
|
Lüleburgaz SSK Hastanesi |
2000 |
66 |
170.427 |
1.257 |
533 |
70 |
|
|
Lüleburgaz Özel Derman Has. |
2000 |
51 |
3.157 |
1.005 |
254 |
31 |
|
|
Pehlivanköy Sağlık Merkezi |
2000 |
15 |
- |
- |
- |
- |
|
|
Pınarhisar Devlet Hastanesi |
2000 |
25 |
17.990 |
- |
- |
3,1 |
|
|
Vize Devlet Hastanesi |
2000 |
50 |
12.865 |
8 |
2 |
3,5 |
|
|
Toplam |
654 |
727.739 |
6.667 |
3.757 |
|||
2019 Yılı İtibari İle Kırklareli İl Genelinde Tedavi Edilen Hasta Sayıları
|
Tedavi Türü |
Sayısı |
|
Ayakta Muayene Sayısı |
1.659.261 |
|
Yatan Hasta |
34.948 |
2019 Yılı İtibari İle Kırklareli İl Genelinde Bulunan Sağlık Çalışanları Sayıları
|
Sağlık Personeli Ünvanı |
Sağlık Personeli Sayısı |
|
Uzman Doktor |
153 |
|
Pratisyen Doktor |
84 |
|
Diş Doktoru |
51 |
|
Ebe |
147 |
|
Hemşire |
427 |
|
Diğer Sağlık Personeli |
342 |
|
Eczacı |
14 |
|
Toplam |
1.218 |
2019 Yılı İtibari İle Kırklareli İl Genelinde Bulunan Sağlık Tesisleri ve Sayıları
|
İlçe |
Devlet Hastane |
Hastane Yatak Kapasitesi |
Özel Hastane |
Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi |
Aile Sağlığı Merkezi |
Sağlık Evi |
|
Merkez |
1 |
275 |
- |
1 |
13 |
12 |
|
Babaeski |
1 |
100 |
- |
- |
6 |
8 |
|
Demirköy |
- |
- |
- |
- |
2 |
2 |
|
Kofçaz |
- |
- |
- |
- |
1 |
2 |
|
Lüleburgaz |
1 |
300 |
4 |
1 |
16 |
10 |
|
Pehlivanköy |
- |
- |
- |
- |
1 |
2 |
|
Pınarhisar |
1 |
30 |
- |
- |
3 |
6 |
|
Vize |
1 |
30 |
- |
- |
5 |
11 |
|
Toplam |
5 |
735 |
4 |
2 |
47 |
53 |
3.9. COVID-19 Salgını
2019 Yılının Aralık ayında Çin’in Vuhan Eyaleti’nde solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) ortaya çıkan, bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüs olan ve ölüme varan sonuçlar doğuran COVID-19 virüsü, 2020 ilk çeyreğinde dünyanın neredeyse tamamına yayılarak Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ( küresel salgın) olarak tanımlandı. Dünyanın en güçlü devletlerini dahi temellerinden sarsan pandemi, maddi değerler kadar moral değerleri de alaşağı ederek insanoğlunu “yeni normal” denilen davranış kurallarına uymaya zorlar hale geldi.
Sağlık altyapıları güçlü, karar alma mekanizmalarını hızlı ve akılcı işleten devletler COVID-19’un sebep olduğu hasarları olabildiğince göğüslerken, Türkiye bu tablo içerisinde öne çıkan devletlerin başında yer aldı. Tablonun bu şekilde gerçekleşmesinde sağlık ordumuzun neferleri, doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından kat görevlisine kadar birçok alanda hizmetlerin aksamadan yürümesine omuz veren sağlık çalışanlarımızın özverili ve cansiperane çabalarıysa takdire şayandır.
