Kelime anlamı soluk, yani havanın alınıp verilişi, teneffüs edilişi demektir. Edebiyat terimi olarak ise daha çok Alevi-Bektaşî dergâhlarında âyin-i Cem sırasında hususi bestelerle, saz eşliğinde ve genellikle bir makam ile okunan nükteli, zarif, yer yer laubali ifadeler de ihtiva eden manzumelere denir.
Kelime anlamı soluk, yani havanın alınıp verilişi, teneffüs edilişi demektir. Edebiyat terimi olarak ise daha çok Alevi-Bektaşî dergâhlarında âyin-i Cem sırasında hususi bestelerle, saz eşliğinde ve genellikle bir makam ile okunan nükteli, zarif, yer yer laubali ifadeler de ihtiva eden manzumelere denir.
Şekil bakımından halk edebiyatı nazım türlerinden koşma gibi dörtlüklerden meydana gelen nefesler, genellikle hece vezni ile yazılırdı. Nefesler, ele aldıkları konulara göre:
Aşıkâne,
Kalenderâne,
Felsefî veya didaktik mahiyette:
Hicviyye,
Medhiyye,
Mersiye tarzında olabilecekleri gibi,
"İnsan-ı kâmil" hakkında veya "On iki imam" hakkında yazılmış da olabilirdi.
Bu grupta yer alan nefeslerden sırf okunmak için yazılanlara: "Nutuk" denir.
Terennüm edilmek (ezgi ile söylemek) için söylenenlere: "Nefes" denirdi. Nefeslerin büyük bir kısmında insandan, insanın özelliklerinden, yeryüzündeki varlıklar içinde en yüce mahlûk oluşundan, yani ilâhî bir yaradılışından bulunuşundan bahsedilir. Nefes bundan başka daha çok Bektaşîlerin kendi tarikat, inanç ve düşünce sistemiyle ilgili temaları işleyen çok özel ilahilerdir.
Bektaşîler bu şiirlere, Cenab-ı Hakk'ın ilhamı ile söylendiğine inandıkları için "nefes" adını verirler. Alevî şairlerin söylediği ilahilere ise "deme" de denir.
Hecenin 7, 8, 11'li ölçüsüyle yazılanlar olduğu gibi aruz vezni ile de yazılan nefesler vardır. Nefesin kafiye düzeni koşmanınki gibidir. Nazım birimi genellikle dörtlük şeklindedir. Nefesler, en az 3 olmak üzere 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve daha fazla dörtlükten meydana gelmektedir.
Türk tekke edebiyatının belli başlı örneklerini meydana getiren nefeslere yeryüzünde başka hiçbir milletin edebiyatında rastlamak mümkün değildir. Zira Hak’ka ulaşmanın sesli düşünce ve açık açık anlatma yoludur.
Türk edebiyatının şekil ve muhteva yönünden en güzel nefeslerini verenlerden;
Yunus Emre,
Seyyid Nizamoğlu Seyfullah,
Eşref oğlu Rûmî,
Akkirmanlı Nakşı,
Hatâyî,
Pir Sultan Abdal,
Rıza Tevfik,
Derviş Ruhullah,
Samih Rifat
Kul Ermiş vs gibi şairleri görüyoruz.
Nefes nazım biçimi özellikler:
1. Bektaşi şairlerinin yazdığı tasavvufi şiirlerdir.
2. Genellikle, nefeslerde tasavvuftaki Vahdet-i Vücud felsefesi anlatılır.
3. Bunun yanında Hz. Muhammed (A.S.M) ve Hz. Ali (R.A) için övgüler de söylenir.
4. Nazım birimi dörtlüktür. Dörtlük sayısı 3 ile 10 ve daha fazla arasında değişir.
5. Hece ölçüsüyle yazılırlar. Ancak aruz ölçüsüyle yazılan nefesler de vardır.
6. Nefeslerde, kalenderâne ve alaycı bir üslup dikkati çeker.
7. Duygu ve düşünceleri nükteli bir şekilde ve zarafet ölçüleri içinde söylemek nefesin en belirgin özelliğidir.
Örnekler:
Eşrefoğlu al haberi
Bahçe biziz bağ bizdedir
Biz de mevlânın kuluyuz
Yetmiş iki dil bizdedir…
Erlik midir eri yormak
Irak yoldan haber sormak
Cennetteki ol dört ırmak
Coşkun akan sel bizdedir…
Adem vardır cismi semiz
Abdes alır olmaz temiz
Halkı dahleylemek nemiz
Bilcümle vebal bizdedir…
Biz erenler gerçeğiyiz
Has bahçenin çiçeğiyiz
Hacıbektaş köçeğiyiz
Edep erkan yol bizdedir…
Kuldur Hasan Dede'm kuldur
Manayı söyleyen dildir
Elif hakka doğru yoldur
Cim ararsan dal bizdedir…
(Tamaşvarlı Âşık Hasan,17.yy.)
