Şimdilerde şiir yazan çok. Şiirin tarifini dahi yapamayan ve ben yazdım oldu diyenler. Ben şairim diyenler ya da başka bir deyimle muta şairler pek çok ancak ortada şiir yok.

Şimdilerde şiir yazan çok. Şiirin tarifini dahi yapamayan ve ben yazdım oldu diyenler. Ben şairim diyenler ya da başka bir deyimle muta şairler pek çok ancak ortada şiir yok. Bazılarına hatırlatmak için yazıyorum. Edebiyat ve şiir nedir. Büyük usta halk, bu yazılanlara ne der. Kabul görür mü bilinmez. Edebiyatımızda örnek davranışlar ve eskimeyen şiirlere bakacak olursak sözgelimi:

Tazmin

Bir şairin şiirinin bir mısra veya bir bölümünün bir başka şair tarafından kullanılmasına tazmin denir.

Divan edebiyatı nazım türüdür. Tazmin edilen mısra veya bölümünün SAHİBİNİN mutlaka adı belirtilmesi şarttır.

Tazmin eden şair şiiri herhangi bir nazım şeklinde tamamlar ve aldığı şiirin sahibini belirtir.

Sözgelimi: Recaizâde Ekrem’den bir şiir

Tazmin

Sanırım ismini kuşlar heceler

Seni söyler bana dağlar dereler

Su çâğıldar kuzular kırda meler

Seni söyler bana dağlar dereler…

Yahya Kemal Beyatlı.

İlmam

Bir şairin, başka bir şairin şiirini az çok değiştirerek kendisine mal etmesine denir. Ancak her iki şairin bu durumu bildikleri ve izin alarak yazdıkları da bir gerçektir.

Sözgelimi

Şâdi-i vuslat niçin tahamil-i naz eyler bana

Rind-i şâdi düşmenim ben gam niyâz eyler bana…

Nâili-i Kadim.

Tiğ-i istisna çekip gamzem ne nâr eyler bana

Âfet-i aşkım kazâ arz-ı niyâz eyler bana…

Namık Kemal.

Not:Namık Kemal’in bu şairden etkilendiği geniş ölçüde bellidir..

İgare:

Başkasının şiirini benimsemek demek olan eylemin bir çeşididir. Benimsenen şiirde bazı değişiklikler yapılır veya sadece bazı sözleri alınırsa igare denir. Diğer adı da nesh’dir. Şiirin sözleri değil de anlamı alınmışsa ilmâ veya selh adı verilir. Alınan iyi ve samimi olur ise makbul kabul edilir. Zira eserin sahibi belirtilmiştir. Buna da örnekler pek çoktur. Yani eserin bilinen samimiyeti ve yayını vardır. Yani eser sahibinin de bu olayı yapanında birbirlerinden haberleri vardır..

*Bu gün sözümüz kültür eşkiyaları, hırsızlara ve yanlış yapanlaradır…

Edebiyatın bu güne kadar geçmiş tarihi bize açıkça verdiği örnekler ne kadar da samimi ve de ışık tutucudur. Yangılıdır. Günümüzde zıplayan ve bir şey bilip de yaptığını zanneden kültür eşkiyaları başkasının eserini çalıp pazara çıkmaya çalışıyorlar. Samimiyeti hak getire. Ayrıca uzman olmayan bazı kalemsizlere ne demeli bilmem.”her yazıyı ve eseri kesinlikle kontrol eden ve bir yazanı da bir yazan vardır” diyorum…

Sözgelimi

Ben; Kırklareli’nin ilk en iyi şairiyim (yaşın kaç). İlk köşe yazarıyım(yaşın kaç). İlk öykü yazarıyım(yaşın kaç). İlk roman yazarıyım(yaşın kaç). İlk karikatüristiyim desem, bana senin yaşın kaç demezler mi? Derler. Neden Kırklareli’nin 8000 yıllık bir tarihi varsa düşünmek lazımdır. Atma kardeş ”Gerçek açıkta gezmeyi sever”

Böyle yazarsan, böyle söylersen sana herhalde bunamış derler..

Doğru düşünüp doğru söylemek; gerçek insan kimliğidir.”

Mustafa Ermiş

Halk Şairi Ressam