Dünya geneline yayılan COVID-19 salgınının Ülkemizdeki ilk tespit edilen vakası Sağlık Bakanlığı tarafından 11 Mart günü açıklanırken, virüse bağlı ilk ölüm ise 15 Mart 2020'de gerçekleşti.[45]
Tüm dünyayı kasıp kavuran, Dünya genelinde ve Ülke çapında alınan tüm önlemlere rağmen sona erdirilemeyen salgına, 2020 yılı sonlarında geliştirilen birçok aşı çalışması insanlığa umut olmuş, aşılama çalışmalarının başlamasıyla, önceki hayatlarına geri dönmekte kararlı olan insanlığın korona virüs ile mücadelesi halen sürmektedir.
İlimizde de salgının önüne geçilmesi amacıyla, İl Umumi Hıfzıssıhha Kurulunca birçok karar alınmış, bu kararların etkin bir şekilde uygulanması amacıyla, Kırklareli Valilisi Sayın Osman Bilgin önderliğinde, Valiliğimizce birçok tedbirler alınmış, binlerce denetim ve uygulama gerçekleştirilmiştir. İhtiyaç sahibi, yaşlı ve engelli vatandaşlarımıza Vefa Sosyal Destek Grupları eli ile zor günlerde Devletin şefkatli elini ihtiyaç sahiplerine uzatmıştır.
4. OSMANLIDAN CUMHURİYETE KIRKLARELİ İL MERKEZİNDEKİ SAĞLIK TESİSLERİ
Kırklareli’nin ilk Hastanesi
Kırklareli’nin ilk Hastanesi, 19. Yüzyılın sonlarında Köseoğlu Süleyman’a ait Karakaş Mahallesinde, bugünkü Zincirlikuyu Caddesi üzerinde bulunan evin kiralanması ile kurulmuştur.
Devlet Arşivlerinden çıkan ve aşağıda gösterilen 1886 yılına (H.1304) ait belgede, Doktor Ali Efendi'nin Kırklareli’de bulunan bu hastaneye terfien tayin edildiği anlaşılmaktadır.[46]
4.1. Kırklareli Gureba Hastanesi
Köseoğlu Süleyman’a ait Karakaş Mahallesinde bulunan evin yetersiz kalması nedeniyle, Neşet Paşa döneminde, 1892 yılında (H.1310) Karakaş Mahallesi sınırları içerisinde, (77 ada 1 parsel) şehrin kuzey batısında yeni bir hastane yapılmış, adına da Gureba Hastanesi denilmiştir.[47]

Erkek ve Kadınlar için iki ayrı bölümden oluşan hastanenin bodrum kat üstünde yükselen iki kattan oluşmakta idi. Birinci katta depo, eczane, muayene odaları, doktorlar, hastane müdürü ve hademe tarafından kullanılan sekiz oda, en üst kat olan ikince katta ise elli yatak kapasitesine sahip dört koğuş, bir salon ve diğer bir oda iki ayrı koridora açılmakta idi.[48]
Dönemin mimarisine uygun bir şekilde neo klasik tarzda kargir olarak inşa edilen bu güzel bina, bodrum katı üstünde yükselen iki kattan oluşmaktadır. Ön cephesindeki giriş bölümünde bulunan iyon tarzında dört sütun, ikişerli olarak arşitrav ile üst katın çıkma bölümünü desteklemekte, ana girişinin sağ ve solunda üçer basık kemerli pencere, duvar yüzeyinden dışarıya taşırılarak aralıklı olarak kademelendirilmiştir. Katlar arası ve ikinci katın çatıya kavuştuğu kısım yatay silmeler ile belirgin hale getirilmiştir. Giriş kattaki sütunların desteklediği ikinci kattaki çıkıntı kısım, kırma çatıyı gizleyen üçgen alınlık ile buluşmakta binaya estetik bir hava katmıştır.
1912 Yılında patlak veren Birinci Balkan Savaşı esnasında Kırklareli Bulgarlar askerleri tarafından işgal edilmiş, başta askeri kışlalar, hükümet konağı, belediye binası, Kocahıdır Mahallesinde bulunan bugün Olgunlaşma Enstitüsü olarak kullanılan okul binası olmak üzere sivil halkın ikamet ettiği birçok bina askeri amaçlar dahilinde kullanılmaya başlanmış, Guraba Hastanesin de yaralı Bulgarlar askerlerinin tedavisinde de kullanıldığı o döneme ait fotoğraflardan anlaşılmıştır.
