Edebiyatta Balat: Batı kökenli olup kesin bir kafiye düzeni yoktur.
Edebiyatta Balat: Batı kökenli olup kesin bir kafiye düzeni yoktur. Nazım türü olarak, bir öyküsü olan lirik şiirlerin ya da duygusal şarkıların, efsanelerin, aşkların işlendiği manzum eserlere denir. Şiirle müziğin birbirine uyarlanmış haliyle sunumu yapılır. Batı kökenli diye yazılmışsa da Eski Dünya Ülkelerinde her milletin kendine has baladı vardır. Niye? Bir olayı, bir efsaneyi, bir aşkı ya da yaşanmışlığı örnek olsun diye, o şiiri müzikle, türküyle belli bir ezgiyle anlatmışlardı.
Eskiden bu yana şiir müzikle beraberce söylenirken, bu olayın içine ritimler, çalgılar ve şovlar dahi girmiştir. İnsanoğlu neleri bozmadı ki. Edebiyat dünyasında balad popüler müziğe yedirildi ve yalnızca şiir olarak kaldı. Yavaş müzikler baladla can buluyordu. Heyecan verici efsane, öykü, romantik halk şiiri ve halk türkülerine balad denildiği de bilinir. Şimdilerde şiirin müziğe dökülüp, söylenen basit, duygusal koşuklar ile ağır tempolu şarkılar içinde “balad” deniliyor.
Cumhuriyet döneminde ülkemize de girerek şairlerle can buldu. Bu konuda başarılı bir çok “Koca Abiler” vardır. Teknik olarak uyaklı kısa dizeler halinde olanları kulaktan kulağa gelenek ve görenekler çabucak öğreniliyor ama anonimleşiyordu. Bunun pek çok örneği de vardır. Nazım şekli olarak, üç uzun ve bir kısa bentten oluşmaktadır. En belirgin özelliği: İlk dizesi kaç hece ise diğer dizelerde o sayı kadardır. Son beyit dize sayısı öncekinin yarısı kadardır.
Uzun bentlerin mısra sayısı 6-10 arasında değişir. Her bentte eşit mısra vardır. Kısa bent 4-5 mısradır ve birine ithaf vardır. Her bendin sonundaki mısra değişmez nakarattır. İlk bentler bazen çapraz ve sonrakiler de sarmal kafiyelidirler. Bu durum efsaneler ile destanlarda bile uzun zaman kullanıldı. Şöyle daha iyi izah ederim sanıyorum; 8 heceli bir baladın uzun olan 3 bendi, 8 er dizeden kısa olan son bendi de 4 er dizeden oluşan nakarattır.
Sözgelimi: Bir Balad.
EVVEL ZAMAN KADINLARI BALADI
*Deyin bana nerde hangi diyarda
Flora, o güzel Romalı şimdi?
Thais nerde, nerde Archipiada,
Birbirinin emmi kızı mı kimdi?
Çayda, gölde bir ses olduğu demde
Dile gelen Echo hangi âlemde?
Güzelliği yoktu beni âdemde,
Ama nerde bıldır yağan kar şimdi?
*Acep o bilgiç Helois nerde
Aşıklık var, Pierre Esbaillart, serde
Uğrunda katlandı bütün bu derde,
Hadım oldu, tuttu abalar giydi.
Keza nerde o kraliçe, hani,
Buyurdu kim koyup çuvala anı
Seine Nehrine atın şu Buridan’ı
Ama nerde bıldır yağan kar şimdi?
*Nerdesin sütten ak kraliçemiz
Bülbül gibi şakır, söyleşirdiniz?
Koca ayaklı Berthe, Bietris, Allis,
Ya Hareburg Maine iline hâkimdi?
Nerde Jehanne, gönlü saf Loraineli kız,
Ruan’da yakmıştı anı İngiliz?
Nerdedirler acep Meryem anamız?
Ama nerde bıldır yağan kar şimdi?
n8+8+8+4=28 gibi.
Sözgelimi bir başka şiir:
ARMAGA
*Hey sultanım sorma bu yıl, bu hafta,
Nerde diye bulamazsın etrafta.
Gönlünde yer verme bu nakarata:
Ama nerde bıldır yağan kar şimdi?
Françoıs Vıllon
Çeviren: Sabri Esat SİYAVUŞGİL