Çıktım erik dalına

Anda yedim üzümü

Bostan ıssı kakıyıp

Der ne yersin kozumu…

Uğruluk yaptı bana

Bühtan eyledim ona

Çerçi de geldi aydur

Hani aldın gözümü…

Kerpiç koydum kazana

Poyraz ile kaynattım

Nedir diye sorana

Bandım verdim özünü…

İplik verdim çulhaya

Sarıp yumak etmemiş

Becit becit ısmarlar

Gelsin alsın bezini…

Bir serçenin kanadın

Kırk katıra yüklettim

Çift dahi çekemedi

Şöyle kaldı kazını…

Bir sinek bir kartalı

Salladı vurdu yere

Yalan değil gerçektir

Bende gördüm tozunu…

Bir küt ile güreştim

Elsiz ayağım aldı

Güreşip basamadan

Gövündürdü özümü…

Kaf dağından bir taşı

Şöyle attılar bana

Öylelik yola düştü

Bozayazdı yüzümü…

Balık kavağa çıkmış

Zift turşusu yemeğe

Leylek koduk doğurmuş

Baka şunun sözüne…

Gözsüze fısıldadım

Sağır sözüm işitmiş

Dilsiz çağırıp söyler

Dilimdeki sözümü…

Bir öküz boğazladım

Kakladım sere kodum

Öküz ıssı geldi der

Boğazladı kazımı…

Bundanda kurtulmadım

Nideyim bilemedim

Bir çerçi de geldi der

Kani oldum gözgümü…

Tosbağaya sataştım

Gözsüz sepek yoldaşı

Sordum sefer nereye

Kayseri ye azimi…

YUNUS bir söz söylemiş

Hiçbir söze benzemez

Münafıklar elinden

Örter ma’na yüzünü….

Issı: Sahibi.

kakıyıp: Kızıp.

Uğraluk: Uğursuzluk,düşmanlık.

Bühtan: İftira.

Çerçi: Seyyar satıcı.

Banmak: Batırmak.

Koduk: Eşek yavrusu.

Becit becit: Gerekli,ivedi,acele.

Zift: Katran.

Sebek: Köstebek.

Kaklamak: Yüzmek.

Azim: varış.

Gövündürmek: Yakmak..