Devlet Arşivlerinde rastlanılan 1896 yılına (H.1314) ait diğer bir belgede Kırklareli’de görev yapan muhtarların Gureba Hastanesini Redif Deposu (yedek askerlere ait askeri depo) olarak kullanmak için izin istedikleri görülmektedir. Bu talebe yönelik izin verilip verilmediği hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır.[49]
Burada ilginç olan Hastanenin daha yeni inşa edilmesine karşın, taşrada en alt düzey sivil kamu idarecileri olan muhtarların bu binayı askeri depo olarak kullanma isteğidir.
Dönemin koşulları itibari, 93 Harbi olarak adlandırılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Balkanlardan büyük bir göç dalgası yaşanması, gerek Balkanlarda gerekse Kırklareli yaşayan ve nüfusun çoğunluğunu oluşturan Bulgar ve Yunan çetecilerin aşırı taşkınları, Müslüman halka zulüm ve zorbalıkları nedeniyle, muhtarların savunma amaçlı silahlandığı ve Kamuya ait bu binayı da silah ve mühimmat deposu olarak kullanmak üzere talep ettikleri düşünülebilir.
Bunun yanı sıra, buradan hastane binasının bir takım fiziki eksikliler nedeniyle bir şekilde kullanılamadığı yada hastanede görev yapacak doktor bulunmadığı vb. nedenlerden dolayı hastanenin boş olduğu veya faaliyet dışı kaldığı, dolayısı ile atıl kalan hastane binasının bu nedenle tercih edildiği de düşünülebilir.
1892 Yılında (H.1310) bugünkü Askerlik Şubesinin bulunduğu Doğu Mahallesindeki alana, bir tümen asker için tasarlanan, dört askeri kışla, 1 redif (askeri malzeme) deposu ile birlikte inşa edilmiştir. Mevki Hastanesi ismi ile anılan bu güzel hastane kadrosunda, 1 Başhekim Yarbay, 1 Doktor Binbaşı, 1 Doktor Yüzbaşı, 5 Cerrah, 4 Eczacı, 1 Müdür, 1 Katip ve 1 İmam kadrosundan oluşmakta idi.[50]
Orta giriş kısmı, yuvarlak kemerli, büyük üç kapıdan oluşan iki katlı neo-klasik tarzda inşa edilen yapının ikinci katında dışa çıkıntılı kısmında beş, sağ ve sol iç kısımlarında ikişer yuvarlak kemerli penceresi, bir silme ile kırma çatıyla buluşmaktadır. Yapının giriş kısmı sağ ve sol kanadı tek katlı olup, sekizer yuvarlak kemerli pencereden oluşmaktadır.
1908 Yılında Mevki (Askeri) Hastanesinin yanına ihtiyaca binaen ek pavyon binaları inşa edilmiştir.
Balkan Savaşları esnasında Bulgar askerleri tarafından kullanılan kışla ve hastane binaları, 1913 Yılında Bulgarların geri çekilmeleri esnasında bombalar ile patlatılarak kullanılmaz hale getirilmiştir. Geriye sadece Redif (Askeri Malzeme) Deposu kalmış oda zamanla yok olup gitmiştir.[51]
4.2. Kırklareli Askeri Hastanesi
Mevki (Askeri) Hastanesinin II. Balkan Savaşı esnasında, 1913 Yılında Bulgarlar askerleri tarafından bombalar ile patlatılarak yanması sonucu kullanılmaz hale gelmesiyle, bu defa Pınarhisar yolu üzerinde bulunan (Mahmut Şevket Paşa Kışlası) 1925 yılında yeni askeri kışlalar ile birlikte inşa edilmiştir.
Uzun yıllar askeri personele tedavi hizmeti veren Kayrak adı ile de anılan hastane yakın geçmişte yıkılmıştır. Geriye bugün müze olarak kullanılan bina kalmıştır.
