İnanç,
Vaveyla kopardı
Yangın var diye!
Haber verdiler dört bir yana,
Yangın var diye.
Koşup gelenler hazırdı,
Hazurun hazırdı,
Yukarıya haber verdiler,
Tanrı uludur diyerek.
Ateşli suyla yıkadılar,
Kat kat katladılar,
Beyaz atlaslara sardılar
Topraklar ağlıyordu
Canım ağlıyordu,
Tomurcuk çiçeklerim ağlıyordu.
Kimsecikler sormadı,
Bu pakette ne var?
Yolculuk nereye diye.
Eller de çiçekler,
Eller de mendiller,
Eller de kazma kürek,
Eller de beş on tahta
Ve
Ellerinde iki taşla geldiler.
Hep bir ağızdan
De haydi,
Tanrı uludur sesleriyle alıp,
Giden gelmez yoluna çıkardılar,
İyi yolculuklar dilediler.
Eşilmiş bir çukurun başına vardık
Ateşler ağlıyordu
Sular ağlıyordu
Hava ağlıyordu
Öyküler, şiirler ağlıyordu
Velhasıl beyaz çamaşırlar içinde
Bir ansiklopediyi toprağa gömler.
Karanlıklarla savaşan,
Yolcu sevinçler içindeydi,
Canını sevgiliye bahşiş eden,
Ve vuslata ulaşan
Bir garip Kul Ermiş’ti yâre kavuşan
10 Şubat 2023 / Kırklareli