Biz Urum Abdallarıyız
Maksadımız yârdır bizim
Geçtik ziynet kabâsından
Gencinemiz erdir bizim…
Dâim kılarız biz zârı
Harceyleriz elden var,
Dost yoluna verdik seri
Mürkirimiz hârdır bizim…
Aşk bülbülüyüz öteriz
Râh-i Hakka yüz tutarız
Mânâ gevherin satarız
Mürşidimiz vardır bizim…
İstivâyı gözler gözüm
Seb'almesanidir yüzüm
Ene'l Hakk'ı söyler sözüm
Mi'râcımız dârdır bizim…
Haber aldık mahkemâttan
Geçmeyiz zâttan sıfattan
Balım nihan söyler Haktan
İrşâdımız sırdır bizim…
Balım Sultan
Dost senün yüzünden özge
Ben kıble-i cân bilmezem
Pîrin hüsnüni severem
Bir gayr-ı îmân bilmezem…
Bana derler ki şeyâtîn
Senün yolını azdırur
Ben şu zerrak sofulardan
Gayrı bir şeytan bilmezem…
Sofî-i sâlûs nedendür
Hüsne münkir geçindügi
Ne acep belâ gelüpdür
Şu ki ben Hak'tan bilmezem
İnsân-ı kâmil ki dirler
Mustafa'dur Murtaza'dur
Dahi kim vardur cihanda
Ben gayrı insan bilmezem
O şâh-ı hüsnün ışkuna
Özümi vîrân kılmışam
Kaygusuz Abdal'dur adum
Cübbe vü kaftan bilmezem
Kaygusuz Abdal
Kaygusuz şiiri sözlükğü:
gayr-ı îman: İnanç dışı.
sofî-i sâlus : İkiyüzlü sofu.
hüsn : Güzel, güzellik.
şeyâtîn : Şeytanlar.
münkir : İnkâr eden.
vîrân : Yıkık, yıkılmış; kederli.
pîr : Her meslek ve sanatın öncüsü,
zerrak : İkiyüzlü.
Yukarıdaki Kaygusuz Abdal'a ait metin, dinî-tasavvufi halk edebiyatı ürünlerinden olan bir nefes örneğidir. Nefesler; Bektaşi şairlerince yazılan, Bektaşi törenlerinde saz eşliğinde ve makamla okunması gelenek hâlini alan tasavvufi içerikli şiirlerdir. Nefes olarak adlandırılmalarının nedeni içsel duyguların konu edilmesidir.
Söz konusu metinde de görüldüğü üzere nefeslerde genellikle samimi, akıcı bir dil kullanılır. Ancak genel anlamıyla tasavvufi eserler alegorik (sembolik) bir anlatıma sahiptir. Kafiye düzeni daha çok, koşmaya benzeyen nefesler; 7'li, 8'li veya 11'li hece ölçüsüyle söylenir. Ancak aruz ölçüsüyle yazılanları da vardır. Nefeslerde dörtlük sayısı 3-7 arasında değişmektedir. Okuduğunuz şiir 8'li hece ölçüsü ile düzenlenmiş ve 5 dörtlükten oluşmuştur.
Tasavvuf konusu divan edebiyatında gazel, mesnevi, rubai, kıta gibi pek çok nazım biçiminde işlenmiştir.
Halk edebiyatında dini- tasavvufi halk edebiyatı veya tekke edebiyatı adıyla ayrı bir kol olarak gelişmiştir. Bu kolda ilahi ve nefesten başka devriye, nutuk, şathiye adıyla anılan şiirler de vardır. Bu şiirler içerisinde devir esasını (Allah'tan gelip Allah'a dönmek) konu edinenler devriye, tarikata yeni giren birisine tarikat adabını öğretmek amacıyla kaleme alınanlar nutuk, inançlardan alaycı bir dille söz eder gibi yazılanlar da şathiye olarak adlandırılmaktadır….