4.3. Kırklareli Memleket Hastanesi
Belediyeye ait Gureba Hastanesinin ihtiyacı karşılamaması, fiziki olarak yetersiz kalmasından dolayı yıkılmış, Kırklareli Mutasarrıfının başkanlığında, Belediye Başkanı Muhiddin ÖZENBAŞ, Doktor Mehmet Fuat UMAY ve Mühendis Faik Bey oluşturulan Komisyon aynı yerde (77 ada, 1 parsel üzerinde) 1911 (H.1330) yılı içerisinde yeni hastanenin inşasına başlanılmıştır.[52]
Hastane inşaatında askeri amele taburları çalıştırılmış Mutasarrıf Cemal Beyin tayin olması nedeniyle Kırklareli’nde ayrılması sonrasında gelen mutasarrıflar bu konu ile ilgilenmemiş Mutasarrıf İbrahim Süreyya Bey döneminde inşaat durma noktasına gelmiş Kırklareli hastanesiz kalmıştır. Hastalar Edirne’ye gönderilmiş, acil hastaların tedavisi Garnizon Komutanının emri ile Kırklareli Askeri Hastanesine yapılmaya başlanmıştır. Mutasarrıf Kemal Gedeleç Kırklareli’ne atanması ile işe el koymuş, binanın tonoz kısımları, merdivenleri, pencereleri takılmış ancak gayretleri 1. Dünya Savaşının çıkması ve dönemin koşulları gereği yetersiz kalmıştır.

1918 yılında Belediyenin gücünün yetmemesi nedeniyle, hastane inşaatı Özel İdareye devredilmiştir. Ancak Yunan işgalinden sonra (1922) tamamlanan hastane biri bodrum kat olmak üzere üç katlı ve kargir olarak inşa edilmiştir. [53]
Dikdörtgen bir formda, simetrik olarak içe girintili iki bölüm ve üç çıkıntıdan oluşan, iki sütun üzerinde duran orta çıkıntısı giriş olarak kullanılan yapının bir ve ikinci katlarında sekizer sivri kemerli pencere bulunmaktadır. Yüksek kırma çatısı binaya estetik bir görünüm kazandırmıştır.
Erkekler ve Kadınlar olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır. 50 Yataklı bu güzel hastanenin, 1 dahiliye uzmanı başhekim, 1 operatör, 1 eczacı, 1 baş hemşire, 1 hemşire ve 1 hademe kadrosu bulunmakta idi. Hastanenin o dönemdeki en önemli sorunu ise bir türlü çözülemeyen su sorunu idi.[54]
Fotoğraflardan anlaşılacağı üzere, zamanla yıpranan hastane binasının büyük bir bakım onarım geçirdiği, sivri kemerli pencerelerin, dikdörtgen forma çevrildiği, yüksek kırma çatısının alçaltılarak tamir ve bakımın yapıldığı, ana cephe duvarlarının sıvandığı, sadece sütunlu giriş kısmının aslını koruduğu görülmektedir.
Özel İdarenin bütçesinin yetersiz kalması nedeniyle,[55] 1953 Yılında Hastane, Özel İdareden Sağlık Bakanlığına, arazisi de Hazine adına devredilmiştir.
1947 Yılında Kurulan Verem Savaş Derneği tarafından, 1955 yılında hastaneye ek olarak 15-20 kişilik bayanlar ve erkekler için iki ayrı binadan oluşan Verem Pavyonları yaptırılmış, 1960 yılında hastaneye Kadın Doğum Ünitesi eklenmiştir.[56]
Kırklareli Verem Savaş Derneği tarafından 1947 yılında kurulmuştur. 1957 Yılında Sağlık Bakanlığına devredilen dispanser, 1959 yılına kadar Devlet Hastanesi bahçesinde hizmet vermiştir. 1959 Yılında Yayla Mahallesi, Tevfik Sağ Sokak üzerine Verem Savaş Derneği ve Sağlık Bakanlığınca ortaklaşa yeni bir bina yaptırılmış, Dispanser bu tarihten sonra kendi binasında hizmet vermeye başlamıştır.
1967 Yılı itibariyle, Dispanserin 1 doktor, 1 hemşire, 1 hemşire yardımcısı, 1 katip-mutemet ve ayniyat muhasibi, 1 sağlık memuru, 1 hasta takipçisi, 1 laborant yardımcısı, 1 röntgen teknisyeni, 1 hizmetli ve ücretleri dernek tarafından karşılanan 1 şehir, 2 köy hasta takip kontrol memuru kadrosu bulunmakta idi. [57] Bir dönem Halk Sağlığı Müdürlüğü olarak ta kullanılan, dispanser binası halen Toplum Sağlığı Merkezi ve Verem Savaş Ünitesi olarak kullanılmaktadır.
4.4. Kırklareli Devlet Hastanesi
Eski hastane binası, verem pavyonu ve diğer eski binaların yıkılarak yerlerine biri bodrum kat olmak üzere 4 katlı, beşik çatılı, 110 yataklı yeni bir hastane binası yapılarak 1973 yılında hizmete açılmıştır.[58]


İlerleyen yıllarda 250 yatak kapasitesine çıkarılan Devlet Hastanesi, 06/01/2005 tarihli, 5283 sayılı Kanun gereğince, 2005 yılı Ekim ayında 82. Yıl Devlet Hastanesiyle (Eski Sosyal Sigortalar Kurumu Hastanesi) birleştirilmiştir. Bu tarihten itibaren Devlet Hastanesi A blok 82. Yıl Devlet Hastanesi B blok olarak hizmet vermeye başlamıştır. 110 Yataklı bu binaya ek binalar yapılsa da 2017 yılında Akalar Mahallesinde 250 yataklı yeni ve modern Devlet Hastanesinin açılması ile bu bina 2019 yılı içerisinde yıkılmıştır.[59]

4.5. Eski S.S.K. Hastanesi / 82. Yıl Devlet Hastanesi
83 Yatak kapasitesine sahip Devlet Hastanesi B Bloğu olarak kullanılan 82. Yıl Hastanesi ise birkaç yıl boş kaldıktan sonra 2019 yılı içerisinde yapılan bakım ve onarım sonrasında Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü olarak kullanılmaya başlanılmış, eski Devlet Hastanesi üzerinde sağlık kompleksinin tamamlanması ile İl Sağlık Müdürlüğü buraya taşınmıştır.
4.6. Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Kırklareli Belediyesinin Hazineye devrettiği, Akalar Mahallesinde bulunan eskiden Namazgah olarak kullanılan çamlık arazisi üzerinde TOKİ tarafından yapımı üstlenilen, 250 Yataklı Kırklareli Devlet Hastanesi temeli 5 Mart 2014 tarihinde dönemin Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu’nun da katıldığı törenle atılmıştır. 01.09.2016 tarihinde teslim alınan Hastane 63.490 m2 açık alan ve 45.905 m2 kapalı alandan oluşmaktadır. Eski hastane binasından bu yeni binaya 16.01.2017 tarihi itibariyle taşınılmış olup, bu tarihten itibaren modern hastane anlayışıyla hizmet vermeye devam edilmektedir. Hastanenin yatak kapasitesi 12.11.2018 tarihli onay ile 275'e çıkarılmıştır. [60]

2018/11593 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin kurulmasına karar verilmiş olup, karar 25 Mayıs 2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Kırklareli Üniversitesi Tıp Fakültesi birinci dönem öğrencileri, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde 21 Ekim 2019 Pazartesi günü düzenlenen törende beyaz önlüklerini giyerek eğitim-öğretim hayatlarına başlamışlardır.[61]
Sağlık Bakanlığı ile Kırklareli Üniversitesi Rektörlüğü arasında, Kırklareli Üniversitesinin ilgili birimleri ile Kırklareli Devlet Hastanesinin birlikte kullanımına ilişkin 09.06.2020 tarihli protokol çerçevesinde, Sağlık Bakanlığının 10/06/2020 tarihli Onayları ile Devlet Hastanesi, Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesine dönüştürülmüştür.[62]
Bu kapsamda, Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile entegre bir şekilde çalışacak ve sadece tamamlayıcı bölümlerin yapımı ile Tıp Fakültesi (Hastane) hizmet binasının kurulmasına yönelik çalışmalar halen devam ederken[63] Kırklareli Üniversitesi Kampüs alanı içerisinde 2020 yılının Ekim ayı içerisinde Tıp Fakültesi (Eğitim) binası yapım çalışmalarına başlanılmıştır.[64]
4.7. Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi
1997 yılında Kırklareli Devlet Hastanesine bağlı olarak çalışmalarına başlayan Diş Tedavi ve Protez Merkezi 25. Nisan 2008 de müstakil bir Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi olarak Karakaş Mahallesi, Hasan Paşa Caddesi üzerinde kiralık binasında hizmetine başlamıştır.
05 Mart 2014 tarihinde, Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi bahçesinde inşaatı başlayan Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yeni binası 2015 yılı Şubat ayında tamamlanarak hizmet vermeye hazır hale gelmiş olup, 23 Şubat 2015 tarihi itibariyle resmi olarak yeni binasında hizmet vermeye başlamıştır.[65]

Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde, üç katlı yeni binasında, 21 diş polikliniği, Panoramik Röntgen Birimi, Periapikal Röntgen Birimi, Diş Protez Laboratuvarı, Sterilizasyon Birimi, Engelli Poliklinği, Pedodonti Polikliniği, Mahkum Polikliniği, Nöbet Polikliniği, çocuk oyun alanı bulunmaktadır.
3147 m2 Kapalı alana sahip Ağız ve Diş Sağlığı Merkezinde, tüm Diş Hekimliği hizmetleri (uzmanlık gerektiren cerrahi vakalar ve ortodontik vakalar hariç) ilk muayene ve tanıdan itibaren gerekli tüm protezlere kadar olan işlemler yapılmakta, tüm bu hizmetler tam bir otomasyon içinde yürütülmektedir.
Total-Parsiyel protez hizmetlerinin bir kısmı kron-köprü protez laboratuvar hizmetlerinin tamamı hizmet satın alınması yoluyla yapılmaktadır.
Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Sağlık Bakanlığı Kalite Hizmet Standartları doğrultusunda toplam 75 personeli ile hizmet vermektedir.[66]
İlimiz Merkezinde, Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi dışında, 1 Toplum Sağlığı Merkezi, 1 Sağlıklı Hayat Merkezi ve Verem Birimi, 7 Aile Sağlığı Merkezi ve 1 Halk Sağlığı Laboratuvarı bulunmaktadır.
KAYNAKÇA
Ali Rıza Dursunkaya, Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, Kırklareli 1948, C.1
Ali Rıza Dursunkaya, Kırklareli Vilayetini Tarih Coğrafya Kültür ve Eski Eserleri Yönünden Tetkik, Kırklareli 1947, C.2
Aydın Cidan, Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası 1925 (1341) Kırkkilise (Kırklareli) Vilayeti Günümüz Türkçesi, Kırklareli Belediyesi Yayınları, Kırklareli, 2019
Devlet Arşivleri/Osmanlı Arşivleri, Cumhuriyet Arşivleri
Fethi Erdem, Türk Hekimleri Bibliyografyası, İstanbul 1948, S.248
Gürkan Tekin, Sıhhiye ve Muavenet-İ İçtimaiye Vekâletinden Sağlık Bakanlığı’na (1920-2000) Doktora Tezi, Ankara, 2011
Kenan Göçer, Bezmiâlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi, Doktora Tezi, İstanbul, 2012
Kırklareli İl Yıllığı, Kırklareli Valiliği, Kırklareli, 1938
Kırklareli İl Yıllığı, Kırklareli Valiliği, Kırklareli, 1967
Kırklareli 2000, Kırklareli Valiliği, Kırklareli, 2000
Meliha Özpekcan TBMM Tutanaklarına Göre Cumhuriyet'in İlk On Yılında Sağlık Politikamız, https://www.tarihtarih.com/
Metin ÖZATA, Bir Doktorun Harp ve Memleket Anıları, Genel Kurmay Başkanlığı, Ankara,2009,
Oya Şenyurt- Özden Senem Erol, Cumhuriyet Dönemi Sağlık Politikaları ve Kocaeli Memleket Hastanesi, http://www.mimarlikdergisi.com/ Sayı 391, 2016
Sema Sandalcı, “Kırklareli İlinin Adları ve Anlamları Üzerine İnceleme”, Yıldız Dağları ve Yakın Çevresi Tarihi Araştırmaları Sempozyumu, İstanbul 2006
Serveti Fünun Dergisi
T.B.M.M., Kırkkilise İsminin Kırklareline Tahvili Hakkında Takrir,
Türkan Doğruöz Kırklareli Tarihine Işık Tutacak Bir Eser: Türkiye'nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası Kırklareli Vilayeti http://www.historystudies.net/
Zafer Koylu, Sıhhiye-i Muavenet-i İçtimaiye Vekâletinin Kuruluşu ve Yapılan Yasal Düzenlemeler (1920-1923) 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildirisi, 2008
Sağlık Bakanlığı web sayfası
Kırklareli Valiliği web sayfası
Kırklareli Üniversitesi web Sayfası
Kırklareli İl Sağlık Müdürlüğü web Sayfası
Kırklareli Devlet Hastanesi web sayfası,
Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi web Sayfası
http://karpodaimon.blogspot.com
https://tr.wikipedia.org/wiki/Fuat_Umay
http://www.hulusibehcet.net/behhayat.htm
[1] Gürkan Tekin Sıhhiye ve Muavenet-İ İçtimaiye Vekâletinden Sağlık Bakanlığı’na (1920-2000) Doktora Tezi Ankara 2011 S.11
[2] Gürkan Tekin a.g.e. S.14
[3] Gürkan Tekin a.g.e. S.19
[4] Gürkan Tekin a.g.e. S.24
[5] Yrd.Doç.Dr. Zafer Koylu Sıhhiye-i Muavenet-i İçtimaiye Vekâletinin Kuruluşu ve Yapılan Yasal Düzenlemeler (1920-1923) 10. Ulusal Türk Tıp Tarihi Kongresi Bildirisi, 2008, S.1063, 1064, 1065
[6] Dr.Meliha Özpekcan TBMM Tutanaklarına Göre Cumhuriyet'in İlk On Yılında Sağlık Politikamız / https://www.tarihtarih.com/
[7] Gürkan Tekin a.g.e. S.29
[8] Gürkan Tekin a.g.e. Önsöz
[9] Oya Şenyurt- Özden Senem Erol, Cumhuriyet Dönemi Sağlık Politikaları ve Kocaeli Memleket Hastanesi, http://www.mimarlikdergisi.com/ Sayı 391, 2016
[10] Oya Şenyurt- Özden Senem Erol, a.g.e.
[11] Kenan Göçer, Bezmiâlem Valide Sultan Vakıf Gureba Hastanesi, Doktora Tezi, S.55, İstanbul, 2012
[12] Türkan Doğruöz Kırklareli Tarihine Işık Tutacak Bir Eser: Türkiye'nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası Kırklareli Vilayeti http://www.historystudies.net/ S.276
[13] Gürkan Tekin a.g.e. S.33
[14] Cumhuriyet Arşivleri, “Kırklareli Sağlık Müdürlüğüne Hamdi'nin tayini” 30-11-1-0 / 5 - 16 - 3
[15] Fethi Erdem Türk Hekimleri Bibliyografyası, İstanbul 1948, S.248
[16] Aydın Cidan, Türkiye’nin Sıhhi-i İçtimai Coğrafyası 1925 (1341) Kırkkilise (Kırklareli) Vilayeti Günümüz Türkçesi, Kırklareli 2019
[17] Türkan Doğruöz a.g.e. S.277
[18] Aydın Cidan a.g.e. S. 1-15
[19] Aydın Cidan a.g.e. S. 16-19
[20] Aydın Cidan a.g.e. S. 20
[21] Aydın Cidan a.g.e. S. 28-29
[22] Aydın Cidan a.g.e. S. 31-41
[23] Aydın Cidan a.g.e. S. 31
[24] Aydın Cidan a.g.e. S. 42-44
[25] Aydın Cidan a.g.e. S. 44
[26] Aydın Cidan a.g.e. S. 45
[27] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. S. 206, 207, 208, 209
[28] Devlet Arşivleri/Osmanlı Arşivleri, DH.UMVM-80,45
[29] Prof.Tbp.Kd.Alb.Metin ÖZATA, Bir Doktorun Harp ve Memleket Anıları Genel Kurmay Başkanlığı, 2009, Ankara, S.223
[30] T.B.M.M., Kırkkilise İsminin Kırklareline Tahvili Hakkında Takrir, http://www.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d02/c010/b016/tbmm020100160469.pdf
[31] https://tr.wikipedia.org/wiki/Fuat_Umay
[32] http://www.hulusibehcet.net/behhayat.htm
[33] Kırklareli 1938 İl Yıllığı,s45-46.
[34] Trakya Dergi, Eylül 1936, s. 2, s. 22
[35] Yeni Asır Gazetesi, 7 Temmuz 1936, s.4.
[36] Son Posta Gazetesi, 9 Ağustos 1937, s.8.
[37] Uzun İrem, Cumhuriyet Döneminde Edirne’de Sağlık ve Sosyal Yardım Faaliyetleri (1923-1960), Trakya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, S.73,Edirne, 2023.
[38] Trakya Dergi, Haziran 1937, s. 23, s. 11
[39] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. S. 185, 206, 207, 208, 209
[40] Prof.Tbp.Kd.Alb.Metin ÖZATA, Bir Doktorun Harp ve Memleket Anıları Genel Kurmay Başkanlığı, 2009, Ankara
[41] Prof.Tbp.Kd.Alb.Metin ÖZATA, a.g.e. S.223, S224, S.225
[42] Prof.Tbp.Kd.Alb.Metin ÖZATA, a.g.e. S.227, S.228
[43] 1967 Kırklareli İl Yıllığı, Kırklareli Valiliği, 1967, S.45, 46, 47, 48
[44] Kırklareli 2000, Kırklareli Valiliği, S.179
[45] Sağlık Bakanlığı web sayfası.
[46] Devlet Arşivleri/Cumhuriyet Arşivleri, İ.DH 01025/80810
[47] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. S. 183
[48] Serveti Fünun Dergisi, S.303 S.11, 31.12.1896
[49] Devlet Arşivleri/Osmanlı Arşivleri, DH.MKT-2078/54
[50] Ali Riza Dursunkaya, a.g.e. S.
[51] Ali Riza Dursunkaya, a.g.e. S.
[52] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. S. 183-184
[53] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. S. 184
[54] Ali Rıza Dursunkaya, a.g.e. S. 184-185
[55] Ali Riza Dursunkaya, a.g.e. S.177
[56] Kırklareli Devlet Hastanesi web sayfası, tarihçe.
[57] 1967 Yılı Kırklareli İl Yıllığı, S.254, 255, 256, 257
[58] 1967 Yılı Kırklareli İl Yıllığı, S.256
[59] Kırklareli Devlet Hastanesi web sayfası, tarihçesi
[60] Kırklareli Devlet Hastanesi web sayfası, tarihçesi
[61] Kırklareli Üniversitesi web sayfası.
[62] Kırklareli Devlet Hastanesi web sayfası, tarihçesi
[63] Kırklareli Üniversitesi web sayfası.
[64] Kırklareli Üniversitesi web sayfası.
[65] Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi web sayfası /Kurumsal/tarihçe
[66] Kırklareli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi web sayfası /Kurumsal/merkezimiz hakkında.